Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (1 oy)

İki Yarım Bir Farklı Bütün

İki Yarım Bir Farklı Bütün

Efsaneye göre insan ilk yaratıldığı vakit dört bacaklı, dört kollu ve iki kafalı bir yaratıkmış. Bu yaratık öylesine güçlü, öylesine heybetli bir varlık imiş ki Zeus onun bu gücünden ürkmüş ve ikiye bölmüş. Bu bölünmenin ardından insan artık iki kollu, iki bacaklı bir varlık olarak yaşamına devam etmiş. Ancak diğer yarısını bulma arzusu, onunla tekrar bir olabilme isteği hiçbir zaman insanı bırakmamış. Böylece ağlayarak başlayan ve sessizce sona eren yaşamı bir yolculuk hikayesi olmuş. 


Together filmi arkasına böylesine güçlü bir anlatıyı alarak başlıyor. Bu anlatıya günümüzün modern, birbirine yapışık ilişkilerini de katarak devam ediyor. Mitler, efsaneler bir hikaye ortaya çıkarmak için çok iyi bir araç olabilecekleri gibi iyi bir hikayenin ezicisi de olabilirler. Kendinizden bir şey katmadığınız bir hikaye sizi alelade bir papağandan öteye götüremez. 


Oysa bu film bu yıllanmış hikayeye kendisinden özgün bölümler ekliyor. Birbirlerinin diğer yarısı olduklarından şüpheli bir çiftimiz hikayenin ana noktası. Hatta direkt birbirlerine sordukları bir soru filmin gidişi hakkında küçük bir ipucu bile verir: "acaba birbirimizi seviyor muyuz, yoksa ayrılamayacak kadar çok mu alıştık?"


Aşk kelimesinin kökeninde sarmaşık, sarmaş dolaş olmak gibi anlamlar vardır. Aynı zamanda alışkanlık dediğimiz şeyler de insanı zamanla öylesine sarar, sıkar ki ondan kurtulmayı dahi aklımıza getiremeyiz. Aşk ve alışkanlık arasındaki çizgiyi nerede çekmeli, nereye konumlandırmalı hem karakterlerimiz hem de bendeniz bilmiyoruz. 


Bu sarmaş dolaş olma hâli, tek bir bedende bütün olma hayali filmde gerçekleşen bir durum. Bedenlerin birbirine yapışması, birbirinden ayrılamaması ve birbirlerinin hissettiği her şeyi anlaması temalarına farklı bir taraftan bakılmış. Gelenekler insanlara diğer yarısı ile bir bütün olmayı, tek bir bedende buluşmayı öğütler. Oysa bu gerçekten mümkün olsaydı ne olurdu? Sanırım bu soru hepimizin aklına hayatının bir dönemecinde, belki birinin saçından rüzgarın kaydığına şahit olduğu ilk an düşmüştür. Bunun çokça hayal dışı olduğunu, böyle bir şeyin zaten mümkün olmadığı gibi avuntularla zihnimizin karanlık odalarına kilitledik. Fakat bunlar sahiden varlar. Bedenler değil belki ama zihinler birbiri ile bir bütün oluyor. Bu bütünlük fevkalâde korkunç hakikatte. Çünkü bu yeni bütünlük iki yarımdan mürekkep olmasına rağmen ikisinden tamamen bağımsız, şekilsiz bir bütün. Hem de kendisini var edenleri tüketen bir varlık. 


Filmde bir bütün olma süreci yavaş yavaş, görsel olarak oldukça çarpıcı bir biçimde işleniyor. Kollar birleşiyor, sonrasında tekrar ayrılıyor. Bunların hepsi zamanla aslında iki insanın zihninde de oluyor ve bir alışkanlık haline bürünüyor. Ben senden sıkılamam, diye başlayan cümleler büyüdükçe "ben senden ayrılamam" cümlelerine dönüşüyorlar. Kokuları yalan, vücutları bir çarpıklık bu cümlelerin. Çünkü ikisi birbirine öylesine alışmış, alışkanlığın sarmaşıkları onlara öylesine dolanmıştır ki bu sarmaşık kökünden yakılmadan özgür kalınamaz. Kökünden yakmaya ise çiftimizin hiç mi hiç cesareti yoktur. Belki de Zeus insandan korktuğu için değil, onlara acıdığı için bu bölmeyi yapmıştır. 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 2
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
İki Yarım Bir Farklı Bütün

İki Yarım Bir Farklı Bütün

Umut Can Zan Umut Can Zan