Modern Çağın Peygamberleri
MODERN ÇAĞIN PEYGAMBERLERİ!!!
Elhamdülillah Müslümanız.
Allah’a, Meleklerine, Peygamberlerine, Kitaplarına, Kader’e-Hayır ve Şerrin
Allah’tan olduğuna, Ahiret günü’ne iman ettik. Allah-ü Teala’nın (cc) izniyle
imanımızda sabit kalmaya azmettik.
Herkesin malumudur ki;
Din bütün zamanların en büyük ticari meta’sıdır. İnsan, Güç ve dünya malı
arzusu ve hırsı’yla yaratılmıştır. Gözünü hırs ve kibir bürümüş birisinin
gözünü peygamberliğe dikmesi kadar doğal bir şey yoktur. İman zaafiyeti içinde
olan birisi için Din, güç ve servet kaynağıdır. Geçmiş peygamberler hakkında
sahih bilgiye sahip değiliz. Ancak Peygamber Efendimiz (sav) in vefatından
hemen önce ve sonrasında sahte peygamberlerin varlığından haberdarız. Bu
konudaki bazı hadisler şöyle nakledilir;
Sevbân'ın (ra) naklettiğine göre, Resûlullah (sas) şöyle
buyurmuştur: “…Şüphesiz ümmetim içinde otuz yalancı çıkacak, her biri de
kendinin peygamber olduğunu iddia edecektir. Oysa ben, peygamberlerin
sonuncusuyum. Benden sonra hiçbir peygamber yoktur.” (T2219 Tirmizî, Fiten, 43)
İbn Abbâs anlatıyor: “Resûlullah'ın (sas) (Müseylime'ye)
söylediği, "Sen kesinlikle rüyamda bana gösterilen kişisin. "
sözü hakkında soru sordum. Bunun üzerine Ebû Hüreyre (ra) bana, Resûlullah'ın
(sas) şöyle buyurduğunu nakletti: "Uyurken
rüyamda iki elimde iki altın bilezik gördüm. Bu iki bileziğin durumu beni
kaygılandırdı. Sonra rüyamda bunlara üflemem işaret edildi, ben
de üfledim ve hemen elimden uçup gittiler. Ben bu iki bileziği benden sonra
ortaya çıkacak iki yalancı ile yorumladım: Bunlardan biri (Esved)el-Ansî,
diğeri de Müseylime'dir." ”
(B4374 Buhârî, Meğâzî, 71)
İbn Abbâs'ın (ra) naklettiğine göre,
(Müseylimetü'l-kezzâb, Hz. Peygamber'i (sas) Medine'de beraberinde bir heyetle
ziyaret ederek, “Şayet kendinden sonra beni halef tayin edersen dinini kabul
edeceğim.” dediği zaman) Hz. Peygamber (sas), arkadaşlarının arasında bulunan
Müseylime'nin tam karşısında durmuş ve (elindeki hurma dalını göstererek) şöyle
buyurmuştur:
“Elimde bulunan şu dal parçasını istesen
onu dahi sana vermem. Sen de Allah'ın (cc) senin hakkındaki hüküm ve takdirini
geçemezsin. (Dine) sırtını dönecek olursan Allah (cc) seni muhakkak helâk
eder.” (B7461 Buhârî,
Tevhîd, 29)
Ebû Hüreyre'den (ra) nakledildiğine göre, Resûlullah
(sas) şöyle buyurmuştur: “Benim ve benden önceki peygamberlerin durumu, bir
ev inşa eden kimseye benzer. O kimse evi güzelce yapıp mükemmel hâle getirmiş
fakat bir köşede sadece bir tuğla yeri boş kalmıştır. İnsanlar bu evi
dolaşırlar, ona hayran olurlar ve şöyle derler: "Keşke şu tuğla da yerine
konulmuş olsaydı."” Resûlullah (sas) sözlerine şöyle devam etmiştir: “İşte
ben o tuğlayım. Ben peygamberlerin sonuncusuyum.” (B3535
Buhârî, Menâkıb, 18) https://www.diyanethaber.com.tr/sahte-peygamberler-nubuvvete-yeltenen-sahtekarlar#:~:
text=Sevb% C3%A2n'%C4%B1n%20 (ra)%20nakletti%C4%9Fine, Benden% 20sonra%20hi%C3%A7bir%20peygamber%20yoktur.%E2%80%9D
Kaynaklarda
Peygamber Efendimiz(sav)in vefatından haman önce ve sonrasında ortaya çıkan
sahte peygamberler; Müseylime bin Habib (Müseylimetü'l-Kezzâb): Esved el-Ansî (Zülhimâr) Tuleyha b. Huveylid
el-Esedî Secâh bint el-Hâris(bu kadın daha sonra iddiasından vazgeçmiş ve
samimi bir Müslüman olarak yaşamış ve vefat etmiştir.) olarak zikrediliyor.
Peygamber Efendimiz (sav) zamanında ortaya çıkan sahte peygamberler maalesef
bitmedi. Asırlar boyunca kendisini “Mehdi” ilan eden veya ilan etmese de
söylemleriyle peygamber veya mehdi olarak kendisini gösteren, bu uğurda silahlı
isyan çıkaran yüzlerce belki binlerce Ademoğlu var. Osmanlı döneminde en büyük
isyanın müsebbibi Şeyh Bedrettin’in şeyhi Hüseyin Ahlati, kaynaklarda okültist (İslam'da sihir inancı ve uygulaması "yaygın ve her yere
nüfuz eden" ve hem tarihsel olarak hem de günümüzde İslam kültüründe
"günlük yaşamın ve uygulamanın hayati bir unsuru" olarak devam
ediyor.) olarak geçmekte, Hüseyin Ahlati’nin kendisini mehdi olarak gördüğünü
okumuştum.
Benim bildiğim
günümüzün ilk sahte peygamberi 1988 yılında, kendisinin bilgisayar çağına
uygun olarak matematiksel bir mucize ile desteklenmiş bir elçi olduğunu ilan
eden Reşat Halife (1935 -1990) Reşat Halife’nin
ülkemizdeki müridi ve peygamberliğini kabul eden kişi Edip Yüksel’dir. Edip
Yüksel de Reşat Halife gibi hadis ve sünneti inkar eder.
Zamanımızın kendisine vahiy geldiğini
iddia eden, ikinci sahte nebi’si İskender Evrenosoğlu hakkında yazmaya gerek
duymuyorum.
Sahte
peygamberlerin göze çarpan belli başlı bazı özellikleri var: Kendilerine vahiy
geldiğini iddia ederler. Kendilerine Kur’an benzeri bir kitap geldiğini iddia
ederler. İddialarını ispat etmek için Kur’an-ı Kerim’den delil arayışları
vardır. Peygamberimize (sav) vahyedilmiş ayetlerin kendilerine geldiğini iddia
ederler. Peygamberlik iddia edemezlerse Mehdi’lik iddiasıyla ortaya çıkarlar ve
ya isim vermeden kendilerini Mehdi olarak tarif ederler.
Bir de doğrudan
peygamberlik iddiasında bulunmayan ama söylemleriyle dolaylı olarak bu risalet
iddiasında bulunanlar var. Bu dolaylı peygamberler de ortak olarak Hadis ve
Sünnet’i inkar ederler. Hz. Peygamberi (sav) sıradanlaştırmaya çalışırlar. Allah-ü
Teala (cc) Kur’an-ı Kerim de İsa (as)a mucizeler verdiğini (Bakara 87) bazısını
bazısına üstün kıldığını ve konuştuğunu (Bakara 253) pek çok ayette
bildirmiştir. Modern zaman peygamberlerinin en büyük zevkleri İslam dinini ve Müslümanları
aşağılamaktır. Edille-i Şeriye’yi inkar ederek kendileri gibi düşünmeyenleri
Müşrik’likle suçlarlar.
Peygamber Efendimizin: (Kim bilerek bana yalan
isnat ederse cehennemdeki yerine hazırlansın.” (Buhari,
Ahadisu’l-Enbiya, 50)Hadisine rağmen yalan
hadisler uydurulduğunu ve bunların da hadis mecmualarına geçerek günümüze kadar
geldiğini inkar edemeyiz. Farkındaysanız hadis inkarcıları yalan hadisleri
ayıklamak yerine bütün hadisleri inkar etmeyi tercih ederler. Yukarıda belirttiğimiz
üzere amaç bellidir: Hazreti Peygamberin manevi nüfuzunu sarsarak Peygambersiz
bir İslam dini ihdas etmek.
Modern Peygamber müsveddelerinin bir diğer özellikleri ise: (Haşa) Allah
adına konuşmaktır. (Hoca diyerek değer verdiğimiz pek çok alimin de bilerek
veya bilmeyerek bu hataya düştüğü-Allah adına konuştuğu- üzücü ama bir gerçek. Burada
belirtmeden geçemeyeceğim bir husus da, Allah-ü Teala’yı (cc) mecburiyetlerle
sınırlandırmaya çalışmaktır ki sonu küfre kadar gidebilir kanaatindeyim. (Şunu,
şu kadar okursanız günahlarınız affolur, cennete gidersiniz veya zengin
olursunuz vb.
Modern peygamber müsveddeleri Müctehidleri ve Mezhep
imamlarını da hiç sevmezler. Kur’an bize yeter derler. Amenna. Kendi
fikirlerini empoze etmek için de ciltlerle kitap yazmaktan geri durmazlar. Yazacak
çok şey var ama sözün iyisi kısa olandır. Vesselam.
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.