Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Akşam Başlayan Hayatlar

Akşam Başlayan Hayatlar

Güne uyanmak artık ona bir külfet gibi geliyordu. Zamanın içinde sıkışıp kaldığını, ilerlemekten başka çaresi olmadığını görüyordu. Hayatın ondan aldıklarına her gün bir yenisini eklemesine o kadar alışmıştı ki bunu olağan karşılıyordu.

Nefessizlikten uyuyamadığı geceler, sabah olmasın diye dua ederdi. Çünkü yalnızca geceleri kendisi olabiliyordu. Bu yüzdendi sabahlardan, en çok da pazartesi sabahlarından nefret edişi. İşe gitmekten, oradaki insanlardan, o binanın içinde geçen zamandan nefret ederdi. Akşam olduğunda ise adımları eve yetişmek için öyle hızlanırdı ki sanki otobüsler bile ona yetişemezdi.

Eve gelir, anahtarı çevirir, saksısına ektiği naneleri selamlar, ıslık çala çala günün yorgunluğunu taşıyan kıyafetlerinden kurtulurdu. Elini yüzünü yıkar, ince belli bir bardağa çayını koyar ve onun için gün asıl o zaman başlardı.

Bir kitap alır, uzun uzun okurdu. Sonra duvarda asılı saate bakardı. Tam o sırada yan dairede oturan, iki çocuklu dul Gülbeyaz Hanım'ın ipekten bozma sesi apartmanda yankılanırdı.

"Çocuklar, içeriii..."

Şadi gülümser, kitabına dönerdi.

Bir süre sonra yeniden saate baktı.

"Bugün geç kaldı..." diye mırıldandı.

Saat tam 19.45'ti. Apartman görevlisi Nurullah hâlâ çöpleri toplamaya gelmemişti. Bu hiç olağan değildi. On beş yıldır böyle bir şeyi ilk kez yapıyordu.

Kitabını kapattı, yanında duran 1960'lardan kalma ahşap sehpaya bıraktı. Pencereye yürüyüp perdenin arasından dışarı baktı. Ortalıkta Nurullah görünmüyordu.

"Bu adam nerede? Başına bir şey mi geldi?"

Söylene söylene mutfağa geçti. Demlenmiş çayından bir bardak daha doldurmuştu ki kapının zili çaldı.

"Kesin yine Ayşe Hanım'dır. Allah bilir bugün neyi eksik."


Kapıyı açtığında karşısında zile basılı tutan Nurullah ile oğlu Bilal'i gördü.

Nurullah'ın yüzünde bütün dünyalara bedel bir gülümseme vardı.

"Merhaba Şadi Bey. Kusura bakmayın, geciktim. Bilal sizi görmek istedi. Ben işlerimi halledene kadar sizde kalabilir mi?"

Şadi başını sallayarak Bilal'i içeri buyur etti.

Nurullah teşekkür etmeye başlayınca sözünü kesti.

"Akşama yemeğe gel. Sen gelene kadar hazır olur."

"Olur mu beyim, zahmet olmasın."

"Gelince iki ekmek al da gel."

Kapıyı kapattılar.

Bilal haftada bir iki kez böyle uğrardı. Ortaokula gidiyordu. Şadi de bu ziyaretleri sessizce bekler olmuştu.

"Ee Bilal, bugün ne yapalım bakalım?"

Bilal başını eğdi.

"Biraz konuşmak istiyorum, Şadi Amca."

Şadi yüzündeki ifadeyi fark etti.

"Gel oğlum, otur. Anlat bakalım."

Bilal utangaç bir sesle sordu:

"Şadi Amca... Cennet var mı?"

Şadi sorunun neden geldiğini anlamıştı.

"Var oğlum. Elbette var."

"Annem de orada mı?"

"Evet... Annen de orada."

Bilal'in gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. Şadi sessizce ona sarıldı.

"Şadi Amca... Ben annemi çok özledim."

Ne diyeceğini bilemedi. Bir süre ağlamasına izin verdi. Sonra yumuşak bir sesle konuştu.

"Topla kendini oğlum. Annen seni böyle görünce üzülür. Derler ya... Bizi görürler, dualarımızı duyarlar. Senin üzülmeni istemez."

Bilal sessizce başını salladı.

Şadi devam etti:

"Bak, baban da ben de seni çok seviyoruz. Bu hafta sonu yine pikniğe gidelim mi? Geçen gittiğimiz yere... Balık tutarız. Sen seviyorsun ya."

Bilal bu kez hafifçe gülümsedi ve başını salladı.

Şadi biliyordu; hiçbir piknik, hiçbir balık, hiçbir oyun bir çocuğun anne özleğinin yerini dolduramazdı. Ama bazen insanların yapabileceği tek şey, acının yükünü biraz olsun hafifletmeye çalışmaktı.

Birden yerinden doğruldu.

"Eyvah! Yemek yapmayı unuttuk. Baban şimdi gelir. Koş, dolaptan domatesleri çıkar."

Bilal mutfağa doğru koşarken Şadi arkasından hüzünle baktı. Sonra sessizce onu takip etti.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Akşam Başlayan Hayatlar

İslamokan17 İslamokan17