Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 14
Mütekabiliyet esasına göre bir kullanım değeri üretenlere karşı başka bir kullanım değeri üretenler vardı. Buğday üretenlere karşı kundura üretenler gibi. Bunlar üretim hareketi içinde birbirinin tümle yenleriydiler. El mantıklı sahiplik içinde de mülkü olanlara karşı, mülkü olmayan kölelerin çalışmaları; mülke karşılık birbirini tümleyen, sömüren üretim hareketine dönüyordu.
Bir üretim hareketi ya da üretim gücü; üzerinde çalışılan ve alet olarak kullanmakla birlikte çalıştığı üretim nesneleri ile üreten emek gücü gibi öznel girişmelerden oluşur. Kolektif sistemde nesnel olan ile öznel olan üretim gücü; kolektif kullanımlı sahiplik olmakla, kolektif bağ üzerinde birbirinin hem tümleridirler hem tümle yenidirler. Böylece kişi çalışacağı emek gücü kadar bir iş bölümünü sahiplikle kendi üzerinde kendisinin tümle neni ve tümle yenidir.
Üretim hareketi içinde "üretim nesnesi" ile "kişi emek gücü" bir kez birbirinin tümleyeni ve birbirinin tümle neni olmakla, kişi öznesine bilme öğrenme konusu olur. Artık bu bilme ve öğrenme ile kişi öznesi içinde üretim nesnesi ile kişi emek gücü birbirine karşı aktiflikle çekimli olmakla yansır. Bu aktiflik tıpkı elektrik yüklerinin, mıknatısın, seleksiyonun birbirini çekip itmesi gibidir. Üretim nesnesi ve sizin çalışma eğiliminiz öznel girişme içinde aktif polar bağlarını size düşündürtmeden edemez.
Yine El mana anlayışıyla parçalanan "üretim nesnesi" ve "emek gücü" bağıntısı; mülkü olmayan kişiler üzerinde emek güçleri muhtaçlığın teslimiyetiyle belirim verirler. Kişideki emek gücünün tamamları olan çalışacağı kadar kolektif iş bölümü bir sahiplik vardı. Bu sahiplik bağıntısı kişide alınıp; efendiye verildiği için, çalışacağı mülk sahiplik bağından kopan emek gücü aktif bir şekilde ozon gibi açığa çıkar. Çalışma yapacağı alana doğru yönelimle olup mülk sahibinin mülkü olan çalışma alanı tarafından da çekilir.
Kişide zenginlik varsa, aynı kişi üzerinde fakirlik pasif ve beliremezdir. Yine kişi üzerinde fakirlik aktif olarak varsa, aynı kişi üzerinde zenginlik pasif olarak beliremezdir. Bu kes zıtların birbirini tamamlayan çekip ayrılma süreci dıştaki zengin kişi ile dıştaki fakir kişi arasında çevrime olacaktır.
Zengin birikimli olduğu için mülkünde aylarca çalışılma yapılmasa da efendi aylarca doyar. Ya da kendi ihtiyacı kadarla çalışıp doyar. Buradaki kriz şu. Mülk sahibi çalışıp doyacağı kadardan yüzlerce kez daha fazla olan bir mülke, verilmiş rızk diye sahiptir. Ama fakir acıkır. Dışta enerji sağlayacağı kaynakların El iradeli sahipli olduğu için kişi açlığa iki gün bile dayanamaz.
Buluşanlar üretme girişmesinden sonra, çalıştıran ve çalışan üzerinde yok olan gerilim nedenle birbirinden ayrılırlar. Kesikli olurlar. Çalışanın karnı doyar. Çalıştıranların karnı doymakla kalmaz birikimli ve her türlü hizmeti alacak güce sahip olurlar.
Zıtların birbirinin yerini alacağı bir değişme dönüşme ve gelişmenin oluşması şarttır. Üretim tüketimle dönüşür. Çalışan çalıştıran üretim tüketimin dönüşmesi üzerinde modüle olurlar. Zengin, fakire aktif basınçlı etki ile yük hareketi iken; fakir de zengine karşı aktif oyuk yük hareketidir.
İhtiyaçlarını karşılama eğiliminde olan fakir ihtiyaçlarının çalışma nesnesini (enerji kaynağını)elinde tutanlara doğru çalışmak için eğimledir. Bu eğim kendisinde beliremeyene zenginliğe göre beliren fakirlikle aktiflikti. Bu aktiflik dıştaki zengine göre pasiflik olmakla sığınma ve teslimiyettir.
Yani zengin kişinin içindeki oyuk alan (mülk sahibine çalışacağından fazla olan mekân) karadelik hareketine dönüşür. Dıştaki fakir kişinin fakirliği de mülk sahiplerindeki çalışma nesnesinin karadeliğe dönüşen çekimi ile fakirler oyuk hareketine doğru eğim eder. Fakirin eğim ettiği ve oyuk alana doğru yöneldiği süre durum zaten fakirin kaybolan eşeği olmakla; fakir kaybına eğim etmekle aktiflik olur.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.