İlişkilerde kilit nokta çoğu zaman kadındır, kimse kusura bakmasın. Bu, “Kadınlar hep suçludur” demek değildir. Aksine, duygusal kapının anahtarını çoğu zaman onların taşıdığını anlatır. Erkek ne kadar peşinden koşarsa koşsun, ne kadar hediye alırsa alsın, ne kadar yanıp tutuşursa tutuşsun; kadından bir sinyal almadığı müddetçe cesaret bulamaz, adım atamaz. Çünkü ilişki dediğimiz şey tek taraflı bir yürüyüş değil, iki kişinin aynı yöne bakabilmesidir.
Bu konuya dair esprili bir benzetme yapılır:
“İt her arabanın arkasından koşar ama hiçbir arabaya binemez; binse bile süremez.”
Gerçekten de köpekler bisikletin, motosikletin arkasından dakikalarca dört nala koşabilir. Ama o koşu, bir sahiplenme değil; sadece içgüdüdür. İlişkiler de böyledir. Sırf peşinden koşmak, o yolda söz sahibi olacağın anlamına gelmez. Önemli olan, karşılıklı bir davet ve gönüllü bir kabulün olmasıdır.
Bir de bencil şöyle sözler vardır:
“Kadınlar beni kandıramaz.”
“Kimseye bağlanmam.”
“Hiçbir kadına âşık olmam.”
"Kimseyle sevgili olamam."
İlişkilerin adeta 5K’sı şunlardır:
Kanma: Herkes iyi niyetli olmayabilir. Körü körüne güvenmek, kalbi savunmasız bırakmaktır.
Kınama: Kınadığın şey bir gün başına gelebilir. Hayat, insana empatiyi bazen yaşayarak öğretir.
Kıskanma: Aşırı kıskançlık, sevgi değil güvensizlik üretir. Sıktıkça kaybedersin.
Kıyaslama: Başkalarıyla yapılan her kıyas, huzuru azar azar kemirir. Her ilişki kendine özgüdür.
Kırma: Bir kalbi kırmak kolaydır; tamir etmek zordur. Kırdığın yerden bir gün sen de kırılabilirsin.
Kadınların “silahları” denilen şeyler ise aslında güçleridir: bakışları, tavırları, sözleri, cilveleri ve gözyaşları… Kimi birini kullanır, kimi hepsini. Fakat unutulmamalıdır ki, erkeklerin de güçlü yanları vardır: sabırları, sahiplenmeleri, mücadeleleri ve fedakârlıkları. İlişki bir savaş değil, denge işidir. Silahların konuştuğu yerde sevgi susar.
Sonuçta mesele kadın ya da erkek olmak değil; olgun olabilmektir. İlişkide asıl kilit nokta saygı, anlayış ve ölçüdür. Sinyali veren de alan da insandır. Sevmek cesaret ister; sürdürmek ise karakter.
Büyük sözler yerine büyük yürekler, kıskançlık yerine güven, kırmak yerine onarmak seçildiğinde; ilişkiler kilit değil, kapı olur ve o kapı iki kişi isterse ardına kadar açılır.