
Gece yarısı gölgesi düşer camıma
Eski bir yangının külleriyim, tek başıma
Zaman unutur, ben unutamam
Hüzün tozları kalbimde savrulur durmadan…
Ellerim hâlâ sen kokuyor
Cildine yapışan bir kül izi gibi
Gözlerin gözlerimde
Zamanı durduran yıldız ışığı gibi…
Rüzgâr soruyor bana: “Nasıl dayandın yalnızlığa?”
Bilmiyorum… belki de senin fotoğrafını sakladığım içindir
Hayalinle var oluyorum, ilk günkü gibi
Bir yangının ilk çıtırtısı gibi, yeniden tutuşarak…
Sessiz sokaklar, yıldızlar uzak
Karanlıkta adını fısıldarım, unutulmaz
Her an yeniden yanar içimde
Kül olmuş bir Aşk, ama hâlâ canlı…
Ellerim hâlâ sen kokuyor
Cildine yapışan bir kül izi gibi
Gözlerin gözlerimde
Zamanı durduran yıldız ışığı gibi…
Rüzgâr soruyor bana: “Nasıl dayandın yalnızlığa?”
Bilmiyorum… belki de senin fotoğrafını sakladığım içindir
Hayalinle var oluyorum, ilk günkü gibi
Bir yangının ilk çıtırtısı gibi, yeniden tutuşarak…
Yeniden… ve tekrar tekrar
Kül rüzgârında dans eder anılar
Gece yarısı benimle
Sen ve ben… küllerde kaybolan…
Rüzgâr soruyor bana: “Nasıl dayandın yalnızlığa?”
Bilmiyorum… ama seni sakladığım içindir
Hayalinle var oluyorum, ilk günkü gibi
Bir yangının ilk çıtırtısı gibi, yeniden tutuşarak
Yeniden… tekrar tekrar…
https://youtu.be/xAe3qncskRU?si=4hD1AJkslpx7mK4o
Yazarın
Önceki Yazısı