Hayata Engel Tanımayanlar
HAYATIN İÇİNDEN GEÇERKEN: BİR RUHUN ÖZGÜRLÜK SAVAŞI 
Sevgili EDEBİYAT DÜNYASI okuyucuları,
Bugün bu sütunlarda okuyacağınız satırlar, alışılagelmiş bir köşe yazısının sınırlarını aşan, kağıda dökülmüş bir "engelsiz dünya" hayalinin ta kendisidir. Bu yazı, sadece bir başarı öyküsü değil; sınırların nerede başlayıp nerede bittiğini yeniden sorgulatan, kalbin ritmiyle kalemin mürekkebini birleştiren bir yaşam felsefesidir.
Hikayemizin kahramanı, 15 Ağustos 1993’te Sivas’ın o vakur topraklarında, Divriği’nin Çamşıhlı köyünde hayata "merhaba" diyen Muratcan Ergün. Bugün İstanbul Küçükçekmece’de ailesiyle birlikte sürdürdüğü yaşamı, aslında bir direnişin ve yeniden var oluşun sahnesidir. Muratcan, ortopedik engelli bir birey olarak büyümenin getirdiği tüm fiziksel bariyerlere rağmen, hayatı hiçbir zaman "eksik" bir parça olarak görmedi. Çünkü o, dünyanın ona biçtiği "sınırlı" rolü reddedip, kendi hayatının başrolünde anlam üretmeyi seçti.
Ben, bir akademisyen ve yazar olarak Muratcan ile yollarımız kesiştiğinde, yıllardır savunduğum o hakikati bir kez daha en çıplak haliyle gördüm:
Asıl engel, sandığımız yerde değil.
Melodilerin Kanatlarında Bir Ruh
Muratcan’ın dünyasında müzik, sadece kulağa hoş gelen sesler bütünü değildir. Onun bestelerinde her nota, yaşanmışlığın bir izini taşır. Kimi zaman bir yalnızlık gecesinin sessiz çığlığı, kimi zaman ise hayata tutunan bir umudun güçlü yankısıdır. Bir melodi başladığında, dünya ile arasındaki tüm o yorucu mesafeler aniden kapanır.
Kaleme aldığı eserlerinde ise bambaşka bir derinlik karşımıza çıkar. Özellikle “Sessizliğin İçindeki Çığlık”, “Engelsiz Ruhlar” ve “Kalbimden Taşanlar” adlı kitaplarında; insanın kendi içsel gücünü keşfetme yolculuğunu yalın ama sarsıcı bir dille anlatır. Bu eserlerde okur, yalnızca bir hayat hikâyesine tanıklık etmez; aynı zamanda kendi iç dünyasıyla yüzleşmeye davet edilir.
Onun satırlarında sıkça karşılaştığımız bir gerçek vardır:
“Gerçekle yüzleşmek, özgürlüğün ilk adımıdır.”
Sevgisizlik: En Ağır Barikat
Toplum olarak yanıldığımız büyük bir nokta var. Bir insanın ruhunu yoran, sokağın başındaki yüksek bir kaldırım ya da binaya çıkmayan bir rampa değildir. Ruhu asıl yoran, ona yöneltilen "yapamazsın" diyen o buz gibi bakışlar ve görünmez duvarlardır.
Muratcan’ın “Kırık Kanatlarla Uçmak” adlı eserinde altını çizdiği gibi, insanı sınırlayan şey çoğu zaman beden değil; ona dayatılan inançlardır. İşte bu yüzden onun yazıları birer edebi metin olmanın ötesinde, aynı zamanda zihinsel bir özgürleşme çağrısıdır.
Onun yaşam serüveni bizlere sarsılmaz bir gerçeği fısıldıyor:
Sevgi varsa, korkunun yerini cesaret alır.
Sevgi varsa, imkansızlıklar üretkenliğin yakıtına dönüşür.
Sevgi varsa, sanat en karanlık dehlizlerde bile yolunu bulur.
Eşitlik Bir Lütuf Değil, İnsanlık Hakkıdır
Engelli bireyleri "yardıma muhtaç" ya da "toplumun kıyısında duran" kişiler olarak görmek, çağımızın en büyük yanılgılarından biridir. Oysa Muratcan’ın “Ben de Varım” adlı kitabı, bu algıyı kökten sarsan güçlü bir manifesto niteliğindedir.
Onun kaleminden çıkan her cümle, aslında bir hak talebidir. Ama bu talep, öfkeyle değil; bilinçle, duruşla ve sanatla dile getirilir. Bizden istediği şey merhamet değil; eşit bir yaşam alanıdır.
Çünkü biliyoruz ki sevgi, bir insanın topluma, sanata ve hayata ulaşmasını sağlayan en güçlü köprüdür. Ve yine çok iyi biliyoruz ki; sevgisizlik, beton barikatlardan daha ağır, demir kapılardan daha aşılmaz bir engeldir.
Bugün Muratcan Ergün’ün yazdığı satırlara baktığımızda; onun aslında yalnızca kendi hikayesini değil, hepimizin içindeki görünmeyen engelleri anlattığını fark ederiz.
Ve bu yüzden bir kez daha tüm gücümle haykırıyorum:
Asıl engel bedende değil, sevgisizliğin hüküm sürdüğü zihinlerdedir.
Yolun açık, kaleminin mürekkebi daim olsun Muratcan.
Sen yazdıkça, sen ürettikçe ve sen anlattıkça; bu dünya biraz daha özgür, biraz daha insan kalacak.
( Hayata Engel Tanımayanlar başlıklı yazı semanur-perim tarafından 21.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu