
size havva diyoruz
biz sizden öğrenmedik mi sevmeyi
okumayı, yemek yemeyi, özlemeyi, nefreti
ve her şeyi
çivi yazısıyla uğraşırken ruhumuz
öğretmeseydiniz mağarada kalmaz mıydık
sabırla beklemeyi bile sizden öğrenmedik mi
tabi o kadarı olsun dersiniz
peki ihaneti kimden öğrendik
bir zamanlar toyduk ve saf
öyle değil miydik
bilmiyoruz
neden yarıda kalmışlığı seçtik
yeni bir çağa adım atarken
kaldık yarım bir yalnızlıkla, ne güzel işte
peki o hikaye neyin nesidir, bir elma veya bir meyve bilemeyiz
kim uzatmıştı o meyveyi saflığımıza
aramızda bir parolaydı belki
belki de o meyvede gizliydi tümü
ve uzadı ipek saçların
gözlerinde eridik, mum gibi şehvetle
dudakların alev çemberine dönüştü
bedenin cennet bahçesine
gözümüzde
hayır, bizleri bunlar korkutmadı
şiir yazdık romantizm adına
cennet dolu bir saflıktan
seviştiğimiz günlere ışınlandık
sevdiğimizin uzayan saçlarına tutulduk,…