Eylül'ün Çelik Yürekleri
EYLÜL’ÜN ÇELİK YÜREKLERİ
Önkuzu öndeydi, bir devrin eri,
Sarsıldı yer ve gök, titredi geri.
Sokaklar daraldı, şehir mahşeri;
Yiğitler sığmadı şu dar kafese!
O puslu gecede, gökler ağlarken,
Halil’im vuslattı, şafak sökerken.
İlmik boynundayken, dua dillerken;
Abdestli varıldı uçmağa doğru!
Selçuk Duracık’tır, ilmin kalesi,
Hiç susmadı zindan, hürriyet sesi.
Bir kutsal davanın, en gür nefesi;
Geçit vermedi hiç kara zulmete!
Pehlivanoğlu’ydu, şafakta vakur,
Yağlı urganlarda, bir destan dokur.
Ananın feryadı, Arş’ta okunur;
Mühürler vuruldu kanlı devrana!
Kafesler kırılır, ruhlar ezilmez,
Bu sancak düştüğü yerden silinmez!
Ölümü öldüren yoldan dönülmez;
Gürlesin bu destan, yayılsın Arş’a!
Mehmet Bayburt
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.