İnsan ömrü çoğu zaman mevsimlerle anlatılır:
İlkbahar; çocukluktur—umut, büyüme ve masumiyet.
Yaz; gençliktir—güç, hareket ve tutku.
Sonbahar; olgunluk—muhasebe, tecrübe ve kabulleniş.
Kış ise yaşlılık—durgunluk, bilgelik ve veda…
Ömrü gözümüzde fazlasıyla büyütürüz; ölümü ise ne hatırlamak isteriz ne de hatırlatmak. Hep bize uzakmış gibi gelir. Oysa takvim, duygularımıza pek aldırmaz.
“Öğrencilik” deyip geçmeyelim. Yaklaşık 25–30 yılı kapsayan uzun bir zaman dilimi bu. Yani ilkbahar ile yazın iç içe geçmiş yolculuğu… Yıllardır söylüyorum: Okul süreleri uzadıkça kıymet artmıyor. Uzunluk ile değer her zaman doğru orantılı değildir. Zorunlu eğitimin, fayda üretmeyen kısmında ısrar edilmemesi gerektiğini defalarca dile getirdim.
Gençlerle sohbet etmeyi severim. Onların penceresinden hayata bakmayı, olayları nasıl yorumladıklarını anlamaya çalışırım. İnanın, onlardan öğreneceklerimiz az değil.
Geçenlerde üniversite okuyan yeğenimle konuşuyoruz. Önlisans öğrencisi… Kampüsünü, yurttaki arkadaşlarını, hocalarını, aldığı notları anlatıyor. Ben de kulak kesilmişim; dinliyorum. Mezun olalı yirmi üç yıl olmuş. Bazı sorulara hâlâ cevap bulamıyorum.
Soruyor: “Dayı, önlisans mezunu olacağım ya… Memurluk sınavında bana iki yıl boyunca gördüğüm derslerden mi soracaklar?”
Cevap basit ama sarsıcı: "Hayır."
Peki o zaman neden yıllarca aynı konuları evirip çevirip soruyoruz?
Neden önlisans ve lisans mezunlarını, yeğenimin dediği gibi, yalnızca kendi alanlarından sınava tabi tutmuyoruz?
Eğitim, insanı hayata hazırlamak için varsa; ezberletmek için değil, anlamak için olmalı. Gençliğin en diri yıllarını, karşılığı olmayan tekrarlarla tüketmek ne bireye ne topluma kazanç sağlar. Asıl sınav, yıllar sonra hâlâ sorulan bu soruların cevabını verebilmekte gizlidir.
(
Ömrün Mevsimi başlıklı yazı
berberce tarafından
12.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.