Ayıplar
AYIPLAR
7 Mayıs 2026 — Flâneur Notu
Leydi Em’in “buluşalım mı?” cümlesiyle, bir tavşan seriliğiyle adımlıyorum Balıkesir’in tarih kokulu caddelerini.
Telefondaki sesi Çınaraltı’nda oturuyorum derken hâlâ kulağımda. Ben ise hayatımın içindeki ayıpların üzerine bu kadar çok eğileceğimi bilmeden yürüyorum. Zihnim, defalarca güncelerimde bahsettiğim o tuvalet sahnelerine odaklanmış.
Kâh bir çalı dibine, kâh lüks bir otel odasına, kâh evimin sessizliğine bıraktığım kaygılarım… hepsi aynı noktaya dönüyor: midemin içinde kıpırdayan o tanımsız huzursuzluk.
Ah o kaygı… neleri düşündürüyor, neleri yazdırıyor insana.
Sevgili günlük, sanki ben yürümüyorum da düşüncelerim beni sürüklüyor.
İşte sana müjdeli bir haber daha!
“Flâneur olan ben geri döndüm.”
Bir süre gözlemci moduna geçip sonra yeniden kalemi elime aldım. Bu iniş çıkışlar yazılarımı daha canlı tutuyor çünkü yazı her gün aynı yerden akmaz. Bazen kalabalığın içine girer, bazen sadece dinler.
Sadede gelirsek, Balıkesir’in eski çarşı kültürünü hâlâ taşıyan yerlerinden biri olan Ayakkabıcılar Çarşısı’na yöneliyorum. Şehir merkezinde, eski Balıkesir dokusunu hissettiren sokakların arasında saklanmış gibi duran bu çarşı; ayakkabı satıcıları, tamirciler, küçük aile işletmeleri ve yıllardır aynı dükkânda çalışan ustalarıyla zamana direnmiş bir sokak hissi veriyor.
Bu çarşıya girip tuvaletine hızlıca uğrayıp çıkmak ise günün küçük ama ivedi bir detayı olarak zihnimde yer ediyor.
Çünkü bazen şehir, en büyük hikâyelerini en sıradan ihtiyaçların arasına saklıyor.
İnsan içeri sadece ellerini yıkamaya giriyor ama içeride çoktan başka bir hikâye başlamış oluyor. Bir köşede çanta düzelten biri, diğer tarafta aceleyle çıkan biri, lavabonun yanında memleket meselesi çözen teyzeler… Ve bazen küçücük bir olay bir anda toplu mahkemeye dönüşebiliyor.
H. Çiğdem Deniz
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.