Mazi, mazi oldu gözleri.
Unutmalısın, diyorlar.
Unutamam…
Unutamam, asuman gözlerini.
Kim söylemiş o vefasız diye,
Unutmuştur çoktan diye, diye...
Anlamam…
Anlamam...
Biliyorum, o da beni hatırlıyor.
Uzak diyarlarda mehtap altında ıssızca
Yanarken,
Ağlamaya meyilli esiyorken seher rüzgârları…
Sen varken; sözlerimde, tüm düşlerimde
Sen varsın, yılların eskitemediği hatıram.
Biliyorum…
Biliyorum, sen de yanıyorsun
Uzaklarda sessizce ufuklara dalarak.
Unutamam…
Unutamam…
Unutmamalıyım.
Her tan vakti doğuyor nefesinle,
Eskiyen yıllarım yeşeriyor sevginle.
Bağrımda filizleniyor güller hasretinle.
Söylemeyin...
Anlamam...
Kim söylemiş gelmez diye, sesimi
Duymaz diye, adımı hatırlamaz diye...
Anlatmayın gitti diye, diye
Anlamam…
Eğer unuttuysan,
Sil beni gözlerinden,
Yak beni ıssız çöllerde,
Vur beni gözüm açık,
Yolla beni idam sehpalarına.
Unutamam…
Unutamam, asuman gözlerini.
Biliyorum, sen de adımı anıyorsun
Oralarda bir yerlerde mehtap altında,
Ağlarken sessizce kapılara, duvarlara
Karşı...
Biliyorum…
Biliyorum…
Bir gün yeniden şiirim olacaksın,
Gözlerime düşen ışık olacaksın,
Günüme doğan güneş olacaksın.
Hatırlıyorum…
Haykırıyorum...
Bağrımda yanan ateşimsin,
Kor yanan ruhun saklı içimde…
Eğer unuttuysan adımı,
Ağlamam…
Ağlamam…
Vursunlar,
Yaksınlar,
Sürgünlere yollasınlar.
Sen olmayınca,
İster bahar gelsin,
İster ayaz gelsin,
Dünya bana cehennem olsun…