Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Fırtınanın Yükselişi

Fırtınanın Yükselişi

 


 

  Londra’nın Kensington bölgesindeki eski taş malikanesinin geniş penceresinden dışarı bakan rock star Raven Vale  yağmurun camda bıraktığı izleri seyrederken  gürültüyle dolu hayatının içinde yoğun yalnızlığı hissettiği zamanlardaydı.

 

   Elindeki viski kadehini piyanosunun yanına bıraktı ve odada yalnızca yağmurun camlara vuran ritmi duyulurken, Yağmur adını verdiği şiirine içinden taşan melodiyi eklemeye başladı. Parmakları tuşlara dokundukça yalnızlığı nefes alan bir rüzgara dönüşüyordu. Yağmur dindiğinde, şiirinin notalarını kağıda yazdı.

 

    Raven Vale, “Fırtına” grubunun solistiydi. Dünya çapında hatırı sayılır bir dinleyici kitlesi vardı. Sahneye çıktığında kalabalık onu bir ikon gibi görüyordu. Raven ise kendini hiçbir zaman tek bir kimliğe sığdırmamıştı. Bazen öfke, bazen romantizm, bazen de açıklayamadığı bir boşluk içindeydi.

 

    Şarkıları gibi hayatı da tek bir çizgide ilerlemiyordu. Kimi zaman farklı toplumsal meseleler için ses yükseltiyor, kimi zaman insanlığın en kırılgan yanlarına dair dünyadaki yoksullara şarkılar yazıyordu. Bir kalıba ait olmaktan çok, kalıpları kırmayı seçmişti. Ona göre sanatçı evrensel olmalıydı.

 

   Raven şöhretin getirdiği dünyada, insanların ona yaklaşırken taşıdığı o ince farkı fark etmeyi biliyordu. Gülüşlerin fazla hesaplı, iltifatların abartılı olduğunu sezebiliyordu.  Yine de bunların hoşuna gittiğini inkar etmiyordu. Alkolün su gibi aktığı, kontrolün kaybedildiği çılgın partilerden de kendini tamamen çekemiyordu.


Tek bir kadına bağlanıp kadın hayranlarının ondan kopmasını isteyeceği en son şeydi. Çünkü onun dünyasında bağlılık, hem özgürlükle hem de sahnenin sınırsızlığıyla sürekli çatışıyordu.


  Fırtına Grubu’nu, gençliğin verdiği ateşle üniversite yıllarında kurmuşlardı ve aradan geçen 14 yıla rağmen grup dağılmadan yollarına devam ediyordu.


   Bir rock grubunun temel kadrosu genellikle dört ana müzisyenden oluşur. Grubun sesini ve sahnedeki duruşunu temsil eden vokal  Raven,   ritim ve solo bölümleriyle grubun tarzını, sertliğini belirleyen Elektrik gitarist Leo,  Müziğin alt yapısını oluşturan bas gitarist Brad,  tempo ve ritim düzenini kurarak grubun enerjisini taşıyan Davulcu John.


  Bu dörtlü zaman zaman çatışsalar da hepsi gruba söz yazarı olarak katkı sunan derinlikli şairler olmakla birlikte  çok iyi performans sanatçılarıydı.

 

 

 

   Grubun dördüncü albüm çalışmaları nihayet tamamlanmıştı. Sabahlara kadar süren kayıtlar ve bitmek bilmeyen tartışmalar geride kalmıştı. Şimdi sıra, o şarkıları dünyaya duyurmaya gelmişti.

 

  Menajerleri, ses getirecek çılgın bir fikir ortaya atmıştı: Rio de Janeiro’da Copacabana Plajında  yaklaşık iki milyon kişilik ücretsiz bir konser verilecekti. Bu dev konser, başlayacak olan dünya turnesinin de ilk adımı olacaktı. Grup, Güney Amerika’dan sonra Avrupa’ya, ardından Kuzey Amerika ve Asya’ya uzanacak aylar sürecek bir turne planlamıştı. Londra, Berlin, New York City ve Tokyo gibi dev şehirlerde stadyum konserleri verilecek, milyonlarca hayrana ulaşılacaktı.


 

  Beklenen gece sonunda gelmişti. Brezilya’nın efsanevi sahili Copacabana Beach insan seline dönüşmüştü. Copacabana Beach o gece sadece bir konser alanı değil, adeta ışıklarla kurulmuş dev bir şehre dönüşmüştü. Kilometreler boyunca uzanan sahil boyunca dev ekranlar yerleştirilmiş, palmiyelerin gövdeleri bile renkli projektörlerle aydınlatılmıştı. VIP bölgesinde dünyaca ünlü oyuncular, futbolcular ve milyarderler vardı. Helikopterler gece boyunca sahilin üzerinde dolaşıyor, televizyon kanalları konseri canlı yayınlıyordu.


   Konser bittiğinde Copacabana Beach’ı dolduran kalabalık dakikalarca dağılmadı. Sosyal medyada konser görüntüleri saniyeler içinde milyonlarca kez paylaşılmış, dünyanın farklı ülkelerinde gece boyunca tek bir konu konuşulmuştu. O unutulmaz konser.


  Müzik eleştirmenleri konser bitiminde bunun yalnızca bir rock konseri olmadığını, bir dönemin zirve anı olduğunu söylediler.

Konserden bir saat sonra;


Grup üyelerinin hepsi hastanedeydi. Elektrik gitarist Leo kalp krizi geçirip hayatını kaybetmişti.


   Grup üyeleri günler sonra konuşmaya, röportaj vermeye başlamıştı ama Raven sanki o gecede takılıp kalmıştı. İnsanların arasında dolaşıyor ama kendini hiçbir yere ait hissetmiyordu. Şöhretin ortasında olmasına rağmen derin bir kopmuşluk hissi yaşıyordu. Kalabalıkların sevdiği adam ile gece aynaya bakan kişi arasında büyük bir uçurum vardı.


    Raven grup arkadaşları ile uzun süreden sonra bir araya gelmişti ve konuşmaya başladı:


-  Yıllardır aynı döngünün içindeyim. Otel odaları, konserler, uçaklar, partiler. Bir şehirden diğerine gidiyoruz ama aslında hiçbir yere varmıyoruz. Leo’nun ölümünden sonra ilk kez durup etrafa baktım. Sürekli koşuyorduk. Ama hayatın ne olduğunu anlamaya vakit bırakmıyorduk kendimize.


Bir an durdu.

-Belki de yavaşlamam gerekiyor dedi. Çünkü şu an aynaya baktığımda kim olduğumu tam olarak bilmiyorum.

  Bir süre tamamen başka bir yere gitmek istiyorum. Kendimi bu döngüden çıkaracağım. Sadece sahneden değil  bu hayatın hızından da.   Leo’nun ölümünden sonra şunu düşündüm. Biz gerçekten yaşıyor muyuz  yoksa sadece sahneye çıkıp inen makineler miyiz?  Ürettiğimiz doğru ama eğlenmekten başka işe yaramıyor. Biliyorsunuz işte her zaman yardım konserleri de yapamıyoruz.


Odada kimse konuşmadı. Raven devam etti:


   Ben orada, Afrika’da, insanlara yardım eden bir ekibin içinde olmak istiyorum. Belki ağır gelecek. Belki zor olacak. Bir çocuğun su içtiğini görmek, bir ailenin hayatta kalma mücadelesine dokunmak. Belki bana kim olduğumu hatırlatır dedi.


  Grup üyeleri Raven’in gözlerinde bir kaçış değil arayış olduğunu anladılar. Aslında Raven kendi iç yolculuğuna çıkmak istiyordu.

 

 

 

 

 

 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Fırtınanın Yükselişi

Fırtınanın Yükselişi

Beyza Kardanadam Beyza Kardanadam