TÜRKİYE SOLU
TÜRKİYE SOLU
Solculuk, internette; genellikle bir bütün olarak toplumsal
hiyerarşiye veya belirli
toplumsal hiyerarşilere karşı çıkarak, toplumsal
eşitlik ve eşitlikçiliği destekleyen ve bunu sağlamaya çalışan siyasi ideolojiler yelpazesidir. https://tr.wikipedia.org/wiki/Solculuk
Sol veya Solculuk dünyadaki diğer tüm ideolojiler gibi pek çok
varyasyona sahip. Milliyetçisi, Marksisti, Leninisti, Maocusu, Enver Hocacısı,
Jivkovcusu, Komünisti, Sosyal Demokratı ve Demokratik Solcusu, var. Ortak
özellikleri hepsinin de Marksist-Sosyalist ideolojiye sahip çıkmaları. Rusya
geçmişte kendisini “Sosyalist Cumhuriyetler Birliği” olarak tanımlıyordu. Her
ülke de ideologları tarafından farklı varyantları var. Gerek Türk solu gerekse
Dünya solu her zaman insan hakları ve çalışan hakları konusunu her zaman
gündemde tutmuştur. Bildiğim kadarıyla Almanya’da yabancı Müslüman işçilerin
haklarını Alman Sosyal Demokratları savundu. Tanım itibarıyla düşünürsek
statükonun dışladığı insanların hakkını savunmak son derece doğal ve olması
gereken bir tutum.
Bu durum Türk solunda tam olarak böyle olmadı. İnternet’te gezen bir
video var. Doğu Perinçek M.A. Birand’ın programında muhataplarına “sen
Menderesi savundun, sen Abdülhamid’i savundun diye yüksek perdeden bağırıyor
muhatapları da savunmadım, savunmadım” diye bağırarak karşılık vermeye
çalışıyorlar. Burada sormamız gereken şudur; Menderesi veya Abdülhamid’i
savunmak aşağılanma sebebi olmalı mıdır? Başka bir anekdot bir röportajda
kendisini sosyalist olarak tanımlayan yönetmen Reis Çelik Sabah gazetesine röportaj
verdiği için “linç” edildiğini söyledi. https://anlatilaninotesi.com.tr/20181015/sabah-reis-celik-roportaj-teklifinizi-ozellikle-kabul-ettim-1035663244.html https://www.sabah.com.tr/yazarlar/gunaydin/tuba-kalcik/2018/10/15/reis-celik-en-buyuk-azabi-tek-parti-doneminde-cektik
2019 yılında bir partinin
Kadıköy Belediye başkan adayı olan Emre Kınay parti liderine “Sosyalist
olduğunu, kazanırsa belediyeye ülkücüleri asla almayacağını söylediğini ifade
etti.
Yukarıda yazdıklarım
yanlış anlaşılmasın. “Sözde değil Özde sağcı” olduğunu düşünen birisi olarak
kişilerin fikirleri beni ilgilendirmiyor. İsteyen istediği gibi düşünür,
fikirlerini de insanlara aktarabilir. İnsanlara “karşı tarafa” konuştukları
için “linç” edilmesine nur kırıcı ifadelerle hakarete uğramalarına
karşıyım. Türk solu yıllarca karşı fikir
sahiplerine (Dindarlar, Muhafazakarlar, Milliyetçiler) bunu yaptı. Hatta kendi
içinden çıkan ve bazı fikirleri değişen aydınlarına da yapmaktan geri durmadı. Kemal
Tahir’i bilmeyen yoktur. Marksist-sosyalist fikre sahip olan Kemal Tahir 1950
yılında cezaevinden çıktıktan sonra “Araştırmaları sonucu resmî tarih söyleminin karşısında, Osmanlı
Devleti'nin kültürel ve siyasî mirasını sahiplenen bir romancı haline geldi.”
Batılılaşmayı eleştirdi. Yerli bir
sosyalizm oluşturmaya çalışarak Marksistlerin tepkisini çekti. Kemal
Tahir 20.04.1973 yılında katıldığı yemekten, Mete Tunçay’ın sert
eleştirilerinin ardından ayrılmış ve 21 Nisan 1973 tarihinde kalp krizi geçirip
ölmüştür.
Türk solunun değişik
fraksiyonlarına mensup solcular tek parti dönemine (1923-1950) eleştirel
söylemler getirirken Türk solu’nun ana partisi diyebileceğimiz CHP (Sosyalist
Enternasyonal’in-Sosyalist Enternasyonal, çoğunlukla sosyal demokrat siyasi partilerden ve emek örgütlerinden oluşan, demokratik
sosyalizmi kurmayı amaçlayan siyasi
partilerin uluslararası siyasi örgütüdür. WİKİ) tam üyelerindendir.) Tek parti
döneminin tavizsiz ve yılmaz savunucusudur. Doğal olarak sol hakkındaki
fikirlerimiz ve eleştirilerimiz CHP üzerinden şekillenir.
Sol kavramının dinlerdeki bu anlamı politikaya
da ister istemez etki etmiş, bilinçli veya bilinçsiz olarak sol kavramı zaman
zaman "din dışı olma" ile özdeşleştirilmiştir. Wikipedia.
Türkiye’de
CHP tam olarak böyledir. Din dışı her türlü özgürlüğün savunucusu. Tanım olarak
CHP’nin herkes için özgürlük istemesi son derece doğaldır ve gereklidir
kanaatimce. Ama özgürlük isteğinin herkes için olması gerekir! LGBT ye
gösterilen hoşgörü ve destek maalesef başörtülülere gösterilmedi. Anarşistlere
gösterilen hoşgörü ve destek Milliyetçilere gösterilmedi. Deniz Gezmiş ve
arkadaşları göklere çıkarılarken Çatlı ve arkadaşları düşman ilan edildi. Aynı
şekilde Metin Yüksel’de düşmandı bu kesim için. Bu milletin dini ve milli
hassasiyetlerinin karşısında durduğu için sol 77 yıldır muhalefetten
kurtulamadı. İnsanlar tek parti döneminde yapılanları unutamadığı ve milli
manevi değerlere karşı durduğu için hep “Acaba” larla sol’a oy vermedi. (Mehmet
Akif’in ikinci göbek torunu olan Aydemir Güler için “Mehmet
Akif Ersoy'un İstiklal Marşı'nı yazması bana hiçbir şey hissettirmiyor.” Güler’in röportajı gazetelerde
yayınlandı. Muhabir başörtülü olduğu için partide büyük bir şaşkınlık
oluştuğunu ve özellikle M. Akif hakkında soru sormamasının istendiğini belirtmektedir.
Sabah Gazetesi arşivi) İkinci olarak Komünistler söylediklerinin aksine Atatürk’ü
sevmezler. 1920’de biri Türkiye’de diğeri Bakü’de iki komünist parti kuruldu.
TKP’nin kurucusu Mustafa Suphi ve 15 arkadaşı Trabzon’dan Türkiye’ye gizlice
girmeye çalışırken halk tarafından linç edildiler. Türk Komünistleri linç
emrinin Atatürk tarafından verildiğini kabul ederler. Türkiye’de kurulan
Komünist parti 6 ay sonra Atatürk’ün emriyle kapatılmıştır. CHE, Deniz Gezmiş,
Nazım Hikmet onlar için daha önemli tabulardır.
CHP din
dışı olma özelliğini 100 yıldır koruyor. Yine yakın bir zamanda grup
başkanvekili CHPnin siyasi felsefesini açıkça söyledi. “Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa
bizim bu hükümeti alkışlayacak halimiz yok. CHP başta sol’u marjinalleştiren bu
tür ifadeler ve eylemler.
·
Türkiye Sol’unun
belirgin bazı karakteristik özellikleri vardır:
·
Osmanlı
kültürüne ve tarihine muhaliftirler. (Genelde tüm Osmanlı'ya özellikle Abdülhamid'e)
·
İslam dinine,
dindarlara düşmanlık derecesinde muhaliftirler. (Aleviler hariç.)
·
Milliyetçi-Ülkücülere
düşmanlık beslerler.
·
Komünist Çin’e muhalefet
etmezler. Doğu Türkistan’daki Uygur Türkleri’ne yapılan zulme sessiz kalırlar.
·
Muhalefet anlayışları “Reddetme
“ üzerine kuruludur. “Karşı tarafla” konuşanları karşı tarafın fikirlerine
yakın fikir serd edenleri de anında dışlarlar. Kendilerinden olduğu sürece
şiddet eylemlerine asla karşı çıkmazlar.
·
Tabularından asla ödün
vermezler.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.