Yıldız Köylü
Bir yıldız parlıyordu çok uzaktan. Yönlendirici güç onları karşı karşıya getirmişti. Bir sessiz an. Dünya'da öğrendiği tüm bilgileri sonsuzlukta değiştirmişti. Tüm fen, mühendislik ve başka ne biliyorsa tek bir an da sonsuzluk içinde kayboldu. Hayal edilemeyen ve de edilemeyecek
Devasa bir güneş gibi parıldadı o an. Yıldızın kızıl yuvarlaklığı karşısında garip bir şeyler oluyordu.Beyaz bir ışık belirmiş,göz kamaştırıcı bir parıltıya dönüşmüş ve bir an da sonsuzluk kadar uzaklaşmıştı. Zaman zaman rahatsız edici boyutta parıldıyor, alevleniyor ve sönüyordu
Güneşin üzerinden gün doğumunu izlemek gibiydi onu izlemek. Tatlı gülümsemesi vardı, uyuyan gözleri arasında kaldı. Uzun ve derin düşünceler dalgası yayıldı o masum gülüş arasında. Uyuyan güzellik merkezi oldu. Gözle bakılmayacak kadar güzel yoğun elektrik yayan bir nokta.Sonsuz.
Dev güneşe yakın olamayacak kadar uzaktı kırmızı yıldız. Yer çekimi faydasız. Yukarı doğru var gücü ile çekmeye çalışsa da fayda etmiyordu. Kavurucu yoğun yakıcı güneş onun hem patlamasını istiyordu hem de yakınlaşmasına korkuyordu. Ya diğerleri gibi yakarsa!..
O kendi merkezinde Bir altördü. Kendi kendi çevresinde yakıcı parlayan bir güneş. Dünyadan büyük olmayan ama ondan küçük duran. Yörüngesinde durmadan sonsuzluk çizen garip gibi gelen ama ona çok benzeyen kızıl gonca. Sarı sıcak tonlarında. Turuncu alev parçası haleler veriyordu mavi beyaz. Kozmik Ağı başını döndürüyordu. Zihnini bulandırıyor ona teslim olmak istiyordu. Korkuyordu. Hareket alanı kısıtlı güneş yorgundu. Düşünceler zihninde ağırlaşıyordu. Koca dünya şehri küçülüyordu baktığı pencereden. Yüzyıllar geçmiş ve adeta onu hissediyordu derin duygu ve nefes anında.
Kozmik bir uzay gemisi geçti yine baktığı ve gördüğü pencereden. Usul usul yağmur yağdı gözlerinden. Eli ceplerinde büyük dev binanın penceresinde kendini yapayalnız hissetti güneş onu da yakıyordu artık. Çünkü o küçük kırmızı yıldız güneş gibiydi gözlerinde.Pencereye çarpan ışık Astroitler geçecekti pek yakında hemen yanıbaşından. İrili ufaklı geçit şeridi oluşturacaklardı.Aylardan Ağustos.Minik böcekler şarkılarını söylerken o da kulağına fısıldıyordu şarkılarını derinden ve anlam yüklü.Kozmik bir çağrı ve merkezde tam kalbinden içeri geliyordu bu çağrı Milyonlarca yıl tanımış olma ihtimali var mıydı? İnsanlar ve uzay. Uzay ve insanlar arasında kalan binbir hikaye arasında sahi aşk yeniden doğabilir miydi? İnanılmaz bir hızla düşünceler üzerinden uçuşuyordu minik ve parlak yıldızlar halinde. Ve en çok kırmızıyı seviyordu. Sert duvarları, kalın kalkanlara dönüyordu, adeta ulaşılmaz oluyordu. Çocuğunun etrafında dönüyordü masum masum ama o ayrı güzel gözleri kıtalar arasında kalıyordu. Şehir büyüklüğünde makinaya benzer yapılar arasında. Dolu dizgin zamanları çağırıyor ve çağrıştırıyordu özlemleri. Boyutlarına nazaran küçük kalan ama cesareti dünyaları aşan. Çeşit çeşit kristaller, küreler, kütleler,kesitler, ince bir kalem yazısı içinde siyah,beyaz ve soluk şehrin hikayesi içinde bir hikayede yerini arıyordu.Burası neresi güzel kadın:uzayda asılı duran kırmızı güzel yıldız.
Devamı yarınlarda tanıştık. Yıldız tortumuz karşılaştı bir yerde.Derin ve anlamlı bir gün idi. Evren tüm ihtişamı içinde parıldıyordu.Kuşlar adeta cennete gibi şakıyor,rüzgar havayı yalıyor ve güneş tatlı sıcak bir su torbası gibi ısıtıp tüm yaraları sarıyordu.İşte o gün tanıştık. Hiçbir nedeni yoktu. Limandaki uzaktaki bölgelerinin üzerinden sadece geçiyordu. Pürüzlü hava kaybolmuştu. Artık yıldızlar gölgelenmiyordu.Bir kaç dakika içerisinde herşey arkada kalacak ve tüm ihtişamı ile o hafızasında yer alan yaşam alanı içerisinde olacaktı.İz düşümleri vardı. Dalga boyu boyunu aşan haleler göründü gözüne. Adeta deniz parıltıları oturduğu ağacın altından ona tüm ihtişamı ile gülümsüyor ve onu çağırıyordu. Çok uzaklarda bir yerden gelen çağrının sesiydi bu. Beyaz atlılar koşuşturdular önce tüm kargaşayı haber vermek üzere.Ey gafil hayat "Geliyor gelmekte olan. pürüzlü kenarları kapat. Açıkta kalanları ört. Yıldızlar gölgeleniyor!.. Feda edeceğin ne kaldı. Dön bak harikalar diyarı gidiyor elden!." yaşam ısırıyordu adeta. Her bir dirhem eti bin parçaya ayrılırcasına ve haykırdım ona "yapmayın, ne olur yapmayın" Şu yanlışlıkla gelen ufak bir vızıltı gibiydi ses. Derinden fakat etkileyici. Kaçınılmaz sonun habercisi. Çok uzaklara uzay kapsülünün şuan yanlışlıkla düşmekte olan büyük kızıl gezegeni işaret edercesine,birkaç dakika sonra buraya değil ama çok uzaklara 2061 de tekrar görüşürüz. Uzay Efsanesi yaşanıyordu adeta. 1981 ila 82 yılları arasında doğmuşum. Her iki ihtimal ile 1985 Halley Kuyrukluyıldız geçerken ona el sakladığımı hatırlıyorum. Yıldız tortusu da o halde bana değdi diyebilirim ve sonra 2024 Halley bir kez daha mı geçti bilmem ama Yaşamın teğet geçtiği doğrudur. Geçerken de parıltılarını bıraktı üzerime. Parıltılar değmişken bende boşa gitmesin azıcık ucundan bende parlayayım dedim. Peki ya nasıl? O halde bir uzay efsanesi de ben yazayım. Beklenmeyene karar verdim. Jupiter'e giderek trajedileri sordum. O da anlattı. Birlikte çok eğlendik. Bazı çarpışma anlarını, soğuk zamanları ve de bir de faciaları anlattı. Birlikte kederlendik, birlikte ağladık ve de birlikte güldük. Uzay mekiği oldu uzay meleği. Hay Allah iyiliğini versin. 1986 uzay rampasından fırlatma yaşanırken Ben anne kucağında meme emiyordum.Annem "aman Allah'ım sen Afrika ülkesinden mi geldin bilmiyorum ki doymak bilmiyorsun" diye isyan ediyordu bana.Yahu"süt az geliyor" diyemiyorsun ki bebek ağzınla.On yıl süre ile geçen zamansız ve anlamsız oyunlar da bir tek kulle "bilye /misket" Denen oyuncağı sevdim. Onunla güneşe bakıp parlıyor ve eğleniyorduk ve bir de müzikleri. Sinema filmleri efsaneydi üstelik. Geleceğin habercileri. Efsane zamanlama için iyi bir zaman kapsülüydü. Ahitler,lahitler ve bir de yazıtlardan haberler.Kısa kısa zamandan haberler geliyordu. Efsane yapıt için efsane bir zaman dilimi gerekiyordu ve o gece beklenen oldu. Liderler koltuk havalandırırken ani ve şiddetli ve fırtınalı bir havada beynimden kasırgalar koparken uzay mekiği başımın ucundan uçuverdi. Gözlerime inanamadım. İki zamansız an ve insan.
Uçuştan hemen önce gök birbirinden ayrıldı ve altın oran göründü. Uçuştan hemen önce fî düzeni çi ile birleşti. Hava toprak ile buluştu. Fakat sonuçları havada microorganizmalar ve moleküller ve nöronlar gibi asılı kaldı. Kalp krizi gelmiş geçmiş en şiddetli sahnelerde rol aldı. Soğuk savaş dönemi evreni sarmalamadan 1981 de yani doğuma ramak kala bu kitabı yazmaya karar verdim. Eleştirileri göze almıştım ki en büyük hayalim olan birliktelik kampı sona erdi. Nobel ödülü beklerken evde yalnızlık kapımı çaldı ve " hiç : işte bu kadarsın" dedi. Yıldız köyünden gelmişti kendisi. Tipik bir coşku hali içerisindeydi. O halde iyi bir gemi ve iyi bir liman olmalıydı. Dinlenecek kadar sakin, dinleyecek kadar dingin, uzay üstünlüğüne erişkin ve de bir de uzayın habercisi. O halde iyi bir gemi olacaktı yıldız köylüsü. Gelecekten haber veren kozmonot konuşacaktı ve geleceğe ithaf edecekti bazı cümleleri. "Geleceğe köprü kurulurken bu alalade ortalıklarda yazılan cümlelerin tüm sebebi onlar. Jüpiter "bırakma kendini, devam diyor".
Fotoğrafların ender olanı geçerken dünya gezegeninden gerçekten Enfes ve el salladın
O an el salladım
Ve gördün ve hissettin ve yunusları gönderdim sana pembe olanını gördün mü?
Çekim alanı ile çekilen dünyaya dönerken.
Yakın çekim yapılan fotoğraflarımı kullanma ama uzaktan yakaladıklarımı inanılmaz geliyor. Satış stratejisi içerisinde Ederi gider, gideri eder olacak hayat parçası şahane hayatım olacak. 2005 daha yakınım sana o anda.Gökten yıldız yağıyor Eskişehir semalarından geçiyor okuduğum üniversiteye bakıyorum gecenin karanlığında ve ilk kez gördüğüm kar kristalinin güzelliğine gülümsüyorum derinden,içten Yapılan hayal yolculuğu değildi hayal kırıklığı vardı içinde. Binbir rüya masalının birleştiği yerde hayal etmemiz gülünç olmaz mı?
2061 efsane geri dönüyor ve oscar film sahnesinden konuşuyoruz birlikte. Yapılan yolculuk çok ender, güzel ve şahaneydi. Yıl 2024 de çıktık yola 2026 Kasım'da bitti. Yani tam tamına 2,5 ay yani 75 gün sürdü. Dünya yolculumuz dillere destan nitelikler taşıyordu. Apollo döneminden beri bu efsane böyle olmamıştı. Mars Jüpiter ile karşılaştı. Yolları kesişti. Yakın tarihte bir araya geleceklerdi. Gülünç gelmekte bilirim. Yapılan, çizilen onca şey. Hayal etmiş olmamız dahi gülünç. Ay üsleri Mars yerleşimleri için ciddi planların olduğunu anlamak 2061 yılında dahi olsa güç geliyor insana. Fakat imkansız değil!.. Yakın gelecekte atılan mektuplar oraya çoktan ulaştı. Güç güçlükten doğuyordu ve güç zihinlerdeydi. Aptallığı savunan nitekim aptal olan zeka düzeyleri genellikle tahminlerimizin sadece ay manzarası üzerinden izlendiğimiz yönündeydi fakat bu gezegen oldukça geniş kitlelere sahipti. Kendi aramızda Güneş sistemi üzerinden düşündük. Beyin fırtınası ile yer yüzü fırtınası arasında korkularla gidip geldik ve en sonunda tanıştık yalnızlık vadisinin tepesinden yalnız başına tepeden tırnağa bağıran beyaz kurt ile. Ay üzerinden sabırlı gözcünün söylediği ninni ve şarkıları ve de söylediği ender sözleri dinledik. Hiç kimse gezegenimizin yüz kilometre dışına çıkamamıştı ama "Rice ve Pıtır" bunu başardı. Uzay çağı yeni bir döneme adım attı ve ayın ötesinde, zamanın dışına ilk kez çıktılar.Üstelik 100 km dışına daha çıkmaya hazırlanırken ve zaman daralırken pahalı hayalin bir gerçekleştiren. Olur elbette. Yakında 2010 başlığında hala talk pudrası sürüp sürmemeyi düşünürken yüzüme zaten çoktan tatlı bir pembemsi bir pudra yerlrşmişti yüzüme. Öncesinde basketbol topu taşırken şimdi de dev kayığa dönmüştüm üstelik. Ciddi planlar fora olmuştu ama bana da kocaman dev bir Güzellik katmış kraliçe tacımı ikinci kez takmıştı. Kraliçe olmak zor tabii. Öğretmek her şeyi; İki küçük yaramaz olmayı başaramayan ama tatlı güzel oyunları oyuncaksız halledip birlikte oynamayı başaran çocuklara. Ay üssü ve Mars üzerine hikayelerle yıldızları topladık odamıza.
Dillere destan düşlerimizi ( hala yapılmamış) sadece gökyüzünü izleyerek masalda uzun uzadıya yer almaya çalışırken gökyüzünün bir uçtan diğerine dolduran yeşil,kırmızı, mavi yıldız geçidini izliyoruz. Ona o kadar yakın ki.Yukarıdan bakıldığında yüzey artık hareketsiz görünmüyor. İleri geri hareket eden parlak yumrular yükselip alçalan zamanda gökyüzüne doğru yavaşça yükselen tümsekler saatte bir milyar mil hızla yükseliyorlar. Zamanın gerçek boyutlarını kavramaya çalışmıyordu. Giga-millerce uzakta Güneş sisteminin de ötesinde hafif bir endişe hali içinde Yorulmaksızın ve de yorumlamaksızın kabul etmekte zamanı. Aklını meşgul eden ve o meşhur nağmeleri dizginleştirip, ehilleştiren ve birlikte kanatlanıp semalara çıkan hor görüyü, hoş görü haline getiren, Satürn ile Jüpiter'i Mars ile tanıştıran bir garip hikayenin öyküsü bu.
Burada gördüğün herşey onlardan yüz kat ve hatta bin daha büyük. Görünmeyenin de ötesinde beklemenin mantıksız kaldığı yerde ve de gökyüzü durağında Dillerden hiç düşmeyecek bir usta yorumcunun dahi elinden yüzyıl geçse dahi düşürmeyeceği baş ucu kitabı cevapları sayfa sayısı çok İle az arasında. Görüntüleri yorulmaksızın kabul etmekte ve görülmekte kabullenmekten başka irade gösterememekte. Aklı gördüğü harika şeylerle, göremediği olağanüstü güzellikler arasında gidip gelmekte. Zekanın mantık ile birleştiği dağ yamacından zeplin ile atlamakta.
Kırmızı yıldıza kadar var mısın yarışa? Kocaman taş attım denize dalga dalga geçiyor alev denizi genişledikçe. Herşeyi kontrol eden zekanın bunu düşünüp bilmediğini mi söylüyorsun bana. Koruması altında işte. Mutlak kadir olan ile herşeyi kontrol eden zeka kırmızı yıldıza o kadar Yakın ki! Görünmez bir perde içinde geziniyor işte. Onu ışımalardan ya korumasaydı!.. Bir an içinde yanıp yok olacaktı. Hala umut var demektir. Uzay kapsülü yıldızın yüzeyine paralel olarak neredeyse ona doğru alçalarak bir kavis boyunca ilerliyordu. Bir takım gökgürültüsü Etrafını saran haleler, atmosfer, kakafoninin belli belirsiz yankısı. Atomlarına ayıracak sarsıntılar. Acı çekiyor olmalıydı. Binlerce yıl ve mil öncesine ait yükseklikten alev tepecikleri yükselirken alçalırken tüm bu şiddet olayları haberlerde birer birer kulakları tırmalarken Manzaranın garipliği sana da tanıdık geliyor mu? Bir zamanlar olmayanlar ülkesiydi gezegen. Yokluk, hiçlik, boşluk, kuraklık, kuruluk, soğuk... Pudra ya da güneş yağı sürmeyi unutmuş olmalıydı. Garip olan şey hiç güneş lekesinin olmamasıydı. Belki de yalnızca Dünya gezegeni üzerinde parlayan yalnız ve tek yıldızlara özgü bir hastalıktı onu kisi ya da "şifa"
Bir çok derde "şifa"
Karanlık içerisinden doğan, milyonlarca yüzyıldır soğuk olan bölgeyi görmeye çalışıyordun ya hani garip olan yıldızlara özgü parlama yansıtıyor. Sade ve yalın. Kimyasal birleşkeler fırtınadan esen duman kütleleri arasından yine de "beyaz bulutlar" oluşturmaya devam ediyordu. Çünkü bu yıldızlar gerçekten de soğuk ateşi dahi yakabilirdi. Onları saran kızgın nükleer tarafından bölünmeden önce doğup birkaç saniye yaşayabilirdi. Ufuk daha da parlak ve rengi koyu kırmızıdan sarıya, sarıdan maviye, maviden mora doğru dönüşürken renkleniyordu insan. Her insanın rengi var ustadım. Bazı çizgileri. Ufukta çizgiler belirdiğinde yıldız tortusu gelgit dalgalar arasından parıldıyor ve altını su yüzeyine çıkarıyor. Küçük yıldızın dayanılmaz ışığından gözlerini alamayan ve ondan korunmak isteyen bir garip yolcu ile yıldız köylüsü arasındaki diyalog gittikçe parlayan ve yoğunlaşan bir keresinde de Karayipler üzerinde dolaşan kulelerin şehrinden büyük olasılıkla, olasılıklar kentinden geniş Ve sonra hemen altında saklı dünya içinde yeni bir şey fark etti. Yeniydi bu. Yepyeni ve farklı. Parlayan ama tatlı anları yakalamak için sabırla bekleyen. Parlak boncuk gibi bir kaç saniye güneşe tutsan yeter ışıltısını görmek için. Doğru akım ile akıntıya kapılmadan ve akmadan. Yüzlerce mil muazzam manzaranın ayrıntılarıyla ve ayrıtlarıyla kapladığı varlıklar dünyasından ufak bir şerit çizerek uzağı ve yukarıyı gösteren ve inşaa eden dünyaya boyutu ve boyutlar arasından nasıl geçileceğini gösteren bilim ile irfan ile ilmin adamlarını şaşırtan ışık Şimşek küresi içinde sahip olduğu ömrü garip ama doğal birleşimlerle kalıcı bir sürekliliğe çeviren plazma bulutları aşmış kendini mürekkep kaleminden mürekkebi boşaltacak saf, beyaz, saydam kutu içerisine şimşek küresini içine alarak batan güneş ile doğan güneşi tek karede izle Işık toprakları nereye gittiğini biliyordu. Başının üzerinde yörüngesini tamamlamak üzere beyaz cüce yükseltisi, ateş sütunu ve cehennem çukuru vardı. Bir kez daha yöneten, yönelten yüksekliğe ateş içerisinde ilerleyen bir dünya içerisindeydi. Tıpkı sayısız parlak ışığın birlikte Fosfor ışınımlı kıtalar gibi büyük okyanusun akıntıya karşı yüzen somon balığı gibi.Hareket eden ama hareket alanı kısıtlı ileri geri gidip geliyordu.Dolunay zamanı ortaya çıkan gelgitler ve de fosforlu parıldayan denizin altında bir değil bin yıldızı ayak altında su ile kesişim.
Dünyaya uygun boyutlarını bulmaya gelen uzaylılar kısalmışlardı. İnsanlara ayak uyduruyorlardı. Yetenek geliştirmek için birliktelikten bahsetmiyorum yaşamak,ayakta kalmak, insanı ihtiyaçlarını gidermek için. Hareketleri amaçsız geleceğe bakan çünkü oradan yüzmilyonyıl önce geldi. Şimdi nasıl geri gidecek? Ve sonra ufuk boyunca baktı. Ateş sütunu durgun dehliz oldu. Parlayan artık sadece derin denizler değil derin gökyüzüydü. Sadece denize değil gökyüzüne de bakıyordu. Ufkun ötesine. Uzaktan gelen yabancı soruyordu kendine "spiritel misin yoksa dindar mı?" Ne fark eder ki!.. İnsan olmayana. Amaçlı varlıklar işte. Geldik gidiyoruz be. Hareket halinde bereket vardı. Amaç halinde hareket. Akıntıya kapılmak felaket. Somon balığı tatlı rüyalar içinde akıntıya karşı yüzmeye devam ediyor işte. Yalnız ve ıssız. Deniz ve toprak canavarları. Bundan milyarlaryılı önce miller ötesinde yolları birbirine denk gelen ancak asla birbirine değmeyen, birbirini teğen geçen asla kavuşamayan iki yıldızın hikayesi içinde bir kez daha yükselerek son kez ışık saçan bir yıldızın ufuk boyunca yükselerek uzun sütuna bakışı bu. Yalnızca bir hayal ürünü müydü? Yoksa gerçek mi? Yanılsama mı? Sayısız parlak ışığın bir araya gelmesiyle oluşan fosfor ışınımlı kıtalar gibi büyük kütleye (yoksa kitle mi demeliyim) tırmanan parlak ışık parçaları mıydı?
Bu düşünce hayal ürünü. Kıpırdanmaları yasak olan. Varlıkların büyük toplantısı var yaradılış gereğince sistemi bozmadan sistemi içe ve dışa açan deniz, toprak, hava, su ve artık sonunda uzay krallığının efsanevi yolculuğu. Görebilme, duyabilme, idrak edebilme, kapasitesinin de ötesinde ummak çok fazla şey ya istemek, arzu etmek? Kırmızı yıldızların evreni bu gece akan bir suyun altında başını yıkadı. Ufuktan geçen güneş yakıcı ve kavurucuydu. Etrafında kimseler yoktu. Yere attı kendini. Bir ölü gibi. Çalan telefon sesi kulağına çok uzaktan geliyordu artık. Fırtına gibi güneşin kenarından ilerlemek... Aceleci ışık. Işık işte. Hareket etmiyor. Saniyenin milyonda biri içinde salisede bir fark atıyor. Kısa sürede onu yakalayan ve çevreleyen varlık sorunundan çıkmak üzere hazırlanıyor ve alacakaranlık vurdu yine. Ani ışık değişimi sayesinde. Etrafında koca boşluk. Beklenmedik. Bir kırılma anı. Yukarı baktı ve sordu "yanlış bir şey mi yaptım? " çünkü buradaki ışığın ana kaynağının gökyüzü değil aşağıda alev saçan dünya olduğunu görüyorum ve yanıyor dünyam. İkinci alacakaranlık çok karanlık. Göremiyorum. Alev saçıyordu bir Kasım gecesi kırmızı gözlerin Benzer bir maddeden oluşmuş duvarlar çevremde kalınlaşıyor ve set örüyor gece matemi çökerken üzerime. Kalın teller döşeli. Elektrik var üzerinde.Kırmızı ışık kesitler halinde kesiliyor gece ve kör karanlık.Matem çöküyor üzerime.Yıldız kasırgaşarının gürlemesi birleşiyor dev gibi Karşılama ve karşılaşma anı tatlı bir ambians. Büyük uzay kapsülünden yola çıkıp "yıldız topla bu küçük yıldız köylüye" hazırlıklı değilim ama sen yine de yıldızları topla gel beraber. Karşılıklı hoş seda ve nidalar içinde. Bir kahve molası, bir çay, bir de su. Duvarda asılı Mars tablom. Kendi elimle yaptım. Suluboya ile yağlı boya koydum bir de gözyaşı damlası ile çiçek dolu bir masa. Kitaplık uzay kapsülü dünyamda. Herhangi bir büyüklük yok orada. Herkes eşit. Şehirde pek kalabalık. Bulunacak zarif bir zarf. Suitinin cilalı zemininde. Bir yazı masası seç kendine. Birkaç dergi kurcala. Yarı dolu kitaplık. "Nurcan'ın Dünyası'na hoşgeldin". Yazı masasının çekmecesinden çıkar usta kalemini ve şimdi yaz bakalım "kırdım mı? Kırıldın mı? Hangi gerçeklik içinde. Hayat ancak karşılaştığın kadar gerçek değil mi?" Ama hala problemi var ya Hu. Anlayabildiği kadar bu oda dolusu atmosfer. Kimse bu kadar sıkıntıya girmezdi bir hayal ve rüya uğruna. Ne istedin benden bana sormadan dünya. Başka seçeneğim olsaydı zengin doğmaz yine sıfırdan başlardım hayata. Neden mi? Işık yılı uzakta olabileceği Gerçeği Hiç aklıma düşmezdi. Gerçeğin içinden geçene sor demişler. Binbir masal anlatıyor be usta. Herkes gerçekler ve de gerekçeleri içinde. Bir ustat şöyle diyor "fakirlik ve fakir kalmak aptallık".
Doğru be usta kimse bu cümle için sıkıntıya girmiyor elinden tutan olmaz ise. Gerçekler daima görünen olan. Saklı olan, gizli olan, görünmeyen daima korkutur.Uzay kapsülü de öyle. Buradan çıplak gözle hoş geliyor ya ya yakından!.. İki kat gerçekdışı. Yerçekimi olmayan bir alan.Düzenli çalışan bir aracın çevresinde dön babam dön. Yüzüyor olmalıydı bir yerde Sahi uzay deniz olabilir mi? Deniz de parlıyor gece dolunay ile. Ay ne masumsun sen öyle. Kusursuz kusurlu. Gerçekten gerçekdışı. Similasyon refleksleri astro kollarımda. Her hareketin muazzam. Her kendinden geçiş şahane. Kaybolmadı kusursuz zarafetim eteğim çanlar içinde. Zil sistemli ve sistematik çalıyor. Görüntülü telefonlar işe yaramaz ise at çöpe. Telefon yanında bir de rehber vardı ama eğildi, büküldü, binlerce kez tanık olduğu şeyler içinde yazılmış kitabeleri de eşsizdi haklıydı yani. Kabahat bende. Daha yakından bakmak lazımdı olaya. Dünya'da olup ama Dünya'dan bu kadar uzak olmak ve de uzaya bakmak senin neyine 😔 herşey gerçek üstü görünmesine rağmen ilk kez Dünya kesin kanıtı buldu her hareketin ince ve naif olduğunu. Düşüncenin oluşum içinde var olmakta olduğunu. Eşitlenmek için debelendiğini. Anlayış 🤗
Ahizeyi kaldırdı ve tuşuna bastı. Çevir sesi sonrası gelen ses ince kalın arası titrek ama ümit dolu. Ve sonra telefon kapandı "bip, bip" ses yoktu.
Çaresiz bir sessizlik ve çırpınış.Kaldıraç yeterli değildi ve kendini güvende hissetmedi. Oldukça düşünceli ama yine de araştırma👌 Kitap ve dergilerde olmayan cümleler ile değil buzdolabının boşluğu yazdırdı bir de fırının bozuk oluşu, bir de erzak dolabı tam takır kuru bakır 🤭 yani nedenler... Nedenler. Kimi elmasım yok der ağlar kimi küçük der ağlar...dertli dünya. Kahvaltı gevreği alamadıktan sonra. 🤕 Kilidini açma dünya sen hele bir otur köşende. Gevşe azıcık. Yukarı doğru çek yanakları bakayım. Dikkatli nefes al. Hıhhh öyle işte. Sakin ve dingin. Ohhh misss. Anlayabildiği kadar dünya. Tamamen normal yani. Havayı koklar gibi. Teneffüs ediyoruz burada.
Gevşe biraz. Hadi Pıtır.
Burada oldukça hoş vakit geçirmek için geldim. Biraz toparlanmak. Biraz gevşemek. Enseme, beyin köklerime. Sinirlerime güzellik katmak, pudralamak, güneş yağı olmadan azıcık yanmak ve en iyi elbisemi giyinip anlayabildiğim, anlamaya çalıştığım, baktığım ve gördüğüm uzaya el salla Fazla duraksama. Minnettarım yaşama. Yaşam koçum zeka testi gibi maşallah. Kapağını açıp içindekileri inceledikçe #nanotecnolojikbook ilerliyor bir açı içinde iştah aça aça. Büyük bir olasılıkla çoktan başarısız oldum 🤒 yine aşağıda kaldım. Şu düzenli çalışma ortamı ve saatleri. Birkaç nefes alıp garip rengi giyindikçe sorguluyor insan. Uzay efsanesi mısır gevreği kutusunu yakından incelemeye başladı. Patır patır patlayan mısırlar nerede? Çok geçmeden aklıma başka bir şey geldi. Mavi renkli yumurta sakın beni unutma. Döngel hatırla. Gitgel hatırla. Uzaya bak hatırla, sağa dön sola dön hatırla.. Gözlerini kapattığın an işte ben yokum orada. Kepekli ekmek ya da kurutulmuş meyve yok soframda. Metal kapak sesleri her zaman olduğu gibi uzayda. Marka ne olursa olsun aracım Zihnimde uçuyor aslında. Bir gezegen var ki orada Öff öff
Ve daha sonra kanalı değiştirdi. Ustat yoruldu ve kendini onunla meşgul eden oynamaktan alamadığı şeyi yatağının yanında dönen kontrol ünitesi üzerine koydu ve "of" Düğmeye başladı ve görüntü döndü. Uzay üssü zihininde canlandı. Geceyi aydınlığa davet gibi.Psikolojik hissetmeler.
Kafasında çoktan simsiyah kaya oldu mu tuzla buz. Buz soğuk ve ıslak ve cezbedici ferahlık. Eridi Afrika sıcağında ki doğal hayattan sıkılan ve saniyeler içinde duyduğu ile gördüğü insan sesine kendini kaptıran. Neden bahsediyor anlamaması normal olan. Anormal olan benim yahu...
Sen dur otur köşende. Kıpırdama haber yorumcusu var sırada. Kimden dinledin sahi beni? Bir köpekten...
Tavana yerleştirilen bir helikopter büyüklüğünde ki vantilatörü çalıştırınca Zihnimde uçuşuyor kuşlar. Birer birer havalanıp atlıyoruz paraşütle güne. Telefon yok, kitap yok. Heyecanla kanal seçme yok. Kontrol yok. Gerçekçi bir an. Olağanüstü bir şey. Uçuyorsun gökte yıldız kayar gibi.Görüntü o an var ve nefes almak ve yaşamak.
Ya sonra?
Sonraki bir kaç görüşme bunun üzerine. Konçerto çalan bir senfoni orkestrası bulunduğu her yerde..Sesi dinle evren Birkaç saniye dinledi ve dinlendi cümleler kifayetsiz ama keyiflice. Kovboy filmi koydum yine yeni bir baş ağrısı başladı bende ilacım doğu dilinde de batı dilinde de aynı PARA. Lig maçı ile geometri üzerine konferans versem de bir sürü ses ayarı ve veri iletimi gereksiz.Faydasız
Metal kapak her zaman ki gibi olduğu yerde. Kutuların arasında. Arama boşu boşuna. Açmaya da çalışman faydasız. İçlerindeki şey aynı. Birkaç kutu bira kap gel akşam yemekte bamya. Mideye ve bağırsak sistemine iyi gelir. Hamuru garip ve tarifi zor bir şeydir benim tatlı oranım.
Mavi renkli hamurun acı badem kurabiyesine benzer hafif haratlı bir kokusu ile vanilya ve menekşe ve de turta tatlısı kıvamında benzersiz bir yıldız parçası koparıp dikkatle ye dilini yakarsın sıcak. Fırından taze çıktı. Kasten biyokimya gibi karışık hayatımın karışık Bir döngüsü Anne sözünden çıkmayan ve çıkamayan atasına saygısı olan ama abartanların da karşısında duranım ben. Dur daha büyük lokma atma ağzına ağır gelir sıcak dedim ya. Her zaman olduğu gibi. Paket ve kutuların el yapımı arasında ki fark. İçlerindeki şey aynı ama parmağım değmedi ki hala Efsane dizisini yerine oturtmak gerekirse güzel kardeşim benim. On yıl içinde hedefim Ay'ı yine çıplak gözlerle izlemek ve ona uzaktan el sallamak. Gerçekleşmesi çok zor hayalin üstesinden ancak Ay'a gitmeyi planlayanları izlemekle gelebilirim.Hikayemiz için azıcık yıldız tortusu Güneş sistemi ekledim. Uzay çağı daha yolun başındayım. Yeni tanıştık seninle. Oysa bundan milaryıl önce birlikteydik yani öyle olmalı. Ben ve sen arasında geçen hikayede. Güneş sistemi kaybolan yıllar aşkına Ay manzaramız muazzam olsun.Pürüzlü gece yok olsun.Hayal etmemiz gülünç. Döneminden önce şimdi Mars'a gitmeliyiz. İyimser senaryolar içinde başkahraman sen ile birlikte yola çıkarsak birkaç güne işte ancak varırız 2061'e.
Oscar ödülü hak ediyoruz yahu.Dillere destan şöyle şaşaşalı.Yani hala halihazırda yapılmamış büyük dev bir Bilim kurgu film sahnesi. Astroitler arasında Ağustos gecesi bir ses tonuyla derinlerde ki yangın ile köpük partisi ve manzarası ve genel olarak izleyici kitlesi değişikliklere uğrayarak bu bilgisayar çağı şehrinde oluşum öncesinde ilk yazıları yükledim usta. Sen işle şimdi birleştir avuntusu ile alt küme Buluşma küçük ile büyük alt küme oluşturalım. A noktasından B noktasına saygı duyarım. Bağdaşmaz sözcüklere eşdeğer ve eşit derecede bugünleri unutmayalım.Bazı nedenler yüzünden ve elinde olmayan sebepler en sevdiği renk yıldız kökü parıltısı ve inancı sarsılmaz çabası nitelikli Mars yüzeyi sert kabuklarla kaplı. Şiddetle insanların tüm yaklaşımını itekliyor. Araştırmalar daha önce orada yaşam olduğunu gösterse de o artık yaşamdan neredeyse vazgeçmiş. Sadece dünya ve diğer gezegenler çevresinde dönmeye devam ediyor çünkü başka seçeneği yok. Yıl ve yol. Benim betimlemelerim ve çekilen fotoğraf karelerine göre ve araştırmalar eşiğinde sabırlı olmalıyız ve gayretimiz çaba verecektir. Mars yüzeyi kraterleşmiş kalın kaba çamur buz gibi hava durumu nedeniyle ona çarpan şeyin etkisi içinde hala. Orayı azıcık ışık tutmak ve ısıtmak. Katman yüzeyi içerisinde erimeye neden olacaktır fakat katmanlar uzun çok uzun yıllar içerisinde daha ağır hava koşulları nedeniyle çok katı ve ağır sert duruma geçerek çözümlenemez görülmektedir. Fakat durum öyle değildir. Katmanlar açılır ve çözülebilir. Ağır çamur durumu. Fakat dikkat edilmesi gereken asıl nokta şu : çözülme durumu. Muhteşem oluşum öncesinde, tropik kumsallar oluşmadan hemen önce, buz tırpanları oraya girmeden ona ters düşen her ne varsa palmiye ağacı yerleştirilmeden önce! İçine karıncalar konmadan ve gözle görülür değişiklik. Önlemleri önemlidir. O zamanlar orada ki yaşam çok büyük ve devasa caddeler! Sokaklar! On kilometrelerce genişliğinde değilse ve aletleri, makinaları, sığacak eşitlikte değilse oraya minik minik yatırımlar gerekir. Yani minik Pıtır Pıtır yürüyen ve oradan harika adımlar atan. Su damlacık öbekleri. Bunu gerçekleştirecek alet mi? Sabırlı olun azıcık geliyorum oraya. Kontrol edilebilir çekim alanı vücudunuzun uzunluğunda üzerinizde olmaz olan akım güçleri çekim gücü olan bir cisim alacak kadar aptalsanız onun alanı sizi parçalara böler.
Nötron gelgiti. Işık hızına ulaşmadan hemen önce uzay asansörü sıradan karbon üçüncü şekli keşfi akla uygun görünse de asıl yapılması gereken boru şeklinde tükenmez kalem akımı ile yukarı doğru hava ve buhar yardımı ile aletleri yukarı kolay ve basit yöntem ile su ile çekmektir.En dayanıklı boru. Devasa sıçrayış olası tehlikeleri bir yana uzay mekiği den aşağı sarkan ipe bağlı ağırlık, olta sineği ile balık tutmak gibi hafif olmalıdır. Göründüğü kadar kolay değil elbette. Kimse kolay olacak demedi değil mi?
Yıldırım sırasında uçurtma uçurup üzerine anahtar koyup Bulmak gibi. Bulmak ve yaratmak. Tüm mesafeyi kısaltmak. Gelmiş geçmiş geri çekimlerin, hatalı yalıtımların ve doğan milyon yıllık eşektiriğin akımı gücü adına kablo kopmasın dikkat bu yüzden ince yalıtımlı hatta kuş ayağındaki ince ayar dizaynı ile hafif bir dış ve iç kabuk ile Grup lideri sıkıldık mı? Hımmm bakmıyorsunuz ama tahtaya boşuna anlatacaksam eğer konuşmayı keselim ve toplantıyı bitirelim ne dersiniz?
Pekala o zaman şimdilik bir mola verelim. Bunun varsayımlarla hayalleri birleştireni ağırlık ve olta bilimcisi ile matematik ve mühendis dehası Tüm mesafeyi gerçekten de kat etmiş, kolay yolu işlemiş mümkün olabileceğine inanmış ve uzay efsanesi bilim kurgu nobelini benim ile birlikte merak ve şaşırtıcı etkinlikle ve etken kazandıran rolünde yaptığı bir çok dünya turunda en iyisini birlikte keşfettiğimiz zamana atıfla Uçma keyfini yaşa ve alan yer arama iki binişlik ve bilinçlik ve de bilgiçlik taslayan cahil duyu duvarımdan romanı kaydediyorum buraya.İçindekilerle birlikte geleceğe sakla ve benim yıldız köylüsü şehrimden selam düşüncelerimi Harekete geçiren olana.Şaşırtıcı ve kışkırtıcı hayal Ve çember Dünya'nın istenilen bir bölgesinde kendi döngüsünde dönecekti.Dönüşüne de devam edecekti.Serbest hareket eden köprüler inşaa edecek ve Dünyasal ulaşımın gerçeklerle yapılabilecekler arasında olabileceğini sağlayan şehrin kalabalık ve neredeyse çoğu boş zihinleri ardında. Dünya, Ay ve Mars ve Jüpiter ve Satürn artık bir arada. Dünya üzerinden el sallayan bana ve roket çalışmalarını bir kaldıraç çalışmaları ve ait olduğu yere uzayın derinlerine gönderenlere ve oradakilere selam ile ilk günün heyecanı yaşatacak yıldönümü etkinliği karesi içinde. Yeryüzü uyumlu yörünge etrafındaki halkası Ay'a olan uzaklığımızın yarısından az mesafede geniş bir yerde tüm insanlıktan uzak anti yerçekimi, uzay telleri, buhar enerjisi, akım korumalı priz gibi uzaklağı yakınlaştır Yıldız şehrinde. Yeni yaşam inşa edilebilir. Ay ve Mars gibi.
Tüm mesafeyi kat etmiş olmak onu yeniden kat edemeyeceği anlamını taşımıyor fakat işte İnsan günü ve saati bilinmiyor.Yaçayacakları da sınırlı olunca sayamadıkları,yaşayamadıkları her ne varsa yazılan satırlara sığdırmaya çalışıyor.Kulaklarımda yedi nokta var Zihnimde de sonsuz. Mümkün olabilecek kadar sevdim denir buna Ay'a. Gece ayrı güzel, gündüzü ayrı güzel. Her ne varsa Dünya üzerinde binbir güzel. Işıkları hala aynı mı her yerde bilmem ama baktığımda penceremden ağırlığı bin basıyor. Yerçekimi kuvvetli. Ender ve eşsiz. Şaşırtıcı komik.Unutma efsane. Işık hızından ötesine geçemiyor. Hazırlanabilmesi için yaklaşık olarak karşılaşmaya güç bile güçsüz. Tabii eğer başka bir karşılaşma olacaksa robot tünelinden siyah gözlük takmadan geçmeyin!.. Koltuğu geri tutun ve başınızı sabitleyin.Geriye sayım başlasın."Robot tüneli" efsanesi.
Ay oldukça çarpıcı güzellikte ve şahanelikte. Meteor geceyi aydınlatırken ve astroitler geceyi ışıldatırken yıldız geçidinden robot tünelimiz geçecek ve olan robotlar uzaya dönerek toplanan bilgileri aktaracak. Benimkisi hikaye dolu olarak.🤭Henüz doğru bilgi alamadılar.
Eskiden bin bir di. Şimdi bir bin oldu. Zaman değiştikçe fark ettim ki herşey aynı aslında değişen bir şey yok. Baş döndürücü olan sadece yaşanmış başyapıt hikayeleri. İnsan bir robottu ve robot kalacaktı. Yapay zeka seviyesi benimkinden düşük 😁 yan yana bir robot edemedik.
Kabuslar arasında hayaller eksik ve rüyalar yarımyamalak kaldı.Çıktığı yere geri dönemedi insanoğlu henüz.Toplamak o yüzden başkalarına kaldı daima.Birçok depremler, zelzeleler,yıkımlar gördü insan ama umut etmekten hiçbir zaman vazgeçmedi.Umut olmaz ise yaşam olmuyor yol bitiyor.
Vida gibi gevşiyor zaman işte. Ay oldukça güvenli. O yüzden her gece çıkıp bakıyorum ona. Işıdıkça ayrı bir seviyorum. Hareket eden herşeyden daha sığınaklı ve güvenli. Robotlar büyük bir ihtimalle gözden uzak bir yere saklanan kabuslarım gibi bana uzak. Küçük hayal şişem boşaldı.
Şimdilerde insan ırkının büyük bir becerilerle inşaa ettiği şeyleri büyük bir özveri ile yeniden yıkılışını izliyorum film karesi izler gibi. "Görev kontrolü yapıldı kule, sterilizasyon yapıldı, görev tamamlandı, Plato'ya dönmeye hazırız".
Hoşçakal uzayın habercisi yıldız kraliçe. Uzayın soğuğundan korunmak için bölük pörçük beyaz bulutlarla örtülü pembe baloncuk şehrimde altın tozunun sonsuz uzanan güzel mavi Dünyası'na tatlı bir bakış attık.Tüm güçler ve gezegenler aşkına yıldızların ötesinde ilk torununu kucağına almanı umuyorum.Sevgide kal.
Uzay robot efsanesi / uzay köylüsü /yıldız şerid
#nanotecnolojikbook #vision2110 #vision2110özeldefteri #geleceğemektup #Lettertothefuture
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.