DOKUNULMAZLIK
SORUMSUZLUK MUDUR?
Ülkemizde başta
milletvekilleri olmak üzere önemli devlet görevini yapan bazı kişi ve kesimlere
dokunulmazlık hakkı ya da zırhı tanınmıştır.
Bu haklar öyle hale
gelmiştir ki, bu haklara sahip olanlar sanki istediği suçu işlemeye, insanlara
hakaret etmeye ve ezmeye, terör örgütlerine silah taşımaya, destek olmaya ve
işbirliği yapmaya varıncaya kadar her türlü hakkın kendine verilmiş bir hak olduğu
zannına kapıldığını görüyoruz.
Hâlbuki dokunulmazlık
sorumsuzluk değil, bilakis milletin istek ve arzularını çekinmeden dile
getirebilme ve çözüm arama sorumluluğudur.
Dokunulmazlık Anayasanın 83. maddesinde şöyle düzenlenmiştir.
“MADDE 83. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri
düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisçe başka
bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan
sorumlu tutulamazlar…
Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce
soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki
durumlar bu hükmün dışındadır.”
Ancak bu düzenlemede
yazılanlarla, uygulamalardaki yaşananlar, halk nazarında farklı algılamalara
neden olmaktadır.
Zaman zaman şahit
olmuşuzdur. Milletin vekillerinden bazıları, vekili olduğu millete
televizyonlar önünde posta koymuş, tehditler savurabilmişlerdir. Bazıları ise terör örgütleriyle kol kola
girerek, güvenlik güçlerimize karşı gövde gösterilerine girişmişlerdir.
Hâlbuki kendilerine
tanınan bu dokunulmazlık hakkı ya da zırhı, yaptığı asli devlet işleri
dolayısıyla kanun ve hukuk çerçevesinde korkmadan ve çekinmeden kamu lehine iş
yapsın diye tanınmıştır.
Yoksa bu hakkı bir
yerlerde imtiyaz sahibi olsun, halka tepeden baksın, teröre ve teröristlere
arka çıksın, kanun, hukuk ve kural tanımasın diye verilmemiştir.
Maalesef Türkiye’de birçok
konuda olduğu gibi dokunulmazlık hakkı da, kişilerin kendi yorumlarına
bırakılmış gibi bir durum söz konusudur. Bu hakka sahip olanların bir kesimi
adeta kendini layüsel görmektedir.
Demokrasilerde herkesin görev ve
sorumlulukları bellidir. Herkes görevini kanun ve hukuk çerçevesinde yapmakla
mükelleftir. Hiç kimse kendi görev sınırlarını genişletemeyeceği gibi daraltamaz
da.
Dokunulmazlık zırhına
bürünen kişiler, trafikte, trafik polislerini dövmeye, terör örgütlerinin
gösterilerinde en önde yer almaya, emniyet güçlerine tehdit yağdırarak
üzerlerine yürümeye, ilgili devlet memurunu bulunduğu yerden başka yere
sürdürmekle tehdit etmeye, hatta fiziki saldırıda bulunma, küfretme vb gibi
davranışlarda bulunma olmadığını bilmek ve kabul etmek durumundadırlar.
20 Mayıs 2016 Cuma günü
büyük tartışmalar sonunda TBMM’de yapılan dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla
ilgili Anayasa değişikliği gerçekleşti.
Bu değişiklikle daha
önce suç işleyip hakkında fezleke düzenlenen milletvekillerinin
dokunulmazlıklarının kaldırılması sağlandı.
Dokunulmazlığın hiç kimseye sorumsuzluk ya da
suç işleme özgürlüğü tanıdığı anlamına gelmediğini sağır sultanlar bile bilir.
Dokunulmazlıkla ilgili yapılan son anayasa
değişikliğiyle, şehit edilen, yaralanan güvenlik kuvvetlerimizin ve
vatandaşlarımızın haklarını savunması gerekenler, dokunulmazlıklarının arkasına
sığınarak, terör örgütlerinin savunuculuğunu yapanların, yaptıklarının cezasız
kalmayacağını görmeleri açısından önemlidir.
Bir başka açıdan
bakacak olursak bu güne kadar dokunulmazlıkların, dokunulmazlığa sahip
olanların yakın çevresi tarafından da sorumsuzca kullanıldığı da kimsenin meçhulü
değildir.
Nasıl mı? Şöyle. Dokunulmazlığa
sahip bir Milletvekili veya bürokrat çocuğunun ya da yakınının herhangi bir suç
ya da olay karşısında hemen kendisinin milletvekili ya da filan mevkideki
bürokrat çocuğu ya da yakını olduğunu ilgili görevlilere söylemesi, hatta
tehdit etmesi, bunun en açık göstergelerindendir. Bunun halkımız arasında
klasikleşmiş sözle ifade edecek olursak “Sen
benim kim olduğumu biliyor musun?” sorusudur.
Bu ve benzeri örnekleri
medya ve televizyonlardan onlarca kere görmüş ve izlemişizdir. Adeta
dokunulmazlığa bürünenlerin yedi sülalesi de dokunulmazlık dokunulmazlığından
faydalanma imtiyazına sahipmiş gibi davranışlar sergilendiğine de şahit
olmuşuzdur.
Yine art niyetli
kişilerce dokunulmazlığa sahip kişilerin isimleri kullanılarak, birçok imtiyazdan
faydalanma teşebbüsünde bulundukları, hatta çeşitli şekillerde dolandırıcılık
bile yapıldığını unutmayalım.