Temizlik mi Takıntı mı
Bir bardak su berrak olunca güzeldir.
Fakat durmadan arıtılmaya çalışılırsa sonunda o da içilemez hale gelir.
İnsan da böyle değil mi?
Temizlik güzeldir. Düzen güzeldir. Titizlik güzeldir.
Amenna.
Ancak bir noktadan sonra insan temizliği hayatına hizmet eden bir alışkanlık olmaktan çıkarıp, hayatını yöneten bir kurala dönüştürürse orada sıkıntı başlamaz mı?
Ve o zaman
buma temizlik mi deriz yoksa takıntı boyutunda esaret mi?
Evi havalandırmak için camı her açışımda karşı apatmanda defalarca silkelenen kişiyle karşılaşıyorum her gün.
Bazen dakikalarca elindeki parçayı silkeliyor.
Şimdi alıp içeri girecek derken, on kere, yirmi kere katlayıp katlayıp çırptığına şahit oluyorum kaç kere
Bakıyorum ki sadece bunlarla da kalmıyor örtü, kıyafet hatta çoraba kadar dakikalarca silkeliyor.
Bir meyveyi dakikalarca suyun altında yıkamayı, hergün pencere, kapı, halı,koltuk silmeyi, evi çamaşır suyuyla boca etmeyi, envai çeşit temizlik ürünüyle hijyen adı altında zehirlenmeyi titizlik olarak görüyorlar.
Elbette temizlik imandan,elbette kirlenen temizlenir.
Temizlik ihmal edildiğinde sağlık bozulur, her şey bozulur.
Ama şunu iyi ayırt etmek gerek
amaç temiz olmak mıdır, yoksa kirlenme korkusunu susturmak mı?
Ve haddini aşan herşey israf değil midir?
Bu yalnız su, deterjan veya zaman israfı da değil insanın huzurunu tüketmesi de değil midir aynı zamanda?
Kendi huzursuz hep teyakkuzda iken ev halkı da sanki diken üstünde
Öyle ki bazen bu kaygı, insanın çevresine bakışını bile değiştirebiliyor.
Kendini korumaya çalışırken herkesi kirli, her teması tehlikeli görmeye başlayabiliyor
Sınırlarını fazlasıyla zorlayan alışkanlıklar, zamanla kişiyi yalnızlaştırıp toplumdan bile uzaklaştırabiliyor.
Öyle örneklerle karşılaştım ki;
bulaşık yıkarken lavaboya düşen her malzemeyi kullanılmaz diyerek çöpe atanı,
evin her odasına ayrı terlikle gireni,
dokunduğu eşyaları, kapı kollarını defalarca sileni.
Başkalarının evine temiz olmadığı düşüncesiyle adım atmayıp gitse bile dokunuyor diyerek sadece kendi götürdüğünü yiyeni ...
Elbette herkesin hassasiyeti farklıdır.
Ama temizlik, düzen ve özen hayatı kolaylaştıran güzel alışkanlıklarımızken içimizi kemiren bir mecburiyet, başkalarını rahatsız eden bir eziyete dönüşmemeli.
Haksız mıyım sizce?
Her şey kararında güzel değil mi?
Halbuki
hayat ne kadar çabuk geçiyor ve zaman nasıl da hızlı akıyor
Hâl böyle iken ne takıntılarla ne de gereksiz meşguliyetlerle hebâ edilmemeli şu sayılı nefesler...
Vesselam
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 11
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.