
KAHIR MEKTUPLARI
7 FİNAL
Ben içinde
cinayet kokan her şiirde,
Mahkeme
salonlarında sorgusuz sanık.
Nedametsiz
sözcükler tükenir belleğimde.
Sesimi duyan
kenara çekilir ansızın.
Dört tarafım
sabredilmez uğultu.
Ve ansızın,
Üzerime
yürüyüverir,
Bir salon dolusu
gürültü…
Hele diyorum hele,
Nifaksız kokardı
bu ayda karanfiller,
Genzimizi yakardı
dağların,
Nane, kekik kokusu.
Çiçeklerin
şarkıları,
Sarmamışken
dağları,
Eriyen karların
sinesini yırtar sabredişler,
Eşkıyadır işte bu
yüzden kardelenler…
Bulutları
kalktıkça Nemrut Dağının,
Sokağına doğru kaymakta
toprak.
Bir heyelan koşup
durur içimde,
Üstüme yıkılan
hayallerin,
Parçalanan
umutların,
Viran olan
duygularımın yamacında,
Yitip gider
özlemlerim,
Yitip gider
vuslatın…
Alnının
secdegahından öpeceğim dedikçe,
Alnında beliren
nur bulaştı dudaklarıma.
Tadı zehir…
Oysa ben,
Cennet sanmıştım
kaşlarının arasını,
Cennet sanmıştım
gülüşlerini.
Şimdi
yenilgilerin coğrafyasında,
Fırtınalar
kopuyor yüreğimin fay hatlarında…
Bilmez miydin?
Koşulsuz bir
adanışla,
Yüreğimi sererdim
yollarına,
İmkânı mümkün olamasa
bile,
Belki de güneşi
ayartırdın.
Olmadı,
Hiç bir şey istediğimiz
gibi olmadı.
Razı değildi
avuçlarımda sakladığım hiçbir dua
Yazdığın ayrılık
senaryosuna…
Bir karanlığa
düştük sevdiğim,
Yönümüzü kaybettik.
Elimde eskimiş
resimlerle,
Sanırsın Sina
çölünü aşmaktayım.
Az bekle,
Senin için
arşınladığım şiirlerden,
Bir zindan
yapmaktayım…
Ah sevdiğim,
Kaybolduk.
Her vakit kendi
içinde yetim,
Niyetsiz
ibadetlerle avunuyorum.
Şimdilerde vadeli
hüzünler biriktirip,
Hep uğraştayım
sensiz hayatla,
Anladım,
Sen,
Ben,
Biz,
Frekansı tutmayan,
Ayrı ayrı
iklimlerdeyiz…
Âdem Efiloğlu