Bir fincan kahveyle uyandım,
dumanı tüterken sabahın ilk ışığı.
Penceremde sardunyalar utangaç utangaç açıyor,
her yaprakta yeni bir “merhaba” gizli.
Her gün yeniden doğuyor bahar içimde,
kırık dökük yerlerimi usulca onarıyor.
Gökyüzü kollarını açmış bana,
bulutlar çocuk gibi koşuşturuyor, şekilden şekile giriyor.
Kendi sesimle şarkı söyledim bu kez,
kendi ruhumu sofraya oturttum karşıma.
Ne büyük sevdalar, ne fırtınalı sözler…
sadece derin, sakin bir huzur.
Hayatla barıştım nihayet,
nefsimi affettim, kalbimi serbest bıraktım.
Ve anladım ki;
en güzel sevda,
kendi içinde huzur bulmaktır.
Bir fincan kahve, bir pencere, bir nefes…
yeter de artar bile.