Tema
Üye Ol Giriş Yap
Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Sesli Şiirler Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Kayıp Cümleler...

Hüzünsüz bir izleğin sol yanında gizlenmiş sarmal yüklü bir hidayet iken vakıf olunası, perde arkasında saklı bir mizacın hangi çığlığında saklı gece?

 

Geceye erişen bir gölgenin hicap yüklü serzenişinde saklı o hezeyan. Gıyabında tahakküm yüklü bir beyanat iken insanoğlunun sunumunda hangi efkârı yol bilsek de çıksak düze…

 

Bir mihrap kadar göz alıcı mı bir aşk kadar sitem yüklü mü yoksa kırık bir hece kadar payidar mı kelimeler devinirken yoldan çıkmış bir dize mi belki de yolsuz bir güfte bestesini arayan…

 

Sonlanmış bir masalın bahtiyar prensesi iken kerevete çıkan sizce gerçek dünyanın asıl neferleri sadece ihanet ve tahakküm müdür…

 

Masallarla yoğrulur çocukluk yılları ve mutlu sonlara alıştırılırız her birimiz. Güdümünde aşkın taammüden ölen iken kötülük ansız dokunuşunda saklıdır kaderin o hüzün ve elem yüklü yakarışı.

 

Bir dokunuşa tekabül eder evren sadece bir notanın sesi olsa iyi: Gürültülü bir müziktir yalnızlık o sessizliği pervasızca tüketirken tükenir varlığı yokluğa denk düşmüşken.

 

Yıkımı nizamın ve gölgesi haşmetli ağaçların kaos yarattıkça Yaradan bile tedirgin olur insanoğlunun körelttiği sevginin boş vermişlikle sığındığı hutbelerden. Nazı niyazı yürekte saklıdır alabildiğine ve dilekleri gönül otağında hoş bir yankı bulur asalet ve dirlik her kazandığında derken vakur bir temenniye nail olur evren her yaratılışın altında sakladığımız umutları bir kez yüreğe pelesenk yapmışken.

 

Hakkaniyet bekçisi zaman, tüm tüketilmişliğin gölgesine yığdığı imgeleri çalmakta günden geceye: Sıra dışı tezahürü tüm yalıtılmışlığın ve kırık düşlerin hâkim kıldığı o boş vermişlik kadar yeknesak bir kıdem aslına eremezken evren.

 

Eşkâlini yok saydığımızdan beri hanidir, sencileyin deyip medet umduğum/uz bir garip düzenek adını kayıp bir sarkaçtan edinmiş.

 

Edimi yeknesak ve mesnetsiz ithamlara sırdaş olup da sığıntı bir mecranın asılsız ve kimliksiz kahramanı her bir serkeş benlik, zamana yenik ve aşkı muhalif bilen kandırmaca bir zihniyete ahkâm yükleyip adımladığı yolun gerisinde kalan yitik mizaçlar.

 

Güne hürmet edip ve düne serzeniş akabinde yoksun kılındığımız ama yok sayamadığımız, yok sayılsak da.

 

Sıra dışı imgeler ısrarla sayıklarken, hicap yüklü gölgeler devinirken bin bir münafık gıybeti sırtlayan tahakkümperver nicesi, fazlasıyla durağan bir hayatın istikrarsızlığına nazire edercesine sükût-u hayale uğradığımız satır başları…

 

Kayıp cümleler.

 

Kayıp haznesi yitik mecallerin aslı astarı olmaz iken onca söylence, payidar kılmakla mükellef kılınıp yok sayıldığımız gölge mahkûmları kadar yüreğin töhmet altında bırakıldığı bir muhalefet: Asılsız, iddiasız ve yeknesak bir o kadar sitemin biri bin para.

 

 

Ansız ve arsız cümlelerin varsıl gölgelerine yığdığımız tüm engeller raptiyeli bir dokunuşla, münafık yeryüzünün cehennem yolcuları kadar uzağında mutlak edimler iken kefaretini öderken biteviye.

 

Ulaşılmazlığın nirengi noktası olsa da evrenin arzı, ukala aldatılmışlık nasıl da ucube bir öngörü, zihniyetlerin yargıladığı o dipsiz tortu ile aydınlık nüksedeceğine gecenin hâkimiyetine yüklenen kayıp yıldızlar.

 

Hangi kâhin demişse;’’kendini tanı’’, destur edinmek dünden yarına. İşkillendiğimiz tüm dokunuşlar iken soyutlandığımız, kancalarına astığımız zihnimizin, ne çok rivayet; kimine göre asılsız kimine göre gereksiz.

 

Gölgelerden muzdaribiz belki de hele ki; aykırı dünyaların mizacındaki o aldatılmışlık, yerle yeksan etmekte, yine da asaleti yalnızlığın her dem hükümranlığında kaderin.

 

Günden mütevellit olsa sadece zaman. Ya yaşanmamışlık ya da yaşamaktan hicap ettiğim/iz o sıra dışılığın boyutsuz koşulluğunda tekerrür eden asılsız ihanetler her yüz çevirdiğimizde, takılan nice çelme…

 

Şair ne güzel eylemiş sanki dokunmuş içimizdeki yaraya:

 

‘’Kalemimize bir solukta koca bir sayfa yazı döktüren içimizdeki dürüst taraf, ölmüş duyarlılığımızı canlandırmamızı sağlayan reform-işte budur gerçek, bizim gerçeğimiz, biricik gerçek.’’

 

Tüm gerçekliğimle ve tüm gerçekçiliğimle, bilsek de biricik olduğumuzu yine de sindiğimiz belki sindirildiğimiz üç beş kırık cümleye sığar mı niyaz…

 

 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Kayıp Cümleler...

GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK... GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK...