Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Şafakta Kesik Darağacı

Şafağı bekliyorum,
Şafağa beş var.
Adımlarımda geçmişin izleri,
Darağacının dallarını kim kesti?
Nasıl asacaksınız şimdi beni?
Kara celladım bu sefer,
Deviremeyecek sandalyeyi.
Bir yıldız kayıyor kuzeye,
Herkesten sakladığım,
Bir dilek tutuyorum.
Sadece celladıma söyleyeceğim...




Güneş doğmuyor.
Gönlümde bir sancı,
Çocukluğum kadar eski.
Hangisi diye sormayın,
İçinden çıkamam ki...
Oyuncaklarım hep kırık dökük,
Köşelere atılmış gömleğim,
Düğmeleri sökük.
Annem kızacak şimdi bana...



Işıklardan kaçıyorum,
Âmâların dostu karanlığa.
Tek rengim kalıyor siyah,
Seni çok seviyorum/ ben baht-ı kara
Son sigaramı da içiyorum,
Sonuna kadar.



Artık şehirlerimiz bile ayrı,
Hafiften yağmur başladı.
Gözyaşlarıma karıştı suyu.
Yokluğun son su damlası
Nasıl içerim onu?
Kapımın anahtarı/ yüreğimin tadı tuzu
Ateşin közü/ işin özü
Ben senmişim.




Biliyor musun? Bugün salı,
Perdelerim yine kapalı.
Yoksun kedimiz bile farkında,
Kovalamıyor yumak/ atmıyor tırmık
Yemedi mamasını/ öylesine miskin miskin
Senin köşene bakıyor.
Gözlerin ela/ saçların sarı
Gölgen dolaşıyor odaları.
Elimde resmin/ yüreğimde ismin
Tek eksik olan cismin.



Güneş doğmuyor/ şafağa beş var
Nasıl asacaksınız şimdi beni,
Kesilmiş darağacı...



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 8
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Şafakta Kesik Darağacı

maviye-surgun maviye-surgun