Yasemin Kokulu Mektuplar
YASEMİN KOKULU MEKTUPLAR
Yağmura ekilen ve güneşle biçilen gökkuşağı; ceviz firiklerine, hasekinin mor ve kırmızısına, kuşların gagasını tatlandıran dut ağaçlarına bugün olduğu gibi her gün gıyabında selamlar veriyorum.
Dudaklarına kondurduğun, kilitli tüm kapıları açabilecek çilingir gülümsemen hiç aklımdan çıkmıyor. Avuç içlerindeki tuzlu terin sazlıklarında konaklayan Pasifik incirkuşu, Arabistan toygarı ve Çöl çobanaldatanı ile sen benim Milleyha Kuş Cenneti’msin. Dünyanın sayılı kıtalararası göç yollarının üzerinde bulunduğunu kuş yüreğini fark ettiğimde anlamıştım zaten..
Konuşmadan önceki sen ve konuştukça ortancaları kıskandıran bizin içindeki kızılgerdan yüreğin kim bilir hangi hayalimin tasavvuru. Gül masalı, tarçın masalı ve yasemin masalından sonra kaç masalın mürekkebi daha dökülür nefesimizden.
Kar tanelerine öykünür sevda, ne bir arada ne birbirinden ayrı; olduğu gibi ve olması gerektiği kadar.. Bir atlas kumaşın asaletine dönüşür mürekkep adımlarımız. İki ruh için gümüş teller ve kelebek kanatlarıyla tek bir kubbe örülür. İnsan bu raddeye bu tutulma cezbesine hayatı boyunca kaç kez gelebilir ki..
İçimdekini fark etmenin mevsimi; her şey hemencecik halloluyor, dilhah hayaller arkandan yürüyor, konuştukça şaraplaşan kelamların abdal damağımda şerbete dönüşüyor. Dinle sonsuz zamanı, ekalliyet esvapları içinde yüz yılın var çiçek açmak için. Ürkek ayaklarımızı bastığımız yol, sadece bizim yolumuz. Dur duraksız işleyen karınca yolları, akıl almaz farzlar ve haddinden fazla füsûnger soneler..
Kalemin ucuna gelen gammazcı teşbihler, yağmacı sıfatlar sevginin görünmezliğini yerle bir ediyor seninle..
Yeryüzüne inmiş tüm sevdaperver ön adların kesişme noktası; dala tüneyen kuş ağacındır ama kanatlar kuşundur. Sepetler dolusu mavi yengeç aylı bir gecede gölün üzerine dantel gibi seriliyor. Senin yalnızlığın isli isli sokaklarımda adımlıyor.
Akşamların manolya kokulu martısı; doğumun, ölümün ve ondan hasıl olan duyguların aynı yakamozun içinde hizalanması senin çiğ kokulu parmaklarında..
Seni yaşamak, sevdanın yedi kapısında insanın kendi kendinin fethine kıyam etmesi gibi bir şey..
Bildiğimiz tariflere benzemeyen özlem, bilmediğimiz şeylerin öğreticisi olmaya devam ediyor..
Ferahi rüzgârın çeşnisi; kaküllerin gönlüm ovalarına esiyor, buradaki değirmenlerin pervanelerine güç veriyor..
TülayMaviYıldırım
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 13
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.