Mahkumun Güncesi


Ruhum,

Mekân zindanında bir başına,

Zaman gardiyanım olmuş,

Yazgım ise celladım,

Tüm boyutlarına isyan ediyorum kâinatın!

Zerre kadar varlığım sığmıyor kabına,

Kara bir sinek gibi dolaşıyorum,

Düşüncenin karanlık odalarında.

Yönümü olmak için bir damla ışık yetecek,

Bu ağır yük beni ha öldürdü ha öldürecek.

Var mı bir babayiğit bu karanlığı yenecek?

 

Bin yıllık bir budalalık,

Benim şövalyelik diye adandığım.

Nerden bakarsan bak düpedüz bir ahmaklık,

Doğduğum savaş içinde hayatta kalma alışkanlığım.

Ölmeye doğmuş bir yaratık,

Yaşamak için bu ne kadar aptallık?

Ne doğmayı sen seçtin,

Ne yaşamayı sen seçtin,

Ne de ölmeyi sen seçeceksin,

Peki o zaman neden bu kadar umut edersin

Güzel ve güneşli günlerin geleceğine?

 

Ah! Yok mu şu şairler

Ve bu şairlerin umut dolu şiirleri!

Bundan sebep kıramıyorum ya,

Ayağımdaki prangaları

Ve bileklerimdeki zincirleri.

Umut ile beklemekteyim,

Başıma gelecek mutluluk dolu şeyleri,

Gelmeseler de hiçbir zaman…

 

( Mahkumun Güncesi başlıklı yazı MESUT ÇİFTCİ tarafından 17.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu