
Ne fark eder ki?
Sen
bir şey söylemeden önce
odadaki bütün sesler
bir an susuyor kalbimin atışı
fark ediliyor birden
çok yüksek sesli odam
O çıplak ellerim havada asılı kalıyor
sanki dokunmaktan korkuyor
sanki dokunmazsan
bu an gerçekten yaşanmamış olacak ama biz
zaten hep yarım yaşanmışız
değil mi biraz kan
biraz tuz
biraz da birbirimize
anlatılamayan şeyler yine de
tam şu anda
gözlerinle gözlerim arasında
küçücük sıcak bir şeyler var
Aptalca bir köprü kuruluyor ve ben
o köprüden geçerken titriyorum
çünkü biliyorum
düşersem
bu sefer gerçekten düşeceğim ve sen
belki de
beni tutacaksın ya da
belki de
ikimiz birden
düşmenin güzelliğine teslim olacağız
Ne fark eder ki artık insan dediğin
düşerken bile
biraz umut ediyor biraz da
seviliyor olmayı İşte o kadar.
O kadar basit o kadar kırılgan
İnsan işte
böyle bir şey
Gözlerinle bakarken şu
anki haline bakıyorum ya
işte tam da o yüzden yazdım bunları
Mehmet Aluç