Alışmışım Bir Kere
Bazı bazı üstesinden gelemediğiniz, sizi zorunluluğa iten, söz verip, gelecek zamanı bilemediğinizden, o saatlerinizden sonraki zamanlarda gelişmeler dolayısıyla, sözünüzü yerine getiremediğiniz randevularınıza, karşı tarafa gelemeyişinizi anlatış tarzınız; ya eksiktir, ya da karşının size anlayış göstereceği fırsat olmaz. Biri açısından çok önemli tutulan bir değer ve paylaşım, bir başkasına çok anlamsız gelebilir ve onları ırgalamayabilir. Kimimiz dalgasındayız hayatın, kimimiz için acılar ve mecburiyetler vardır. Bir mecburiyetti Kara Memedin Konya Aksinne mahallesinde, Süreyyanın evinin bulunduğu sokakta dikili kalıp, gece yarılarına kadar çeşme başındaki söğüt ağacının orada yerinden oynamaz, aynı dikili ağaçlar gibi beklemişlikleri. Zamanın adı yoktu, günün her hangi bir saati ve anı için, Aksinne Mahalesindeki, o sokakta dikili kalmalarının. Gözlerini bir noktaya dikmiş, Süreyya'ların kapısından, penceresinden ayırmadan. Penceredeki tül perdenin arkasında ara ara siuleti beliren Süreyya'dan kendisini görmesi, bakması, beklemeleriyle, içindeki tutkuyu, karşı tarafa itiraf ve ifşa edercesine bir hareketini görmesi. Böyle bir bakmayla kendisine pay çıkaracak, hatırı sayılır gurur duyacak, hazlar alacaktı. Aşk çok önemli bir kavramdır. Bedenleri ve yaşamları alt üst edercesine deprem etkisi yaratacak, şiddetdetlere yol açacak, çılgınlıklara, fedakarlıklara, karşılıksız olursa umutsuzluklara ama yinede ufacık umulara, bu umularla süresi belli olmayan bekleyişlere itecek kadar güçlü bir duygu. Ülkemizde bir zamanlar Esengül, sesiyle, güzelliğiyle, hele hele "Taht Kurmuşsun Kalbime, Alışmışım Bir Kere" şarkılarıyla, dinleyeni ve seveni çok hale gelmiş bir sanatçıydı. Esengül şöhret basamaklarını hızla tırmanırken, aynı zamanda, sevda çekenlerinde en fazla rağbet edildiği plakları ve teyp kasetleri, çok satan çok dinlenen bir şarkıcı. 70 li yıllarda Murat 124 arabalar, ülkemizde Sevda Çiçeği dediğimiz, herkeslerin gönlünde sahip olmak istediği, sahip olanların ise arabasına bir teyp ne yapıp edip temin ederek, bir kaç kafasının sardığı arkadaşlarıyla, arabayla yavaş yavaş sokaklarda camlar indirilip düşük viteslerle seyir halinde gidilir, yada arabanın içinde bu mevzu arkadaşlarla, herhangi bir yere park edilerek, park edilen yerde, bu şarkıların kasetleri dinlenir ve efkar dağıtılırdı. Mahallemizin ezgin, ezgin olduğu kadar saf ve sıcakkanlı delikanlılarından, Yaban Ördeği de bunları yapan biriydi. Yaban Ördeği sanayide, akşama kadar elinde çekiç, kaza yapmış, kendisine getirilen arabaların kaportalarını tamir eder, düzeltir, akşam olunca gecenin hangi saati olursa olsun Konya Öğretmenevleri-Aksinne arası mahallemizde, murat 124 marka üzerine toz kondurmadığı arabasıyla bir yerlere park eder ve kimseleri rahatsız etmeyecek şekilde, geceler boyu, sabah erken kalkılıp işe güce gitmeler düşünülmeden, kasetten şarkılar dinleyerek takılırdı. Yaban Ördeği Kara Memed ve ben yine böyle bir akşam, Yaban Ördeğinin arabasında mahallemizdeki çeşmenin yanındaki salkım söğüt ağacının yanında park etmiş, araba içinde kasetten Esengül'ün şarkılarını dinlemekte aynı zamanda da ordan burdan laflıyoruz. Kasette sıra Esengül'ün o zamanlar çok sevilen "Alışmışım Bir Kere" şarkısı geçiş yapıyor. Bu geçişte Kara Memed duramıyor. Karşımızda Süreyya nın evi, konuyu Süreyya sına, o tutuklu kaldığı sevdasına getiriyor. "Alışmışım bu sokağa, bu sokağın beni çeken havasına, Süreyya dan gelecek bir işarete" diyor. Esengül, "Alışmışım Bir Kere şarkısı" teypde müziği bittikçe tekrar sardırıp yeni baştan dinliyoruz. Etkileyici müziğin Esengül'ün büyüleyici sesiyle dışarılara taşıp, gecenin akışına karışarak giderken, bizlerde efkarlar yapıyor. Süreyya'nın annesi Hacer Hn. o yıllarda Kara Memed'i, bazı ufak tefek ihtiyaçlarında, getir götür işlerinde kullanır. Bunlar bakkaldan ekmek vs.alıp gelmeler, tatlı su çeşmesinden su doldurmalar gibi işlerdir. Memed bu hizmetlerden çok memnun olur, tekrar bir iş buyuracak zannıyla kapıyı pencereyi kolacan ederken Süreyya'yla göz göze gelebilmeyi çok arzular, umular içinde buraların dikili ağacıymışcasına, mahalle çeşmesinin yanındaki salkım söğüt ağacının altında, bekler ha bekler dururdu. "Evet Memed alışmışsın" diyoruz Yaban Ördeğiyle bakışarak. "Bu sokaklar, bu söğüt ağacı, bu mahalle sensiz olmaz, Süreyya da böyle bir sevdayı ömrü billah bulamaz" diyoruz. "Bulamaz değilmi Şero Abi" diyor. "Bulamaz Memed" diyorum, "Valla bulamaz böyle bir sevdayı, böyle keskin bir seveni Süreyya rüyasında bile bulamaz, sana gönlü var" gibi diyorum. Memed uçuyor bu konuşmalarıma. Kara Memedin annesiyle her karşılaşmamızda oğlu Kara Memed'den için "Şero oğlum keloğlan peri padişahının kızına aşık olmuş" diyor. Yani Süreyya ile oğlunu kıyas ediyor. "Zararı varmı" diyorum. "Olmaz olurmu, eve girmiyorki" diyor. Zamanlar geçiyor Yaban Ördeği yine böyle bir gecede şehirler arası İstanbul-Afyon yolunda arabayla düşük vites seyir halinde müzik dinler, bira içerken, kaza yapıp, 5 arkadaşıyla hiç biri sağ kurtulmadan bu dünya'dan göç gidiyor. Süreyya evli 4 çocuklu yuva müdürü'ne, imtihanlarını kazanıp eğitim gördüğü koleji bırakıp kaçıyor. Kara Memed günlerce kendine gelemeyip, sonra da Konya'dan kayboluyor. Bazen yıllar sonra kulağınıza gelen bir müzikle, yaşadığınız hatıralar, aklınıza gelir, buruk, içinizi ezen acılar bırakır. Alışsanızda, alışmasanızda, kaderiniz elinizde olmadan sizi bilmedik yerlere sürükleniş olur. Ne olunacağını, neyle karşılaşılacağını, bilemez, hissedemez, anlayamazsınız. Nerden bileceksiniz !!...12/Nisan-2022 Şerafettin Sorkun/Konya'dan
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.