Elinde Pusula Kolunda Saat
ELİNDE PUSULA KOLUNDA SAAT
Oturduğun balkon oldukça büyüktür. Elinde kahve kupan, dizlerinde yarılanmış bir kitap, kulağında kimin söylediği belli olmayan, dilini bilmediğin bir melodi. Kuşların uçuşu gibi; uçamazsın, bakışları nasıl bilemezsin ama izlemek keyif verir. Haziran ayının kavurucu sıcağında tatlı tatlı esen meltem saçlarını dağıtırken, toplamak bu dokunuşa isyan gibi gelir. Çocuk çığlıkları karışır kahvene, alır seni anıların kucağına bırakır. Biraz oyalanır, okuyup da, anlamını yitirmiş satırlara dönersin. Sayfa sonunda olan gözlerin, tekrar sayfa başına döner.
Artık çocuk çığlığı duymak zor. Deliler ve çocuklar, sokaklardan koparıldı. Sahi deliler nerede? Sen, ben , o nerede?
Saat, pusuladan önce bulunmuş. Demek ki nerede olduğunun bir önemi yok. Önemli olan zamanın neresinde olduğun. Yönünü mü kaybet zor, zamanını mı bilemedim.
Melodiye ara.
Kitaba ara.
Kahvenin dibine son yudum.
Kalkan bedenim hangi yöne, hangi zaman dilimine, ne önemi var. Elinde pusula, kolunda saatin yoksa.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 7
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.