Bir şiir daha yazmadan
Uyumam bu gece.
Bir şiir,
Hayalperest.
Bir şiir,
Maceraperest.
Bir şiir,
Düşler Dünyası…
Bir şiir daha şair,
Bir şiir daha…
Bu gece.
Bu gece:
2026’nın,
Ocak 26’sının,
03’e 6 kalasında…
Şimdi 5…
Ölü bir şair olsam,
Bir şair olsam, ölü…
Tek bir dileğim olurdu,
Bir tek dileğim olurdu:
Birincisi onurdu.
İkincisi: yeni şiirler okumak.
Peki nasıl olacak?
Ölü şair, nasıl şiir okuyacak?
Şair: ölü, nasıl şiir okuyacak?
Kanıma dokunurdu şiirsiz kalmak…
Kanım yok ya artık,
Ruhum şiirsiz mi kalsın?
Bir şair olsam, ölü…
Bir şair olsam ve ölü…
Ölümü anlatırdım evvel,
Duyamazken duyamayanlar,
Duyardı yalnız ölümü yaşayanlar…
Ölümü yaşamak istemezdim, yaşarken…
Ölümü yaşamak isterim, ölümü yaşadım çünkü…
Bir şair olsam ve ölü…
Ölü Şairler Derneği kurardım,
Lacivert gökyüzünde…
Divanı geceleri kurulur çünkü…
Şiir yarışmaları yapardım,
Yeryüzündekiler arasında,
Hakemleri gökyüzünden…
Kesin kavga ederdik hep:
Hep …Nazım yüzünden!
Nazım değilse,
Can’dan ötürü…
Getir götürümüzü yapardı:
Yusuf Gargı diye biri…
Küçük şairlerden, daha yeni…
Daha yeni ölmüş…
Çokça şiiri de yokmuş.
Getir götürümüzü yapmaktan
Şan duyan şu aptal!
Ah be Yusuf’um…
Ah be Yusuf’um…
26 Ocak 2026