Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Anka Kuşunun Sevdanın Karşısında Çırpınışı 2

Anka Kuşunun Sevdanın Karşısında Çırpınışı 2


   Bir rüzgâr esti, ama bu sefer hatıraları canlandıran bir melodiyle değil, boşluğun keskin kılıç şakırtılı, tıngırtılı bozuk sesiyle. Sevda’nın adımları artık bir sevdaya kavuşmak için değil, onsuzluğun içinde kaybolmamak içindi. Her sokak lambası, eskiden hayalini kurduğu sıcaklığın yerine, ona hatırlatmakla görevli bir nöbetçiye dönüşmüştü. Yalnız nöbetçi, hâlâ yerinde değildi…

 

   Aşk, varlığın yankısı mıydı, yoksa yokluğun çağrısı mıydı? Yoksa yalnızca ağrılarının izleriyle mi şekillenmişti? Sevda bu soruyu defalarca sordu, ama hiçbir gökyüzü ona yanıt vermedi. Ancak biliyordu ki, onsuzluk da kendi içinde bir gerçekti. Ve bazen, aşklar kavuşmak için değil, anılarda sonsuza dek onsuzluğa alışmak ve yaşamak için vardı. Bunu, Anka kuşu yerde baygın yatarken anladı. Zaman, onsuzluğun içinde ağır ağır akıyordu. Sevda, sokakların boşluğunda yürüdükçe, her adımda onun eksikliğini daha derinden hissediyordu. Rüzgâr, artık geçmişin sesini taşımıyordu—yalnızca sessizlik ve unutulmaya yüz tutmuş hatıraların soluk izleri kalmıştı.

   Bir sabah, güneş doğarken, o eski çınarın altında durdu. Saatlerce ağaç gibi hareketsiz kaldı. Anka kuşu hâlâ ayıkmamıştı ve Sevda, sevdiği Sait’ten gelecek haberi öğrenememişti. Bu defa çınar ağacının dallarının fısıltıları ona umut vermiyordu. İçinde bir boşluk vardı, büyüyen ve hiç dolmayan bir uçurum gibi derinleşen boşluk. Onsuzluk artık yalnızca bir duygu değildi; bir vurgu değildi, bir olgu değildi. Oysa onunla varoluşunun sancılarını çekerken, pembe panjurlu bir evi olsun istiyordu.

   O an adımları bilinçsizce takip eden karanlık gölgenin, büyücü Goşhan’ın (Tarkan çizgi romanını okuyanlar bilir; bilenler bilmeyene anlatsın, burada uzunca anlatmayayım) aşklarına ihanet ettiğini fark etti. Ancak bu fark ediş çok geçti; geri dönüşü olmayan, dönüşsüz yolların içinde kalmışlardı ne yazık ki! Sevda’nın içindeki ışık sönmüştü. Elektrik idaresinin, elektriklerin ne zaman geleceğini açıklamaması nedeniyle karanlıklar içinde böylece kalmıştı. Kalbinin en derin köşesinden yükselen soru yankılandı: Aşk yalnızca aydınlıkla mı yaşanırdı, yalnızca canlılıkla mı? Oysa onsuzluk da ona ait miydi? Yoksa hâlâ gelmeyen Sait mi onu unutmuştu? Tüm sorular cevapsız kaldı…

Mehmet Aluç
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Anka Kuşunun Sevdanın Karşısında Çırpınışı 2

Anka Kuşunun Sevdanın Karşısında Çırpınışı 2

kul mehmet kul mehmet