Berkinmek; şöyle bir durup bakınca hayallerime, içten kırılmaların gönlü hoş iptidailerine bir sedir bulup hüsnüzan mekteplerine öğrenci arıyor. "Fena," diyorum, "Ben kırıldım, siz kırılmayın. Ben aldandım, siz aldanmayın; bu acı çok fena..."
Meleğin kanadını öper gibi itirafımı öpüyorlar. Berkinmek, böyle gitmek izafi teorilerine Einstein'ın jölesinden sürüyor. Elmayı şıp diye tutarsam sabun olup kendi kalbimden kayarım; söz konusu aşkta var olan "demek" ben değilim.
Berkinmek, şerbeti son hücumun yine anlaşılmayan kelepçesine beni takıyor. Garip bir müsamaha... Çölümde deniz, denizimde beyinsiz deniz yıldızları. Sormayın beni bana daha fazla; kendimi paket yapıp mutlu yolluklara "Seneye de seversiniz," diyemiyorum.
Görünmedim halbuki, hep buradaydım. Kıymık berkinip kusur selülitime adaptasyon krizi geçirdi, falanı filanı unuttum. Zorba bir aydınlanma terazisinin hep "hiç" ile yaren olduğu, yalan dost meclisindeyim. Sevmeyi berkinmek yuvalarımdan fışkırtıp böğrüme elbise diye giydiren sizsiniz.
Dilara AKSOY
Yazarın
Önceki Yazısı