Issız Kadın

Altın sarısı ipek saçlarını burgu burgu örmüş

Sanki o ela gözleri sonbahara doğmuş

Elindeki eskimiş o romanı bin kez okumuş

Küflenmiş beyazlardaki cümlelere tutulmuş…



Yalnızlığın yansımasındaki bir genç kadın

Her gece damla damla gözyaşı dökmüş

Sanki cam bir vazo kaç kez düşüp kırılmış

Loş ışıklarda yaşlanmış bir silüet, bir genç kadın…



Zifiri gecelerde yanmış sanki zamanı donmuş

Ay ışığında kızıl yansımaları maviye tutunmuş

Yalnızlığın ortasında o gözlerindeki ışık sönmüş

Belki bin kez sevmiş tek bir adamı, ıssız bir adamı…



Güneşi yeniden doğmuş mavimsi gözlere tutulmuş

Simsiyah geceler ardından filizlenmiş hep düşleri

Her gece ağlamış hece hece simsiyah şiirlerde

kaç sayfa, kaç dize hayalini kurmuş…



Çünkü o kadın sessizlikte unutulmuş bir şarkı

Hüzün dolu bir melodi, o kadın yalnızlığın notaları

Alaca karanlıklarda puslu çığlıkları hiç duyulmamış

Issız bir adam, bir katil, puslu düşlerde o kadını unutmuş…



Bu şiir sanadır, ıssız kadın…


( Issız Kadın başlıklı yazı Mikail Dede tarafından 22.08.2016 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu