İnsanlık Öldü Çocuklar Şahit
Gökyüzünün enginlerinde alışılmadık bir
manzara,
Bir çekişme var sanki doğum ve ölüm
arasında.
Milyon dolarlık füzeler yanında değersiz kuşlar,
Ölüm karşısında silinip giden o masum
bakışlar.
Milyonlarca yıl önce ölmüş canlıların
bedeni,
Enerji savaşında yaşayanlardan daha değerli.
Bembeyaz kefenlere sarılmış masum çocuklar,
Yedikçe acıkan arsızlıkta doymak bilmez
açlar.
Dini, dili, ırkı fark eder mi ölü
çocukların?
Merhameti kalmadı mı bu çağda insanların?
Yağmur yerine bombalar yağarken bir bir
Böylesi bir dünyaya kim adalet getirebilir?
Sığamadı insanlık koskoca yeryüzüne yine,
Ne gerek var bu kadar öfkeye böylesi bir kine?
Yoksa zengin ya da yoksul toprak olmayacak
mı?
Ömür denilen müddet gün gelip dolmayacak mı?
Ölmedi mi Sezarlar, Firavunlar ve
Karunlar,
Bu dünyadan ne götürebildi ki yaşayanlar?
Bir avuç toprak değil mi insandan geriye
kalan?
Hanlar, hamamlar ve saraylar hepsi oldu
viran.
İbret almaz insan tarihten ve
yaşananlardan,
Gözü doymaz efendiler besleniyorlar
kandan.
Bu kadar masum kanının hesabı sorulmaz mı?
Gün gelir mazlum hakkı zalimden alınmaz mı?
Altın, gümüş, petrol ya da başka bir
değer,
Çocuklardan daha değersiz görülüyorsa
eğer,
Yıkılsın bu dünyanın kokuşmuş köhne
düzeni,
Kılavuz istemiyor cehennem yolunun görüneni.
Harap Mesut’un ömrü de rastladı en vahşi
çağa,
Virane ömrünün külleri dağılıyor parça parça.
Dayanamaz yüreği çocukların öldürülmesine,
Ömrünü feda eder çocukların gülümsemesine.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.