Ş E H İ R 




Bu şehirde, 

Şiirler 

bile 

kötü. 


Şehir, 

sabahın ilk buğusuyla yüzünü yıkıyor.

Aydınlık bir şiir sanma, 

Gündüzü dahi karanlık burası… 

Sonra, 

Kendi gölgelerini, ayaklarının diplerine

Sererken cismaniler… 

Sonra, 

Gölgeler kaybolup, 

Her yer oluyorlar. 

Üstüne üstelik, 

Kediler kızgınlıklarından değil, 

Açlıklarından 

acı 

acı 

bağırıyorlar. 

Burası öyle bir yer. 



Şehri, 

Kuşatan karanlık, 

Böyle emrediyor: 

Çocuklarını emzirmeyecek anneler! 

Doğan çocuklarını yani… 

Doğmayanlarıysa doğurmayacak anneler. 

Evine… 

Evine yemek-aş götürmeyecek babalar, 

Babalarsa… 

Getirmeye kalktılarsa… 

Eve bir varsınlar hele bir,

Baksınlar bakalım, 

Ev nerede?

Ev mi kalmış? 

Yok yav, ev hiç yokmuş ki… 

Sen de yoksun aslında! 

Yani yok hükmünde! 

O da yok aslında!

Yani yok hükmünde! 

Ben de yokum aslında! 

Yani yok hükmünde! 

Üstüne üstelik… 

“Varsın”

“Varım” 

“Var” 

Diyenlerin de, 

Gücü yetmiyor ki karanlığa!

Burası öyle bir yer. 



Şehrin, 

adaleti; adavet! 

Şehrin kehaneti, ihanet. 

Şehrin bulmacası, bulamamaca… 

Şehrin kurmacasında yaşamak imkansız. 

Kansız bir gün geçmiyor. 

Kansızlar var adım başı. 

Cansızlar her köşe başı. 

Okyanus ancak kırmızı, sanki halen ümit var. 

Nehirler, akarsular, göller ise kararmış… 

Kandan ve karanlıktan. 

İçecek su mu?

En temizi, az kan karışmış. 

En temizi, pes pembe! 

Burası öyle bir yer. 



Bu şehirde, acımak yok! 

Bu şehirde, 

“merhamet” diye bir kelime türememiş. 

Bu şehirde, taciz suç değil. 

Bu şehirde, ölüm; gücü yetene hak! 

Bu şehirde… 

Bu şehirde ‘tecavüz’ kol geziyor. 

Tecavüz edilemeyene, ölüm hak! 

Öldüren, pak! 

Bu şehirde, 

tecavüze uğramamış

Tek bir çocuk kalmamış…

Bu şehirde, 

Tecavüze uğramamış; 

Tek bir hayvan da kalmamış. 

Bak orada!

Bağırsakları dışarı sarkmış bir köpek! 

Son yemeğini arıyor, 

Birazdan ona yine tecavüz edilecek. 

Ve ölecek! 

Çünkü 

kaçacak gücü yok. 

Üstüne üstelik… 

Tecavüze alışkın herkes, 

Tecavüze alışmış herkes.

Tecavüz nedir ki? 

Günlük 

rutin 

bir 

yaşamak zorbasının bir dayatması. 

Karnın doyuyor ya, 

Koy geç gayrısını…. 

Burası öyle bir yer. 



Ve! 

Ben! 

Ben, 

Sustum ki… 

Sustum ki, duysunlar. 

Şehir, 

beni duysun. 

Ve soysun karanlığını üstünden! 

Çünkü 

ona 

Ona tecavüz 

edeceğim, az kaldı! 

Çünkü, 

Şehir… 

Tecavüzler ustası. 

Çünkü, şehir: tecavüzler ustası. 

Soysun ama gayrı karanlığını üstünden! 

Çünkü 

ona

Ona 

tecavüz kere tecavüz edeceğim. 

edeceğim, az kaldı! 

Az kaldı… 

Çünkü, 

Şehir: 

Tecavüz kere tecavüz ustası. 

Soysun ama gayrı karanlığını üstünden. 




Mart 2026 


( Ş E H İ R başlıklı yazı dedakive tarafından 5.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu