
Joseph Gargo’yu,
Konfor Plus Plus You Hotel’e almadılar.
Hem dışarı çıkmasına da izin vermediler.
Kravatı ve bagajı yoktu.
Üstelik ellerine karanlık bulaşmıştı.
Kimliğini gösterir belgesi de yoktu.
Ne ehliyet, ne bir şey…
You Hotel’in gece katibinin gözü tutmadı onu.
Ve almadı hotele, dışarıya da salmadı.
——
Gargo,
İyi adamdı, sahi.
Güzel adamdı ve dahi.
Kötü bir-iki huyu vardı:
Çabuk güvenirdi.
Çabuk severdi.
İyi bir-iki huyu vardı:
Çabuk affederdi,
Hiç unutmazdı.
Çabuk unuturdu,
Hiç affetmezdi.
Gargo…
Küçükken İstanbul’da yaşamıştı.
Orada çok sevdiği arkadaşları vardı.
Arkadaşları artık yoktu.
Gargo…
Küçükken İstanbul’u çok severdi.
Artık sevmeye sebepler bulsa da bulamıyordu.
Sebepleri artık yoktu.
Gargo…
Küçükken İstanbul’da en sevdiği mekandı:
Fight and Light Coffee Shop…
Yeni yeni yerler açılsa da,
Eskisilerin tadı yoktu onlarda.
En sevdiği mekan artık yoktu.
Gargo…
Küçükken çok aşık olmuştu…
Çok sevmişti…
Çok güzel bir kızdı…
Alımlı, çalımlı…
Endamlı ve bakımlı…
Turuncumsu gibi ama kahve saçları vardı…
Boyu Gargo’dan kısa, Gargo’ya yakındı…
Kız Adanalıydı.
İstabul’da babası işlerini batırdı,
Öylelikle göçtüler memleketlerine…
Daha Gargo aşkını ilan edemeden…
Gargo biliyordu:
O da, onu seviyordu…
O artık yoktu.
O artık yoktu.
——
Joseph Gargo’yu,
Konfor Plus Plus You Hotel’e almadılar.
Hem dışarı çıkmasına da izin vermediler.
Kravatı ve bagajı yoktu.
Üstelik ellerine karanlık bulaşmıştı.
Kimliğini gösterir belgesi de yoktu.
Ne ehliyet, ne bir şey…
You Hotel’in gece katibinin gözü tutmadı onu.
Ve almadı hotele, dışarıya da salmadı.
——
25 Ocak 2026