Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Pörsür Kokar Çürür

Pörsür Kokar Çürür

              PÖRSÜR, KOKAR, ÇÜRÜR

 Özünden kopan her şey çürür. Kopan bir yaprak, dalından düşen meyve, sahile vuran deniz yıldızı, topraktan sökülen kök, dalında durmayan çiçek, kaynağından ayrılan su, menzili kaybetmiş ruh…

 Pörsür, kokar ve çürür.

 Gurbet, göç, kaçış hepsi birer kopuş. Kimisi zorla, kimisi isteyerek. İlk zamanlar hissediş pek olmaz. Değişen mekan, zaman, boyut algıyı zayıflatır. Kişi hala canlı ve tazedir. Çiçek koku salar, meyve sulu ve tatlı, yaprak yeşil ve diridir. Ruh neşeli, özgür ve heyecanlıdır. Karşılaştığı her mekan, menzili biraz daha unutturur. O yalan bu yalan, biraz oyalan misali; akışta ki hareket çürüyen yanları saklar. Yayılan kokuyu bastırır.

 Bunun gibi binlerce sohbet…

  İç sesle yapılan sohbetlerin sonu hiç gelmezdi. Bu yüzden arkadaşa pek ihtiyaç hissetmezdi. Konuşmak, sohbet etmek; biraz hissediş ve aynı payda da buluşmakla oluyordu. Ya da farklı bakış açıları ortaya dökmekle. Tüm bu şartlar yoksa konuşmanın da anlamı yoktu. Bunu sadece iç sesiyle yapabiliyordu. Kendinden bir parça bu kadar canlı ve diri nasıl kalabiliyordu? Özüne olabildiğince kök salmış olmalı diye düşündü. İçinde kocaman bir minnet duygusu yükseldi. Vefasına, bağlılığına, sevgisine…

 Hayatına bir çok insan girmiş ama pek azı kalmıştı. Yanında hep iç sesini bulmuştu. Yıllar geçtikçe sohbetin kalitesi artmış, çok boyutlu, ufuk açıcı bir hal almıştı. Diğer insanlarla yapılan muhabbetler acı kahve tadı verirken ve uzun süre damağında o tadı hissettiren, iç sesi ile  yaptıkları; içimi kolay ve yanında bitter çikolata olan keyifli bir daha bir daha istenen bir tür olmuştu.

 Oturduğu yerden kalktı. pencere kenarında güneşlenen ve yalanan Kiki’nin yanına gitti. İki konuşmayan varlık olarak, gayet iyi anlaşıyorlardı. Mama kabını tazeledi, seslenmesine bile gerek duymazdı. Kiki, mamanın kapla buluşmasından çıkan sesi davet olarak algılar ,hangi işle uğraşırsa uğraşsın kendini kabın yanında bulurdu. Kedi büyük keyifle yemeğini yerken, onu pencere kenarından izledi. Perdeleri sonuna kadar açtı. Perdeler, pencere için değil, hava karardığında gözlere çekilirdi. Günışığı, bu evde batana kadar konuk olurdu. Pencereler sokağa açılmaz, yoldan geçenler izlenmez, olaylar takip edilmezdi. Bu evin pencereleri gökyüzüne açılırdı. Gündüzleri; bulutlar ve kuşlar izlenir, gece ay ve yıldızlar. İç mermere, renk renk saksılar ve saksı içlerinde desen desen çiçekler bulunurdu. Ön tarında güvercinler eşlik ederdi.

  Kediyi doyurduktan ve güneşi konuk ettikten sonra, iç sesi ile başka sohbetler etmek için konu belirlemeliydi. Kitaplığa doğru ilerledi, bir kitap seçti.

   YALNIZLIK…

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Pörsür Kokar Çürür

Pörsür Kokar Çürür

ebru-can ebru-can