
Yazan: Semanur PERİM
Tarih: 6 Şubat 2026
Bundan tam üç yıl önce, 6 Şubat sabahı saat 04.17’de zamanın durduğu o an, sadece binalarımızı değil; toplumsal hafızamızı, akademik kabullerimizi ve gelecek projeksiyonlarımızı da kökten sarstı. Bugün, "asrın felaketi" olarak nitelendirdiğimiz o karanlık günün ardından geçen sürede; yapılan yatırımları, atılan adımları ve katetmemiz gereken mesafeyi bir akademisyen soğukkanlılığı ama bir yazar hassasiyetiyle değerlendirme vaktidir.
Deprem sonrası süreçte karşımıza çıkan tablo, sadece bir inşaat faaliyeti değil, devasa bir ekonomik ve yapısal rehabilitasyon sürecidir. 11 ilimizi kapsayan bu geniş coğrafyada, TOKİ ve AFAD koordinesinde yürütülen konut projeleri, bölgenin demografik yapısını koruma ve tersine göçü teşvik etme noktasında kritik bir eşiktir.
Bugün itibarıyla bölgeye yapılan yatırımları üç ana sütun üzerinden okumalıyız:
Akademik perspektiften baktığımızda, bir bölgeyi ihya etmek sadece "yıkılanın yerine yenisini koymak" değildir. Bizler için asıl başarı, "Build Back Better" (Daha İyisini İnşa Et) ilkesini ne kadar hayata geçirebildiğimizle ölçülür.
"Gerçek felaket, yıkılan binalar değil; o enkazın altından ders çıkaramamaktır. Bugün Hatay’da yükselen bir konut, sadece bir beton yığını değil; bilimin ve dayanışmanın zaferidir."
6 Şubat depremi bize gösterdi ki; coğrafya kader olabilir, ancak bu kaderi nasıl yönettiğimiz bizim ilmimiz ve irademizle şekillenir. Yapılan yatırımlar değerlidir; ancak bu yatırımların ruhunu, bölgedeki insanların kültürel dokusunu ve toplumsal hafızasını koruyarak taçlandırmalıyız.
Yaralarımızı sarmak uzun bir yolculuk. Ancak bugün gördüğümüz azim ve yapılan stratejik yatırımlar, bölgenin eskisinden daha dirençli ve müreffeh bir geleceğe uyandığının habercisidir.
Umudu bilimle, geleceği dayanışmayla inşa etmeye devam edeceğiz.
Yazarın
Önceki Yazısı