
İçim yanıyor ama kimse fark etmiyor.
Kalbimde tüm sevgiyi ve hüznü taşıyorum.
Bu yük ağırdır zelzele altında kalan yüreğime…
Ya onlar,
ayakkabıları sıkışan maraton koşucuları gibiler.
Bazıları hem düzenbaz, kaypak ve pürüzsüz birer yalancı.
Her şeyi sadece yüzeysel olarak yapanları mı arasın,
kimse bakmadığında yozlaşan entelektüelleri mi?
Ne ararsan var bir alana bir bedava.
Bunların ne sağı ne de solu bellidir.
Ne peygamberi ne de tanrısı.
Olurlar ovada senyör,
dağda davar,
sözde ademoğlu adamlar.
Bugün kadınlara sarılanlar,
yarın vurabiliyor.
Ayak üstü bile taciz ediyorlar
ve o ayaklar onları mescitlere taşıyor.
Belki de insani olmak en büyük zayıflığım mıdır?
İyi kalpli ve zeki olmak onlar için yeterli değil.
Hangi dili konuştuğun, hangi renge sahip olduğun
ve kimi tuttuğun onlara en önemlisidir.
Kimse sormaz hangi kitapları okursun
ve şarkıları dinlersin.
Suskunum bu yüzden sadece gözlerimle konuşuyorum.
Bazen bir şiir haykırıyorum
ve anında sözlerimi çöpe atıyorlar.
Birçoğu var, tümü bir etmez…