Deli Köşemden İyi Diyelim İyi Olsun
Öylesine rastladığımız gerçekler vardır, yanıbaşımızda durup farkında olamadıklarımız. Ansızın idrak edince şaşırırız, daha önce neden görmedim diye.
“İnsanoğlu iki kritik soru arasında
dünya serüvenini tamamlar:
1-
Adını ne koydunuz?
2- Merhumu nasıl bilirdiniz?”
İkisi üzerinde de uzun uzun düşündüm. Adı ne getirir insana? Nasıl başlarsan öyle mi gider?
Başlamak bitirmenin yarısıdır.
Doğru başlayan işlemin, hesap
hataları olmazsa, doğru bitmesi muhtemeldir. İsmiyle müsemma derler bazıları
için. Adı güzel olan güzel mi oluyor? İlk romanlarda, Türk edebiyatının geleneksel
ögelerinde kahraman adlarının temsil ettikleri tiplere göre verildiğini
görürüz.
İsim ile bilinme arasındaki ilişki nedir?
İsim nitelikleri de barındırır. Adıyla doğar insan. Rüzgar’sa esmesini bekle,
Güneş’se gönüllere doğmasını, Ahmet’se bereketli olmasını.
Çocuğun haklarından biri de ailesinin
ona güzel bir ad koymasıdır.
Düşünmez misiniz, der sık sık Yüce
Allah’ın kelamı.
Nasıl bilinmek isterdiniz?
Demek ki doğmak kadar bilinmek de
önemli. Belki de gerçek doğuş başkalarının zihninde kalbinde gerçekleşir.
İğne atsan yere düşmez olsa kalabalıktan ama
kimsenin ayağına değmeden yürüyüp gitsen.
Yürüyüp gitsen iyi bilinerek. Kimseye
zararın dokunmadan ama var olarak adınla sanınla.
Adını taşımak da zor olmalı; hak
etmek, hakkını vermek.
“Sessiz yaşadım beni kim nereden
bilecektir?” diyen Mehmet Akif ERSOY’du.
Acaba ses getirmenin sessizlikle ters
orantısı mı var? Susup yaşamak.
Ya da konuşmanın değil başkaları için
yaşamanın ses getirmekle doğru orantısı.
Merhumu iyi bilirdik, derken ‘merhum’u
sileriz yavaş yavaş, iyi olmaya vururuz sesi. Demek iyi olmak gerekmiş
başkalarına.
Şimdi herkes kendine iyi.
Ama toplumun izanına bak ki ‘kötü’diyen
yok. İyi niyetten mi ki?
Hakkı teslim edene kavuşana kadar…
İyi diyelim iyi olsun inşallah.
s.dündar
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.