Vals İle Firar
Sende anılarım kaldı; bir de başımı bağladığım o gönül yazmamın müsebbibi yokluğunun toy sanrısı başucumda dururken, hasret notasının çığırtkan do’su piyanomun ucunda duruyor. Bir kanundum, infialdim; sanrısı buruk şehrin köhne merhabasıydım. Kendim gibi yeni yeni seviyordum. Yakamoz kokarken gecelerin düşleri, ahengin alengirli suskunluğunu bilirdim ve sana kıyamazdım.
Evim, barkım, firari zilletimdin. İllete mahrem dokunuşlarla birlikte sağlığa konup kuşlara şakıyan olmak hayalimdin.
Namus terinde bir zevkli oyun oynarken namussuz âşıklar, ben öksürüğümün sesini bile sana kilitledim. Başkası duymasa da olurdu.
Gecenin burnu kanıyor. Öykünmenin ter içinde bırakan kelamı, turşusunu kurduğum umutlarımın ekşi bir merakı. Seven merak eder, seven biri iki kelam eder ve seven sevdiğine böyle mi eder?
Şimdi denizin tuzuna banılan bir limonum. Hem ekşiyim hem acep hangi geminin haklı firarındayım bilmiyorum. Yorgunum. Bütün kapılar üstüme kitlenmiş ve ben gözleri ömre zerk mutasyon aşkın deformize kederinde ederlerimle iç çekmişim... Anlaşılamıyorum.
Zulada eşantiyon, kulda sempatizan bir gönül kavuğuyum. Hacivat ile Karagöz kederimi izlemeye gelmiş. Oyunun gölgesinde çay içip tanenleri bir fırtta yaşatıp demirimi öldürmüşler. Hac, cihat; kara, göz göz pasaklı bir sükût-u hayal.
Yaprağı inceden inceye damarlarını belli eden o ağaç, âşıkların baş harfini yaşatan dogma ve ben pesimist pestillerin canı bir sıkım olan komşusuyum. Beni sıkıyorlar. Boğum boğum seviyorum ve şimdi mutlu olan herkes uyuyor. Buna sen de dahilsin, düzeneğim. İyi ki diyebilsen, iyi ki sana uyuyup sana uyanmış olmamın şerefli ebediliğinde göğe bulutu kıskandıran şiirler yazarım. Güneş en tepede vuslatı sahlep bir mutluluğa yaraşır parıltıda süt liman zamanlara bizi nakşeder.
Elalemin mürekkep yalayan fuzuli bekleyişlerini metroda mahveden kavgalara münhasır sayarız. Biz yine de birbirimize kalırsak.
Ah! Yine tiyneti egzantrik bir kopuşta boşluğa halay çekiyorum. Bir elimde mendil, öteki elimde sensizliğin elleri.Bırak, halay başı da olmayayım. Ben sana vals, ben sana şans ve ben sana zibilyon tane kusurlu günah da olsam, ak saçlarına pahalanan ve göz çukurlarına imzalanan merhabayım.
Merhaba.Sana da merhaba.Geceye doğru düzgün yemek yediremedik; yarın sabah aşka yine aç uyanacağım.Kokun değmeden tenimin külliyatına, ezberlenen her şiir kopuz bir liyakattır.
Dilara AKSOY
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.