Yumurtayı da Kundakladık
Anneler çocuklarının sevmediği yiyecekleri onlara sevimli göstermek için elinden geleni yapar.
Ve mutfakta sadece yemek değil bazen minik hikayeler de pişer.
Kendimden bilirim.
Egeli olmamızın da etkisiye yeşillik ve otlar eksik olmaz soframızdan
Çocukları alıştırmak için de onlara küçükken ne masallar anlatır ve yiyecekleri ne kılıklara sokardım
Ispanağın sorumluluğunu Temel Reis'e yükler,
yanında ısırgan otunu, kerevizin yaprağını da anlatırdım.
Pırasadan, brokoliden, karnıbahara kadar hepsini sevdirmeye çalışırdım.
Bir gün pazaryerinde küçük oğlumun karnıbahar görünce
sevindiğine hayret eden bir teyze: "karnıbahara mı sevindi o" demişti şaşkınlık içinde.
Yeter ki yesinler ve Allah'ın hiçbir nimeti boşuna yaratmadığını bilsinler diye elimden geleni yapardım.
Sabah şu resmi görünce yok artık dedim.
İyi ki de yumurtayı hepsi seviyordu
Yoksa şu hale getirip sofraya koysaydım
kızım heralde
"Bunu yemeye kıyamam anne" der daha çok tepki gösterirdi.
Burada görsel tatlılık sınırını biraz fazla zorlamış
çünkü; resmen “beni ye” demiyor da “beni uyandırma” diyor, kundağında minik bir bebek
Bakınca ilk tepki yemekten çok refleks olarak üstünü örteyim bari demek oluyor.
Salatalıkla kundak, havuçtan surat… yumurtayı protein kaynağından çıkarıp evin küçük sakinine çevirmişler.
İşin komik yanı, annelerin ya da böyle sunum yapanların derdi genelde şu:
“Çocuk yesin de nasıl yerse yesin.” Oluyor
ama burada estetik başarı, iştahı sabote etmiş bence.
Zira insan zihni, bir nesnede yüz gördüğü an ona istemsizce canlılık yükler.
Bu bazı çocuklar için itici olabilir.
Sizce?
- Yorumlar 4
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.