Yaşananlar ziyadesiyle hüzün ve acı veriyor bizlere... İnsanlıktan nasipsizler, mini mini yavruları, kadınları yaşlıları, hatta hastaneleri bile gözünü kırpmadan vicdanları zerre titremeden vuruyorlar. Yahudi ırkı ve milleti kendilerinden başka kimseleri sevmez bunu da unutmamalı... Onların nasıl bir zalim ırk olduğuna örnek vermek için söyle gerçek bir anekdot anlatılır. ''Almanlar aynı anda Rusları ve Yahudileri esir almışlar, ikinci dünya savaşında. Ruslara kürek verip bu Yahudileri diri diri toprağa gömün demişler, Ruslar canilik diye Kabul etmemişler bu teklifi... Sonra Yahudilere kazma kürek verip Bu Rusları diri diri gömün demişler Yahudiler tabi hemen Rusların üstüne kürekle toprak atmaya başlamışlar, sonra Almanlar yeter deyip çıkartmışlar Rusları ve Ruslara dönerek ''Bu Yahudileri neden öldürdüğümüzü şimdi anladınız mı?'' demişler... İnsanlık onların yakınında bile geçmez. Hazreti Zekeriya ve Hazreti Yahya'yı şehit eden Hazreti İsa'ya zulmeden yine bunlardır. Allah şerlerinde...
Ne güzel milli eğitim ordusunun bir neferi olup o camiaya ve öğrencilere yıllarca hizmet edip onları bilgi ile doldurmak değerli Hocam. Yazdıklarınız ve tespitlerinizi insana dair önemli meseleler. Karakter, kişilik oluşumu ve eğitim bunların hepsi bir potada güzelce harmanladığı zaman iyi bir insanda olunuyor aynı zamanda. Sizi burada tanımış olmak, her kesime faydalı yazılarınızı okuyor olmak bir şans da denilebilir bizim için. İyi ki varsınız. Kutlarım yürekten...
Farklı bir şiir olsa da Cahit Külebi ile özdeşleşen '' Biz biliriz bizim işlerimizi / işimiz Kimseden sorulmamıştır.'' Diye başlayan şiirle çok benzer bir başlangıç yapmış olmanız pek yakışık almamış üstad. İlk iki dizeyi değiştirin bence.
Selam ve saygılar.
Özellikle yatsı namazından sonra imam ya da müezzinlerin okuduğu ve genelde Amenerresuli diye bilinen ayetlerin son bölümü olan Bakara Suresinin 286. Ayetinde şöyle denilmektedir:
Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”
Selam ve sevgiler.
Hayat bu her zaman gülmez yüzüne
Ben dostum diyenin bakma sözüne
Dökülmüş perçemi alnın düzüne
Dağıtıp bozmanın zamanı geldi…
Ve bir gün diyeceğiz…
Elveda ey dünya doymadım sana
Nice güzellikler sunmuştun bana
Saraylar kurdurdun üç günlük cana
Ömrümü yazmanın zamanı geldi
Kalemine duygularına sağlık hocam
Tekrar tekrar okudum harika bir şiir
Tebrikler…
Selam ve saygılarımla..
Çoook eskilerde kalmadı mı '' Bizim muhite geldik , reca ederim peşimi bırakınız efendim'' zarafeti )))
Vay be o muhabbeti bile özler olduk şimdi.
Selam ve saygılar.
Görünmez olur mu umut ve tasa
Her günün içinde gizli bir yasa
Tasayı dert etme unut ve yaşa
Dayan ey yüreğim gam değmez başa.
Şiirinizin konu ve kurgusu o kadar güzel oturmuş ki yüzlerce kıta ile uzasa gitse hissi uyandırdı bende. O yüzden dayanamadım bitane de ben ekleyiverdim. ( Haddim olmayarak). Tebrik ve selamlarımla...
Her zaman bahar gülü bulunur bahçemizde
hatta yedi veren :)
Tebrikler adaşım
sevgilerimle
Buyurun efendim işte size müsait bir yer :)
Lütfen şiirleri gönülden gönüle verelim :)
Şiir üstü almayan var mı :)
Genç şiirler lütfen yaşlı ve hasta şiirlere yer verelim :)
Dedim ve tebrik ettim bu güzel şiirin değerli şairini
sevgilerimle
Kimse "sökemezdi" dişlerimizi
Müslümana heybetini ancak imanı verir.
O kayboldu zahir.
Yüreğiniz var olsun. selam ile.
Üstadım; ne kıskanılası kelamlar özellikler bunlar, heleki o sizin muhite bayıldım...
Heyecanlı ve katmerli kaleminiz hep bizimle olsun..
Selam ve saygılarımla..
Şiir olarak güzel bir şiir. Kutlarım. Yüreğiniz var olsun.
Vesileyle konu açılmışken, mazur görülmeyi arzu ederek bir şeyler söylemek istedim Hocam.
Arabesk müziğe eklemlenen sözler karamsarlık, umutsuz aşklar, yoksulluk, ezilmişlik gibi konuları işlediği, yani insanın içini açacak bir tarafı bulunmadığı hâlde neden popüler yapıldı?
1934'de Türk Sanat Müziği yasaklandı. O boşluğu 1940'dan itibaren Arabesk ile doldurmaya çalıştılar.
70'lerde hamaset duygularını körükleyen Anadolu Rock çıktı, onu da arabeskle bastırdılar.
Arabesk o zamanlar meyhane kültürünü yaymak, özellikle sinema sektöründe pavyonları mubah, fahişeleri namuslu, katilleri masum göstermek isteyenlerin sesli mesajı olarak kullanıldı. İnsanımız bu müziği dinleyerek içini boşaltıyor, ezikliğine merhem sürüyordu. Bir nevi şişkin lastiğin patlamaması için havasını almak gibi.
Tamam, Satanizm'in Metal ve Hard Rock türleri hariç, her tür müzik olsun ancak kendi öz müziğimiz THM ve TSM'nin yerin...
Enderunlu Vâsıf Üstadı mutlaka okuyacağım
Vesile oldunuz
Beyitler muhteşemdi .Hayran kaldım
Kaleminize sağlık Üstadım
Selam ve saygılarımla
Ah ne güzldi o günler aşkla yaşarken sonrasında hasreti yaşarken sanki her kasette Ferdi,Orhan baba,ibrahim tatlısıs bizim için söylerdi,gözlerimiz çıkacağı yeni kasetindeydi,kasetlerinde eserleri muhteşemdi hatta muteşeminde ötesindeydi,bu fondaki şarkı bizim için yazılmıştı gerçi her şarkısı bizim gibi aşıklar ve hasret çekenler içindi,kardeşimi tebrikler ederim sevgi ve selamlarımla.
Sevgili Karacakız
Şiir oldukça güzeldi ama bir uyarı yapayım:
Bu tür şiirlerde şairin adı son kıtada yer alır. Buna dikkat et ( Editör olarak ben hallettim. Adın geçen kıtayı sona aldım.
Bunun dışında ölçüsüyle, kafiye düzeniyle dört dörtlük bir şiirdi. Kutlarım.
Selam ve saygılar.
Yine üç güzel ve anlamlı şiir,
tebrikler değerli üstadım
selam ve sevgilerimle
KARACAKIZ...buraya ilk geldigimde hosgeldin sesini herkese en cok yazan söyleyenlerin degerli KARACAKIZI, her sair biraz birazin üstünde buruk , sarmal, derin, duygulu , duyarli ve INCE SIZILARIN sahibidir. Bu bakimdan her yasanmis olumsuzluklar onu katlayan carpimlariyla incitir yorar ve örseler. Ama ne mühim ki degerli KARACAKIZ EMi, zaten tüm bunlara yetebilecek yürekliligle her zorlugun ana karasidir , hazir gnüllüsüdür ve saglam siginagidir her sair. Cünkü sadece kendi icin degil, ömrüne sigdirabileceginden bile baskasinin ezilip üzüldüklerine ve sevinip mutlandiklarina yakin, yatkin, yarali hüzün ve sevinc yumaklarinin örüp isleyen ehil bilgin sorumlu yetkin hüner ve marifet sahibidir egerse ki sair. Eger böyleyse yoklugunu mesken oldugu her yerde aratir. Son zamanlarda seyrek görülüyorsun, yani yoklugunu aratan degerdensin. Siire ve sana tükenmez saygi sevgiyle.
içinden geçenler
iç'inden geçilenler
hikaye tadında, tadı dimağımda... EyvAllah...
Kendine varip ERENLERIN ve ERISENLERiN durdugu gördügü ve baktigi yerde zaman su gibi akar, gök büyür, agir ve usullasir ölcen tartan denge, toprak anacliginin her rengini bereketli miraslara tasir ve tohumlastirir. Bu yüzden neredeyse kendine varip KENDiNi BiLiP TANIMA`daki en derin SORU sifatina yerlesmis ve ZAMiRLESMiS insan varligini en cok dert edinenlere ya kahin demisler, ya filozof, ya gezgin, ya duygu düsünce sahibi Sair..
Gülüm Hanim gibi. O hep sabahin daha henüz dogmadigi yerde duruyor, kivilcimlar cakan kelimelerden küllenmis dünyanin isiklarini yakiyor, pusulaya yol gösteriyor, rengini söylüyor hangi sanciyan telden solfejin müzigin, sokaklara bakarak annesinin örüp bagladigi saclariyla skmesi en zor okuma yazmanin kumasini giyerek okudugu herseyin can yakinligina- kara tahtaya beyaz yazilar yazar gibi- dilden dagarciktan emsalsiz güzellikler isliyor dokuyor. Degerli siirine ve nicesine sonsuz selam ve sevgiyle.
Tebrikler adaşıma, sevgilerimle