Her kış mevsimi geldiğinde rahmetli babamın şu sözü düşer aklıma:
“Zenginle fakir kış günü belli olur.”
O yıllarda bu cümlenin ağırlığını anlayamazdık. Çocuk aklı işte… Kış bizim için sadece kar, oyun, üşüyen elleri nefesle ısıtmak demekti. Meğer babam, bir ömürlük gerçeği tek cümleye sığdırmış.
Yaş ilerledikçe insanın gözü açılıyor. Bir yağmur damlası, bir kar tanesi bambaşka anlamlar taşımaya başlıyor. Kış, sadece mevsim değildir; sabrın, imkânın, yokluğun sınandığı zamandır. Canlılar için barınma, yiyecek ve su bulma mücadelesidir. Kar, buz, çamur ve dondurucu soğuk; yaşam alanlarını daraltır, avlanmayı zorlaştırır. Doğa bile kışa hazırlıksız yakalananı affetmez.
Babamın sözüne dönünce daha iyi anlıyorum:
Kış, yazdan pahalıdır.
Palto ister, mont ister…
Kazak, çizme, bot, eldiven, bere, atkı ister.
Yazın bir tişört, bir şort, bir terlik yetebilir insana; ama kış, “var mısın yok musun” diye sorar.
Asıl ağır olan ise eşyanın değil, kelimelerin maliyetidir.
Bir çocuğun titreyerek, gözlerini kaçırarak söylediği:
“Baba, ayakkabılarım su geçiriyor…”
ya da
“Çok üşüyorum, bana mont alır mısın?”
Babam çok konuşmazdı. Yokluğu da bolluğu da sessiz taşırdı. Bazen eskiyen montun yakasını biraz daha kaldırır, bize fark ettirmeden üşümeyi seçerdi. Şimdi geriye dönüp bakınca anlıyorum; bizi sıcak tutan sadece montlarımız değil, onun sessiz fedakârlığıymış.
Allah hiçbir babayı çocuğunun bu masum cümleleri karşısında başını öne eğdirmesin.
(
Kara Kış başlıklı yazı
berberce tarafından
2.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.