"Estağfirullah! Ne...ne... bağlacının rutin kullanımı dediğiniz gibidir ancak özgün kullanımda olumsuzluğu güçlendirmek, vurgulamak adına yazdığım doğrudur." Demişsiniz fakat, yüklemi olumsuz kullanım iki durumda mümkün. Birincisi kıyaslamalarda, örneğin ;Sevmemiştir seni, ne annen ne baban; benim seni sevdiğim kadar.
İkincisi, belirsizlik durumunda. bunun dışında yüklem olumsuz olur. Ve ne... ve ne... bağlacı zaten bir olumsuzluk anlamı kattığı için yüklemin olumsuzluğu anlamı güçlendirmez azaltır. Çünkü aynı cümle de iki olumsuz bir birini nötürler.
Birde; TDK’nın dil, dilbilgisi ve edebiyat konularında çok kaynak vardır. ifadesi TDK'nın sahip olduğu kaynakların çeşitliliğini belirtirken, "çok kaynak vardır" değil; birçok kaynağı vardır." şeklinde olmalıydı. Aksi durumda bir anlatım bozukluğu çıkmış olur. Selamlarımla...
Öncelikle sitemize hoş geldiniz. Daha nice şiirlerinizde buluşuruz inşallah.
Bu şiir oldukça güzeldi ama benden size tavsiye mahlasınız olan Manas Destanı gibi uzatmayın şiirleri bence. Hele de serbest şiir bu kadar uzun olunca okunmuyor maalesef.
Neriman'ı çok sevmişsiniz belli ama sitedeki diğer şiirleri ve yazıları okumak için de zaman tanıyın biz okurlara.
Selam ve saygılar.
Asıl sevda bu işte
Nefsinle değil kalbinle sevmek
Belki hiç bir zaman dokunacak kadar yakın olamazsın ama seversin
Hemde deliler gibi seversin
Sevgi de kutsi bir hediye Rabbim her kuluna yürekten sevmeği nasip etmiyor
Sevmek hoş sevilmek mi demişler üstada
Sevmek demiş sevmek kadar güzeli yoktur
Sevildiğinden hiç bir zaman emin olamazsın demiş …
Harika bir beyit şiiri okudum hocam
Sevmenin edebini ne güzel anlatmışsınız
Tebrik ederim
Selam ve saygılarımla..
Cumanız mübarek olsun
Sevdim deyince aklıma hep aşağıdaki ilahi gelir.
Sevdim seni mabuduma, canan diye sevdim
Bir ben değil alem sana, hayran diye sevdim
Kurbanın olam Şah-ı Rusul, kovma kapından
Didarına müştâk olacak yezdan diye sevdim
Mahşerde Nebiler bile senden medet ister
Gül yüzlü melekler sana hayran diye sevdim
Bülbülde senin bağrı yanık âşık-ı zârın
Feryâdı bütün ateş-i sûzân diye sevdim.
Evlad-ı ıyalden geçerek, Ravzana geldim
Ahlâkını meth etmede Kur'an diye sevdim
Kıtmîrinim ey şâh-ı Rusül kovma kapından.
Âlemlere rahmet dedi Rahmân diye sevdim
Evet, senin şiirin de güzel olmuş . Ellerine, yüreğine sağlık.
Selam ve sevgiler.
Kendi adıma konuşayım:
Eninde sonunda bir gün kalıcı mutluluğa yolumun düşeceğine can-ı gönülden inanıyorum ama işte o gün ben büyük ihtimalle son yolculuğuma uğurlanıyor olacağım. Öbür taraf ise tam bir muamma.
Selam ve saygılar.
hep aşık diye yandık
gelen ahu gözlüyü aşk sandık
dileğe isteğe dikkat ki gerçekleşme ihtimali var
bir ihtimal gelir gelecek olan Yar... EyvAllah yine bir güzel aşk şiiri...
Evet hocam maalesef Gazzede insanlık dramı yaşanıyor ve maalesef tüm dünya sadece film izler gibi izliyor yani sadece Gazzede masum insanlar ölmüyor tüm insanlık ölmüş onun için ben insanlıktan umudu kestim Artık Rabbim yar ve yardımcıları olsun saygılar selamlar
Yüregine saglik usta
Lanetli kavim karekterinin geregini yaparken
Bizi esas kahr eden müslüman gecinen devletler,
Ümmetin zenginlikleri siyonlara akarken
Seyr ediyor vahseti eli kolu bagli milletler
15 Temmuz 2016'dan bu yana çok şükür daha uyanık, daha teyakkuzdayız. Çok şükür artık bu ülkeyi şaha kaldıracak bilim insanlarımız şüpheli bir şekilde öldürülmüyor.
Selam ve sevgiler.
Aşure gününde ya da Muharrem Ayı içinde matemin abartılmasına kesinlikle karşıyım ( Bazılarının sırtlarını zincirlerle dövmesi, kafalarını bıçaklarla kesmesi vb. törenler. ) Aşure yemeği konusunda herhangi bir aşırılığa rastlamadım şimdiye kadar.
Kutlamalar elbette yapılmalı ama Hz. Hüseyin'in şehit olduğu bir günde ( hatta ayın tamamında ) eğlenceler yapılmasını da doğru bulmuyorum.
Muharrem Ayı, Peygamberimizin bizlere tavsiye ettiği şekilde eda edilmeli.
Selam ve saygılar.
Acının, vahşetin, zulmün; etkili ve güçlü bir üslupla aktarılmış dokunaklı bir özeti..
Tebrik eder, selamlar ve saygılar sunarım hocam..
Geçen seneden bu yana değişen bir şey olmamış. Daha önceki senelerde de farklı değildi. Gazze'ye hep ağıt, hep ağıt maalesef.
Selam ve saygılar.
Elden bir şey gelmemesi ne kadar acı verirse insana
bu utanç ve yaşanılanlar elbet sorulacak hesap sahibince...
Allah devletimize zeval vermesin. Barıştan yana olsak da savaşa da hazırız evelAllah... Yapılanlar yapılmaya çalışılanlar güzel gerçekten... Daha da ilerlemesi lazım bu işlerin teknolojik ürünler yapıp satmalıyız... Kutlarım...
Hep aynı yol yolcusuyuz da bir de anlayabilse keşke insan ölümlü olduğunu...
Gazze hep yüreğimizde yara hem de derin yara...
En güzeli senin kaleminden tebrikler kardeşim
Güne nasıl başlarsan öyle devam ettirirsin.
Bismillah deyip tatlı bir tebessümle , kalbinde her mahlukata karşı merhametle başlarsan günün neşesini ve bereketini görürüsün.
Asık bir çehre ve karamsarlıkla başlarsan akşamı zor edersin.
Kaleminiz daim olsun.
Selamlarımla.
3
“Bir güne meylettim ki gece bastırdı ansızın.
Bir güle meylettim ki: gül bendim aslında.
Açmaya mecalim yok kendimden geçtim geçeli.”
Bu dizelerde menekşe havası var gibi hissettim. Duygusal bir zenginlik ve hüzün barındırıyorlar. "Bir güne meylettim ki gece bastırdı ansızın" kısmı, beklenmedik olayların yaşamımıza nasıl etki edebileceğini anlatıyor gibi geldi bana.
Bir güle meylettim ki: gül bendim aslında" cümlesi ise kendi iç yolculukla, özümüze olan bir dönüşü ifade ediyor gibi görünüyor. Kendi güzelliklerimizi ve özümüzü keşfetme sürecini simgeliyor harikasın kardeşim dizelerin harika ve müthiş etkili cümlelerle bizi sarıyor.
Bu anlatımla kardeşim, ifadenin derinliğini ve anlamını daha iyi kavramamıza yardımcı oluyor tebrikler ederim kardeşim selamlarımla.
Urfa'nın tarihi evlerini şivesel dille anlatan çok güzel bir şiir olmuş Hamdi kardeşim.
Hem çok güzel tasvir edilmiş hem de yöresel kelimeler yerli yerinde kullanılmış.
Eh! Daha ne olsun.
Bize düşen de tebrik etmek.
Selamlarımla.