Deneme / Hayata Dair Denemeler
Eklenme Tarihi : 14.02.2026
Oldum olası sevemedim sihirbazın pembe illüzyon
numaralarını. İçimden göğe haykırmak, dur demek geliyor. Sami Hocam’ın
duvardaki mottosunu gördüğümde şimşekler çaktı zihnimde. Şöyle yazıyordu: ‘Bir
grup çakal sürüsü Gara Dağı’nı geçtiler, on dört şubat gecesinde on üç fidanı
biçtiler.’ Bu söz beni yedi bitirdi.
13 silahsız vatan evladı kalleşçe şehit edildi. Büyük
sihirbazın pembe illüzyon numaralarının tam ortasına kara bir balyoz düştü.
Arşı aşan nefislerin tüketim çılgınlığına gem vurup; bu toprakların gerçek
acıları ve hafızasıyla yüzleşme vaktini hatırladık mı birden?
Dünya sevgi masalları ile kandırılıp tüketim azdırılırken;
bizler gerçek sevgiyi vatan, bayrak ve ezan için can verenlerde gördük. Gel de
kutla şimdi... Tebrikler, kutlamalar... Oysa 14 Şubat, şehitler için vefa ve
yastır.
Daha birkaç ay önce, Kurtuluş Savaşı’nda en çok şehit veren
ilçemiz olan Kastamonu Araç’taki Şehitler ve Gaziler Derneği’ni ziyaret ettim.
Tarihin tozlu sayfalarına bakıp o yokluk içinde kazanılan zaferin belgelerini
gözyaşlarımla okudum. Kullanılan iptidai takma bacakları, kolları görünce; canı
pahasına cepheye koşan vatan evlatlarının huzurunda saygıyla eğildim.
Ve şimdi bakıyorum dünyamıza; bir tarafta "al gönül ver
gönül" diyenler, diğer tarafta evladını, eşini, sevdiğini bekleyenler...
Büyük sihirbazın pembe numaralarından usandım artık. Meslek etiği dersinden
çıkarken Hüseyin Hocam öyle güzel bir serzenişte bulundu ki: "Hep kadınlar
için vitrinleri süsleyen pahalı hediyeler en önde... Ya biz erkekler? Neden hep
kıyıda köşedeyiz? Tuzak bunlar, tuzak..." Çok haklıydı. Dersin etkisi o
kadar yoğundu ki, sahte gündemlere karşı bir uyanış çağrısı gibiydi.
Henüz cemreler düşmeden, baharı bekleyen yüreklere kışın en
büyük darbesi indi; ailelerine cenaze haberleri gitti. Bu yiğitlerin çoğu 2015
ve 2016 yıllarında; kimi memleketine izne giderken, kimi düğününe yetişmeye
çalışırken, kimi de birliğine teslim olmaya giderken kaçırılmıştı. Aileleri 5-6
yıl boyunca her 14 Şubat’ı bir kavuşma umuduyla bekledi.
Ancak 14 Şubat 2021 sabahı; biri omuzundan, on ikisi
başından vurularak vatandaşlarımız kalleşçe şehit edildi. Bize düşen; kutlama
mesajlarını bir kenara bırakıp, sevgi denilen şeyin içini boşaltanlardan
yönümüzü çevirmek ve gerçek sevgiyi bu vatan için can verenlere göstermektir.
Bizler "ölürsem şehit, kalırsam gazi" diyen bir
milletiz. Yüksek milli ve manevi hassasiyetimiz ile 13 şehidimizin aziz
hatırası, 14 Şubat'ın o sığ anlamını yerle bir etmeye yeter de artar bile.
Ruhları şad, makamları âli olsun.
Lütfü Taş