ÇARŞAMBALIDIR.
Yolun tam ortasından giden olursa
eğer
“Nerelisin?” diye sor, bil ki
Çarşambalıdır.
Dönüp de “Ni sorinla dölüm” diyorsa
eğer
Sormana hiç gerek yok bil ki
Çarşambalıdır.
Başta köşeli kasket, ayağında aciska
Hâkî İngiliz külot pantolon hava
başka
Ceketi omuzdaysa el de tespih,
mutlaka
Sormana hiç gerek yok, bil ki
Çarşambalıdır.
Gidiyorum’a “Gidim” ediyoruma “Edim”
Sürüye bakana sor güdüyoruma “Güdim”
Gülme: dönüp sorarsa “Aga sen buna
ne diin”
Sormana hiç gerek yok, bil ki
Çarşambalıdır.
Doğru bildiği yola yanlış olsa da
gider
Pişmanlık fayda etmez emek olsa da
heder
Mahalleye mahle der Köyünü sor “Canlu”
der,
Sormana hiç gerek yok, bil ki
Çarşambalıdır.
Kimsenin namusunda ırzında gözü yoksa
Helalden yeme ister harama karnı toksa
Sinirden pire için yatak-yorganı
yaksa
Sormana
hiç gerek yok bil ki Çarşambalıdır.
Bilmediğini bilir, bir bilene
danışır
Okuyanı İstanbul şivesiyle konuşur
Kibar konişim derken dil öz dile dönüşür
Sormana hiç gerek yok bil ki
Çarşambalıdır.
Çarşamba ağzı ile konuşulan her
cümle
Yazmaya kalkacaksan boşa çıkar her
hamle
Bir bakmışsın “Sandale” olmuş sizin
iskemle
Sormana hiç gerek yok bil ki
Çarşambalıdır.
Saymakla bitmiyor ki Çarşamba özelliği
Mevla’m buraya vermiş tüm yeşil güzelliği
Coşari’yi sorarsan dilde
bölgeselliği
Sormana hiç gerek yok o da
Çarşambalıdır.
16.01.2026/Samsun
İbrahim COŞAR