Bu Şiirin Nesi Eksik-Nazire

 

Bana ne senin ölçünden, kalıptan, vezinden

Bir şiir yazdım ki çömez şairler sus pus

Doksanlık dedenin bile düşer göz hizasından

Benim mısram geçer, onlarınki kalır yokuş.

Her dizesi kıvılcım, uyaklar ince ince

Şimdi söyleyin bana şiirin nesi eksik?

 

Öyle yazmışım ki söz, söz değil sır gibi

Ne harf harf çözülür ne de heceyle biter

Âlim miymiş, bilmem, bu şiir bir türkü gibi

Duyan susar, çömez şair defteri yırtar.

Koydum sözü, sallarım, şiirimle bir beşik

Şimdi söyleyin bana şiirin nesi eksik?

 

Bir mısrayla susturdum yüz hevesli kalemi

Ne demişim, çözemediler, kaldılar dilsiz

Sözlerimle karıştı rüya ile âlemi kayıtsız

Çömez şair bakakaldı, gözleri sessiz.

Bu şiir ne naz ne niyaz, ne de sessiz

Şimdi söyleyin bana şiirin nesi eksik?

 

Kafiyeyi eğmişim, anlamı bükmüşüm

Çömez şair ne bilsin, ben harfi yoğurmuşum

Onlar daha “şiir nedir” diye düşünür

Ben her dizede bir devri baştan örmüşüm.

Taç mı yaparsın, yoksa çizeyim mi çizik

Şimdi söyleyin bana şiirin nesi eksik?

 

İki kıta yetmezse, yaz be kardeşim yaz

Ben göz isterim hem kaş, hem de nazlı bakış

Onlar hâlâ “ah” derken ben derim yaz

Benim şiirimde yok nefaset, yok yakarış.

Bu şiire metelik mi? Gülüp geçerim artık

Şimdi söyleyin bana şiirin nesi eksik?

 

“Manası eksik” mi? Onlar mana arar hâlâ

Ben yazdım, çömez şair kaldı yolda, şaşkın

Benim şiirimde var başla sonda aşkım

Her mısra bir yangın, her kelime aşkın.

Soruyorum size, kim eder bana eşlik

Şimdi söyleyin bana şiirin nesi eksik?

 

Her sözcük bir bilmece, her hece bir sarkıt

Çömez şair bakar da göremez derinlikte

Benim şiirimde eksik olan: açıklık.

Anlamı arayanlar düşer kendi çelişkine

Şimdi söyleyin bana şiirin nesi eksik?

 

Eksik mi? Belki de fazlası var bu sözde

Çömez şair arar da bulamaz özde özü

Benim şiirimde eksik olan: düz yolda izde

Ben yürürüm kıvrımda, onlar kalır düzde.

Ne açıklık ne sır, ne de kolay bir eşlik

Şimdi söyleyin bana şiirin nesi eksik?

 

Kürsüde bir şair, sesi tok ve derin,
Kalem tutan eller, susmuş birer birer bilin.
Çömezler dizilmiş, gözleri hep açık,
Ama ne fayda ki, mısra onlara dik.
Usta başlar söze, rüzgâr bile susar,
Her kelime bir taş, her harf bir duvar.

 

Ben yazmam kolayla, ben yazmam sizle
Şiirim kıvrılır, yürürken izle açıkgözle.
Manayı arayan düşer şiirimle yokuşa,
Benim sözüm şiirim varır kalbin dokusuna.
Eksik mi diyorsun? Fazlası var sözde,
Düz yolda yürüyen kalır hep gönülde.

 

 

Ben şiir yazarken durur saatler,

Kalemimle değil, yürekle giderler.

Siz hâlâ ölçü mü, uyak mı dersin?

Ben harfi severim, anlamı bilin.

Şiir mi istiyorsun? Al, işte burada:

Bir mısra’m baştan kurar bir oda.

 

Ben yazmam süs için, ben yazmam nazla,
Şiirim yürürken yazar aşkla hazla.
Bahar mı beklerim? Kışta açar gülüm,
Her dize bir can, her hece sözüm.
Eksik mi diyorsun? Fazlası var bende,
Şiir bir yangındır, tutuşur tende.

 

 

Çömezler bakıyor, gözleri donuk,

Usta bir adım atar, sesi soluk:

“Şiir ne vezindir, ne de bir oyun,

Şiir bir aynadır, kırılır her yön.

Siz hâlâ anlamı harfte mi ararsınız?

Ben anlamı susuşta bulurum yalnız.

 

 

Bir çömez sorar: “Üstat, bu ne biçim?”

Usta döner, bakar, heceleri aşkla içtim:

“Biçim mi? Biçim mi? O bir gölge sadece,

Şiir özdür evlat, biçimse perde.”

Kalem değil yazan, yürekle olur bu iş,

Şiir bir sırdır, çözemez tek eğri bakış.

 

 

Ben şiir yazarken susar bedenim,

Söz değil akar da olur bir zemin.

Siz hâlâ harfleri tartarsınız tek tek,

Ben bir nefesle hecelerim açar çiçek.

Şiir mi? Şiir bir yürüyüştür içten,

Adım değil, niyettir düşen her heceden.

 

Ben yazmam kalıpla, ben yazmam elle,

Şiirim doğar da büyür bir dille.

Her mısra bir aşk, her uyak bir ses,

Her hece bir yolda, her kelime nefes.

Eksik mi diyorsun? Eksik olan sizde,

Şiir tamam olur, yürekle bizde.

 

Bir çömez sorar: “Üstat, biz ne yapalım?

Usta döner, bakar, okuyun bakalım

“Yazın ama susarak, dinleyin içten,

Şiir konuşmaz ki, duyulur kalpten.

Kalem değil yazan, yazan siz değil,

Şiiri yazan şey, susan bir dil değil,

Aşktır gönüldür bakıştaki aşkı gören şairdir

 

 

Aşktır gönüldür bakıştaki aşkı gören şairdir

İşte böyle yazarım bunun neyi eksiktir

Aşkla şiir şaire yatacağı döşektir

Bir bakış yeter ki yansın içinde,

Kalem değil, yürek yazar aşk içinde.

 

İşte böyle yazarım, bunun neyi eksiktir?

Her hece bir sırdır, her mısra eşliktir.

Kalem değil yürektir dökülen her sözde,

Şiir tamam olur, aşk varsa özde.

Ben yazmam kalıpla, ben yazmam elle,

Şiirim doğar da büyür aşk dolu bir dille.

 

Her mısra bir aşk, her uyak bir ses,

Her hece bir yolda, her kelime heves.

Eksik mi diyorsun? Fazlası var bende,

Şiir bir yangındır, tutuşur tende.

Aşktır özüdür şiirin, gönüldeki seste,

Gören şairdir, duyan da gerçekte kimdir?

 

İşte böyle yazarım, bunun neyi eksiktir?

Her dize bir nefes, her uyak bir fikirdir.

Siz hâlâ ölçüde, ben gönül izinde,

Şiir tamam olur, aşk varsa her hecemde

Şiirle heceyle aşkla dolar her gecemde

 

Mehmet Aluç

 

Not: Nuri Baş kardeşimin aynı isimli şiirine naziredir. Biraz uzun oldu kusuruma bakmayın.


( Bu Şiirin Nesi Eksik-nazire başlıklı yazı kul mehmet tarafından 13.10.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu