Bir Nimet Olarak Iska
Verilmeyen her şey birer ıska, kaçan bir nimettir. İstenmiş fakat alınamamış, böylece bir ıska olmuştur. O hâlde ona üzülmek hakkımızdır! Gerçekten kaçan ihtimaller bir nimet mi yoksa külfet midir? Yaşanmayan her olasılık insan dünyasında büyür ve hakikatin yerini alır. Böylece yarım kalmış bu ihtimal, insan zihninde bitmeyen bir döngüye girer. “Gitmese nasıl olurdu?” diye düşünmekten insan önüne bakamaz hâle gelir. Cefasını çekmiş fakat sefasından mahrum edilmiştir.
Kaçan ihtimal de bir nimettir. Ancak onun nimet olma sırrı, insana ulaşamamış olmasında gizlidir. Zira bize verilen her şey zamanla külfet olur çıkar. Almak için binbir dua ettiği iş insan için bir nimettir. Fakat o iş zamanla insanı bunaltan, gitmekten korktuğu bir külfet hâline gelir. İşe giren insan ve şu an orada çalışan aynı, iş aynıdır. Değişen şey, bir mucizeye alışmak ve onu sıradan kılmaktır.
Unutmak hakikattir. Yaşam gibi, ölmek gibi varlığı sorgulanamaz bir hakikattir. Unutmak; insanla beraber doğar, yaşar ve yine insanla beraber ölür. Hatırlamak ise unutmanın aksine bir hediyedir. Çünkü hatırlamak, unutmamak değil; unuttuğunu yine öğrenmektir. Allah ile olan bağın her seferinde yenilenmesidir. Böylece “ıska” sanılan, Allah'ı hatırlatan bir vasıta olur. Zaten nimetin en mühim vasfı da Allah’ı hatırlatmak değil midir? Iska sandıklarımız, böylece en büyük nimetlerimiz olurlar. Zaten gidecek olan hiçbir zaman kalacak değildi.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.