Efkarım Kapımı Çalınca
AĞLADIM
Çalınca kapımı efkârım yine,
misafir eyledim,
baş tacı yaptım.
"Hoş gelmişsin." dedim
gönül haneme.
Sarıldım,bağrıma
bastım,
ağladım.
Kurdum sofrasını
eski masaya.
Gönül doymuş idi
derde, tasaya.
Kavunu,
peyniri,
rakıyı,
suya...
Bardağa doldurdum,
döktüm,
ağladım.
"Sorma kardaş." dedim,
sorma hâlimi.
Hasretlik daralttı
gönül evimi.
Nicedir kaybettim
aklıselimi.
Arzuhâlim zehir...
Yuttum,
ağladım.
Duvarda bir ayna...
Kırık ve yarım.
"Tek dostun benim, bak." dedi.
"Ben varım."
Hâlbuki yalancı
bu sahtekârın.
Başımı omzuna koydum,
ağladım.
Sevgiden bahsettik,
aşktan bahsettik.
Ne zalimmiş dedik,
taştan bahsettik.
Sırtımızdan vuran
dosttan bahsettik.
İçimde bir sızı
duydum,
ağladım.
Derdimi anlatırken
kırık aynaya,
bir hüzzam takıldı
eski radyoya.
Sahte masallara,
yalan dünyaya...
Gülmeyen bahtıma
küstüm,
ağladım.
Kaldık bak baş başa,
aynada aksim.
Kozlar paylaşıldı,
edildi taksim.
Sözüm yok,
söylesem ne de bir bahsim.
Attım içime de,
sustum,
ağladım.
Gün ağardı,
şimdi gidersin değil mi?
Kalkma vaktin geldi,
tamam...
Anladım.
Kusuruma bakma,
yine gel emi.
Ardından gözyaşı
döktüm,
ağladım.
Yılmaz Tizgöl
18.05.2021/Moskova
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.