Beyin Fırtınasına Devamke


Beyin Fırtınasına Devamke


Soru: Soru: Düşünsenize, yeni doğmuş bir bebeğe bakan herkes inanılmaz bir mucize diye düşünmeden edemez. Ancak, en son ne zaman bir yetişkine bakıp aynı şeyi düşünebilir miyiz?

A –Akılla bir yetişkine bakıp “mucize” demeyi unutmuş gibiyiz. Çünkü yetişkinin zihni, yanlışla doğrunun birbirine karıştığı dünyalık düşüncelerle dolmuştur. Onu ikna etmek zordur; her köşe başında bir ses, bir fikir, bir çıkar onu kendi tarafına çekmeye çalışır. Bu yüzden yetişkinin saf mucizesini görmek, neredeyse imkânsızdır.

B – “Böyle gelmiş böyle gider” deriz çoğu zaman. Dünyayı düzeltmek birey olarak zor görünür. İçimizdeki burukluk, bir taş gibi boğazımıza oturur. Yutkunuruz, ama yutkunmak çözüm değildir; sadece sessiz bir kabulleniştir. Yetişkinin mucizesini görememek, işte bu sessiz kabullenişin bir parçasıdır.

C –Cavidan cumbada oturur, sevgilisinin dönmeyişini zamana bağlar. Zamanla kavga eder, yaralarını kanatır. Acıyı mucizeye dönüştürmeye çalışır; çünkü ancak bu ağrı ona dayanma gücü verir. Cemile’nin kahkahası ise bir tokat gibi çarpar: “Sen acı çekerken o sefa sürüyor.” İşte yetişkinin mucizesi burada kaybolur; acı, mucizeyi örter.

D –Düşünelim bazı sorular insana saçma gelir. Bu dağda çığ altında kalmaya benzer: nefesin kesilir, çıkış yolu yoktur. Yetişkinin mucizesini aramak da böyledir; çığın altında nefes aramak gibi beyhude bir çaba.

E –Elif, diyete başlamadan önce son bir kez lahmacun, kebap, döner ve tatlıların peşine düşer. “Yarın mucizevî bir değişim olacak” diye düşünür. Ama bugünün mucizesi, sofradaki çeşitliliktir. Yetişkinin mucizesi belki de işte budur: küçük bir sofrada büyük bir sevinç bulmak.

F –Fırından yayılan ekmek kokusu mahalleyi sarar. Elif koşarak gider, sıcak ekmeğe tereyağı sürer. O an, mucizeyi yeniden hatırlar: yetişkinin mucizesi, bazen bir lokma ekmekte gizlidir.

G – Gül bahçesinde sabahın ilk ışıklarıyla açan bir gonca, kimse fark etmese de mucizedir. Yetişkinin mucizesi de böyledir: sessizce çalışır, sabah işe gider, akşam eve döner. Kimse “ne büyük mucize” demez, ama aslında hayatın devam etmesi onun görünmez mucizesidir.

H – Her yetişkin, çocukken kurduğu hayallerin bir kısmını kaybeder. Ama bazen bir bakışta, bir tebessümde, bir sabırda o kaybolmuş hayallerin izi yeniden belirir. İşte o an, yetişkine bakıp “mucize” diyebiliriz. Çünkü mucize, hayalin küllerinden doğan hakikattir.

I – Ilık bir rüzgâr gibi, yetişkinin mucizesi dışarıda değil içeridedir. Çocuk mucizesi gözle görünür; doğum, nefes, ilk gülüş. Yetişkinin mucizesi ise görünmez: affetmek, sabretmek, yeniden sevmek. İçsel yolculuğun her adımı, mucizenin sessiz yankısıdır.

İ – İnsan, büyüdükçe mucizeyi dışarıda arar: gökyüzünde, teknolojide, mucizevî olaylarda. Oysa mucize, insanın kendisindedir. Bir yetişkinin hâlâ umut edebilmesi, hâlâ sevebilmesi, hâlâ yanılmasına rağmen yeniden ayağa kalkabilmesi… İşte bu, en büyük mucizedir, vesselam.

Mehmet Aluç

 


( Beyin Fırtınasına Devamke başlıklı yazı kul mehmet tarafından 12.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu