Ey öğretmen,
fedakârlığın sessiz destanı,
gündüzleri tükenen, geceleri yeniden doğan.
Adınla büyür insanlık,
ışığınla aydınlanır yarınların eşiği.
Sen ömrün uzun vetiresinde bir yıldızsın,
gökyüzüne değil,
küçük kalplere asılmış bir yıldız.
Kimse bilmez hangi fırtınalarda yandığını,
ama her sabah sınıfa girdiğinde
gözlerin hâlâ sabahın ilk ışığı gibi temizdir.
Kalemin ucunda titrer gelecek,
her harf bir kapıdır,
her cümle bir anahtar.
Yazarsın umudu, silersin korkuyu,
çizersin yolları karanlıkta bile parlayan.
Bazen bir çocuğun “anladım” deyişinde
bütün yorgunluğun erir gider.
Bazen bir bakışta,
bir teşekkürde,
bir “ÖĞRETMENİM”de
ömrünün en büyük ödülünü alırsın.