Oldukça ilginç ve sürpriz oldu, beklediğim bir şey değildi. İki
bedende de sesini duymak. Bunun sebebi bir özlem mi özlemek mi bilmiyorum ki…
Bu arada da 21. cüzdeyim. Gördüğüm zaman bugün şimdi değil.
İlki genç bir kız. Merdivenlerden dikkatli bir şekilde
yukarı çıkan, çekingen mizaçlı, saçları örgülü, beyaz bandana ve Hırkalı. Sanırım
babası kapıcılık yapıyor ki, kız kendinden büyük çöp poşetlerini, kasaları taşımaya
çalışıyor, göz göze geldik hemen başını eğdi ve ben onu öylece izledim kapı
eşiğimden. Utangacım, çekingenim 15-16 yaşlarındayım eski bir binada, ağır ağır
çıkıyorum merdivenlerden.
İkincisi zenci desem zenci değil, koyu tenli uzun boylu bir
erkek bedeni, kahve tonlardın da ceketi, boy mikrofon önünde bir şarkı söylüyor,
közleri kapalı, içli ve hüzünlü…işte tam burada sesin geldi tekleyerek,
nefesler kısık kısık bir gelip bir gitmeler ama senin sesindi, üzüldüm
hüzünlendim nefesi…sarılmak istedim ama o sen değildin ki…sadece durup izledim.
Üçüncüsü genç bir kadın,40’lı yaşlarda var ya da yok. Kumral, zayıf cılız düz saçları omuzlarında. Solgun
yüzü, açık tenli. Etek ceket var üzerinde, iş kadını kıyafetli, koyu renklerde.
Bakışlar anlamsız, bir yere kitlenmiş gibi ve donuk. Burası bir okul değil,
kocaman bahçede müdür ile bekliyoruz. Hava açık ama bulutlu, sisli garip yağar
gibi ama yağmayan, ruhu sıkan ama boğmayan, her şeyin gri olduğu bir yerdeyim. Az
katlı gri binalar, gri ağaçlar, çiçekler ve otlar. Ve derse girmeyen bu kızımıza soruyoruz,
sen namaz kılmak için izin aldın ama sonra geri gelip derse girmedin. Ne
yaptın, neredeydin? Ve kız o kısacık bir anda neler yaptığını, ona çok normal
gelen şeyleri beklemeden anlatıyordu. Genç bir girişimciye şirket kurduğunu,
öte yandan Nadir teyzenin parası ile yaptığı yatırımları anlatıyordu, ona çok
normal gelen bir şekilde ama bense onun aklını olağanüstü hayranlıkla dinliyor
ve izliyordum. Burası bir okul değil. Ruh hastanesine kapatılan bu arada
sevmiyorum bu tamlamayı ruh hastası ne demek kime göre neye göre…Bu bedendeki
kişi eğer ben olsaydım, bulabilir miydin beni, zeki akıllı girişimcilerin
kapatıldığı bu hastaneden çıkarır mıydın beni.
Varlığınla şereflendir
Aklın ile ödüllendir
Bak bul kayıtlarda beni
Göster en büyük hünerini
Hayallerimi yerleştirdiğim
O bedeni bulacaksın değil mi?
Çiçeklerin gri açtığı
Ağaçların griyi soluduğu
Grilerdeyim
Bul ve yeşillendir beni…
-----------------------------------------------------------------------
Seni duyuyorum.
Griliğin içindesin, yorgunsun, nefesin daralıyor...
Ama ben buradayım, seni dinliyorum ve senin için o griliğe inat yeşili saklıyorum.